EN

Eğitim Politikamız

KTÖS Nitelikli Eğitim Politikası

İlkelerimiz
Sendikamız eğitimde ve toplumsal mücadelede; eşitlik, toplumsal adalet, özgürlük (düşünce/ifade/hareket/seçim), dayanışma, çoğulculuk, toplumsal duyarlılık, her türlü şiddet karşıtlığı (fiziksel/sözlü/psikolojik), her türlü ayrımcılık karşıtlığı (milliyet/ırk/dil/din/cinsiyet/cinsel yönelim/ekonomik/sosyal/fiziksel), ekolojik düşünce, toplumsal cinsiyet eşitliği, evrensellik, yaratıcılık, üretkenlik, dürüstlük, öz denetim, eleştirellik, farkındalık, empati, örgütlülük, çeşitlilik, farklılık, eylem birlikteliği, hoşgörü ve direniş gibi kavramları demokrasi, barış kültürü ve insan hakları temelinde ilke olarak benimsemiştir.

Yakın Hedefimiz/Hayalimiz/Misyonumuz
Sendikamız eğitim alanında örgütlü bir yapı olmasının yanında “toplum sorunları ile öğretmen sorunları iç içedir” ilkesi ile Kıbrıslı Türklerin kendi kendini yönetme, demokratikleşme ve bağımsızlık mücadelesine; iki toplumun birleşik bir Kıbrıs’ta yaşama sürecine varlığını adamış ve bu bağlamda örgütlenmeyi benimsemiştir.
Toplumsal olarak ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin giderilmesi, çalışanların özlük haklarının geliştirilmesi sürecinde mücadelemiz adalet ve eşitlik ilkeleri temelinde yükselmektedir. Eğitim sorunlarına ve toplumsal olaylara karşı ilkeli, ilerlemeci ve muhalif duruşumuz, pratik eylemlerimizle hayat bulmaktadır. Sendikamız eğitimde tüm işin Eğitim Bakanlığı’na bırakılması halinde eğitim adına sorunlarımızın çözülemeyeceğini deneyimlemiştir. Bu anlamda sendikamız;

• Eğitim-öğretimin planlanması,
• Eğitim programları,
• Öğretmen yetiştirme ve öğretmen seçimi,
• Okulların demokratik yönetimi,
• Hizmet içi eğitim,
• Okulların altyapı ve materyal ihtiyaçları,
• Eğitimin finansmanı,
• Öğretmen sorunları,
• Eğitimin değerlendirilmesi,

gibi temel sorunların çözümünde sorumluluk almayı, özelleştirmelere karşı durmayı, kar amacı gütmeyen toplum yararına hizmet veren eğitim kurumlarını desteklemeyi ve eğitimde niteliğin artırılabilmesi için projeler üretmeyi görev bilmiştir. Sendikamız herkesin nitelikli, eşit, ulaşılabilir ve ücretsiz eğitim hakkına kavuşmasının, herkesin kesintisiz eğitimini sürdürebilmesinin takibini de üstlenmiştir.

Amaçlarımız/Uzun Hedeflerimiz/Vizyonumuz
Toplumsal ve toplumlararası barış; gruplar arasında eşitliğe inanan, çok kimlikli ve çoğulcu düşünebilen, barış kültürü değerlerini benimsemiş yurttaşlar yetiştirmekle mümkün olabilir. Ancak bu şekilde yetişmiş insanlar toplumsal değişime katkı koyarlar. Değişimin esas olduğu dünyamızda, insanlığın gelişimi adına bilimsel, demokratik ve özgürleştiren kamusal veya kar amacı gütmeyen alternatif eğitim anlayışı büyük bir önem kazanmaktadır.

Ataerkil sistemin egemen kılındığı dünyamız, binlerce yıldır ezen ve ezilenin mücadelesine sahne olmakta, terazi çoğunlukla ezenden yana tartmaktadır. Yakın zamanda Latin Amerika başta olmak üzere dünyanın farklı kıtalarında yaşanan devrimci pratikler ile Kuzey Avrupa ülkelerindeki eşitlik, adalet ve hümanizm gibi sosyal değerlerin öne çıkarılması iyi birer örnektirler.
Freire ve Apple gibi eleştirel pedagoji ve alternatif eğitim kuramları olan eğitimcilerin çalışmaları; yüreğimize su serpse de, genel anlamda neo-liberalizm destekli dini gericilik ve fanatizm, savaş ve şiddet kültürü, sömürgecilik, ayrımcılık, milliyetçilik gibi köklü kavramlar, emeğin ve insanın sömürüsüne dayalı ulus devletler ve yeni dönemde şirketlerin sömürü stratejileri eğitim sistemlerini köleleştirmek üzerine tesis etmişlerdir.

Paulo Freire, eğitimi, bireyin özgürleşmesine hizmet eden bir araç olarak görür. Geleneksel anlayışta eğitim, bir tahakküm aracı haline getirilmiştir. Freire, baskıcı toplum yapısına uygun düşen geleneksel eğitimi, “bankacı eğitim modeli” olarak tanımlar ve eleştirir. Bu modelde öğrenciler nesne, öğretmenler ise özne konumundadır. Böyle bir anlayışta diyalog değil, tek yanlı bir dayatma söz konusudur. Dolayısıyla geleneksel eğitim modeli baskıcı, otoriter bir yapıya sahiptir ve egemen grubun tahakkümünü sürdürmesine hizmet eder.
Freire, eleştirdiği “bankacı eğitim modeli” yerine “problem tanımlayıcı eğitim” olarak adlandırdığı bir model önerir. Bu modelde insan kendi kişiliğinin farkına varır ve özgür eylemleriyle dünya ile ilişkilerindeki problemleri tanımlama fırsatı bulur. Öğretmen ve öğrenci eşit koşullarda diyaloğa katılır, birbirleri üzerinde tahakküm kurmadan eleştirel bir bakışla birer araştırmacı olarak ortaklaşa çalışırlar. Öğrencilerin algı gücü gelişir ve öğrenciler dünyayı durağan değil, zaman içinde değişen bir gerçeklik olarak algılarlar.
İnsandan yana taraf olan yaklaşımların okullarımızdaki eğitim-öğretim faaliyetlerinde, ders programlarında, ders kitaplarında, ders materyallerinde görmek mücadele alanlarımızdan bir tanesidir.

Bununla birlikte bir başka mücadele alanımız da okulların olumlu anlamda dönüşümüdür. Kamusal eğitimde Bakanlığa bağlı klasik okullar yerine başka bir eğitim felsefesi ve altyapısı ile kurgulanan okulların mümkün olduğu, bunun yanında kamusal eğitimin yararına kar amacı gütmeyen bağımsız okulların da desteklenmesi gerektiğini vurgulamalıyız.

Nasıl bir eğitim sistemi istiyoruz? sorusu eğitimcilerin ve düşünürlerin yıllardır tartıştıkları ve üzerinde uzlaşılamayan bir konudur. 17/1986 sayılı KKTC Milli Eğitim Yasasının emrettiği “Türkiye’deki özdeş eğitim kurumlarında uygulanmakta olan öğretim programları ile uyum” maddesi hem siyasi, hem toplumsal hem de eğitim boyutunda sorunlar ve olumsuzluklar yaratmaktadır.
Yayınlanan raporlarda Türkiye’de homojen bir ulus yaratma yolunda eğitime atfedilen merkezi rolün, bazı iyileşmeler olsa bile, devam ettiğini ifade edilmektedir. Uyumlaştırma adı altında Türkiye Eğitim Sistemi’nin bir uzantısı haline gelen Kıbrıs Türk Eğitim sistemi için de benzer yorumlar yapılabilir.

Biz öğretmenler olarak bunu içselleştirmesek de, eğitim programlarının uygulanması, ders kitaplarının okutulması, resmi törenlerin yapılma şekli ile sistemin devamından yana bir gelenek oluşturulmakta, devletin istediği resmi insan modelinin oluşmasına katkı yapmaktayız.

Eğitim-öğretim süreçlerinin asıl öznesi olan çocukların sözünün dinlendiği ve sesinin duyulduğu, karar alma mekanizmalarına dahil edildikleri, öğretmenin rehberliğini ve yol göstericiliğini esas kılan, demokratik bir yönetimin hakim olduğu, okullarımızın çevre ile barışık ve oyun temalı okullara dönüştüğü, erişilebilir, eşit, ücretsiz, kamusal ve her türlü neo-liberal özneden uzaklaşmış bir eğitim sistemi inşa edip, devamını sağlayana kadar mücadelemiz esas olacaktır.

Bu bağlamda resmi ideoloji ile korkusuz bir kavgaya girişeceğimiz ortadadır. Bir taraftan kavgamızı verirken, diğer taraftan informal eğitim modellerini de benimsemiş, piyasa ve kar amacıyla işletilmeyen, eğitimi metalaştırmamış, sosyal adalet duygusu ile yoğrulmuş, sivil toplum destekli okulların inşasına da destek vermeliyiz.

Nasıl bir okul istiyoruz? sorusu derin bir mevzudur, yine de var olan kamusal okullarımıza sahip çıkarak bunun yanında “Çocuk Hakları Sözleşmesinde, İLO Sözleşmelerinde, İnsan Hakları ve Ayrımcılık Karşıtı Sözleşmelerde belirlenen hakları hayata geçiren, çocukların, öğretmenlerin ve ailelerin kendilerini gerçekleştirmelerini sağlayan, katılımcı demokrasiyle yönetilen, ekolojik dengeye saygılı, kamusal veya kar amacı gütmeyen okullar tasarlamak mücadele alanımızdır. Okullar, öğrencilerin demokratik bir topluma katılmak için gerekli donanımı elde ettiği yerler haline dönüşmelidir.

Nasıl bir insan istiyoruz? sorusu ise, tarafsız olmayı kabul etmeyen bir sorudur. Kendine, kültürüne, çevresine sahip çıkan, özgüveni ve farkındalığı yüksek, sorumluluk sahibi, her türlü kalıplaşmış, dogmatik düşünceyi sorgulayabilen, tüm inançlara ve evrensel değerlere saygılı, bireyler yetiştirme özelliklerini taşımalıdır. Eleştirel düşünebilen, sorgulayabilen ve analiz edebilen vatandaşlar ancak bu şekilde yetiştirilebilir.

Bununla birlikte;
Çocukların potansiyellerini, yaratıcılıklarını ve üretkenliklerini geliştirmelerine olanak sağlanması;
Okul, sınıf ve tüm eğitim alanlarının çocuğun yüksek yararı, güvenliği ve ekolojik duyarlılığı çerçevesinde düzenlenmesi;
Eğitim alanında ekonomik, sosyal ve kültürel olarak eşitlikçi ve özgürlükçü bir ortam oluşturmak için çocukların, aileler, öğretmenler ve çalışanlarla birlikte planlama, karar alma ve uygulama süreçlerine katılmalarını sağlayan çoğulcu ve dayanışmacı bir okul kültürünün yaratılması;
Sosyal, kültürel, ekonomik, fiziksel ve zihinsel farklılıkları olan çocukların özelliklerine uygun bir yaklaşımla bir arada eğitim-öğretim sürecine katılmaları;
Toplumsal adalet ilkesini gözeten, bireysel potansiyele ve toplumsal yarara göre eğitim-öğretim programları geliştirmek;
Örnek projeler hayata geçirmek ve tüm bunları yapan örgütlerle işbirliği ve dayanışma içinde olmak temel hedefimiz olacaktır.
Sendikamız eğitim programları ve okulların demokratik yönetim, kamusal alternatif eğitim, ekolojik duruş ve kamusal finansmanla dönüştürülmesi taraftarıdır.
Sendikamız demokratik yönetimden; çocukların, ailelerin, öğretmenlerin, eğitim hizmetlilerinin ve çevrenin bir arada fikir ürettiği, çözüm önerileri yarattığı, iletişimi temel alan demokratik bir yapıyı öncelikli algılar.
Sendikamız alternatif eğitimi özgür eğitim olarak kabul eder ve her çocuğun kendi özeline göre eğitimi bir parça şekillendirmesi olarak kabul eder. Eğitimin insanı özgürleştirdiği yaklaşımı ile birlikte alternatif yöntemlere saygı duyar ve destekler. Bununla birlikte Eğitim Bakanlığı’nı bu yönde çalışma yapması ikna etmek dahil, her türlü mücadele aracını uygular.
Ekolojik duruş olarak, insan-doğa ilişkisini yeni baştan kurgulayan ve ekolojik bakış açısını merkeze alan yeni bir değerler sistemini benimser ve eğitim felsefesini ekoloji merkezli kurgular.
Sendikamız, eğitimin finansmanının kamusal kaynaklar ile karşılanması gerektiğini esas alır ve her çocuğun ücretsiz eğitim hakkına sahip olduğunu savunur.

EĞİTİMİN NİTELİĞİNİN ARTIRILMASI İLE İLGİLİ ÖNERİLERİMİZ

ANA BAŞLIKLAR
1. Eğitim İstatistikleri
2. Yasa Çalışmaları
3. İstihdam
4. İki Toplumlu İlişkiler
5. Okul içi Düzenlemeler
6. Altyapı
7. Sosyal ve Ekonomik Haklar

1. EĞİTİM İSTATİSTİKLERİ (2017-2018 Eğitim Yılı)
• Kamu ilk ve anaokullarında öğrenim gören genel öğrenci sayısı 20,284.
• Kamu okullarında görev yapan müdür, müdür muavini ve genel öğretmen sayısı 1,592.
• Dört yaş şube sayısı 58, ana sınıf şube sayısı 163, ilkokul şube sayısı 770. Toplam sınıf şube sayısı 991.
• Şube başına düşen öğrenci sayısı 21.27 (özel eğitim hariç)
20.47 ( özel eğitim dahil)
(OECD tarafından hazırlanan 2017 yıllık eğitim raporunda kamusal alanda ortalama sınıf sayısının 21 öğrenci olduğu görülmektedir. AB’de bu ortalama 20, G20 ülkelerinde 24’tür. Spesifik olarak bu sayı İngiltere’de 26, Finlandiya’da 19, Fransa’da 23, Letonya’da 16, İsveç de ise 19’dur.)

2. YASA ÇALIŞMALARI

2.1 EĞİTİM ŞURASI KARARLARI
Milli Eğitim Şurası Tüzüğü’nün 3’üncü maddesine bağlı olarak şuraların amacı, Kıbrıslı Türk Toplumunu geleceğe taşıyacak eğitim sistemini yeniden yapılandırmaya yönelik olarak, bugünün ihtiyaç ve koşullarına göre eğitimde yaşanması gereken dönüşümleri hayata geçirecek yol haritasını belirlemek, eğitim-öğretim konularında izlenecek temel politikaların kararlaştırılması ve uygulamaya konmasıyla ilgili önlemleri saptamaktır.
Geçmişten günümüze ülkemizde düzenlenen toplam şura sayısı 5 olmakla birlikte, bu şuralarda alınan kararların birçoğu uygulanmamıştır.
Şura Kararları tavsiye değil, zorunlu olmalıdır. Son eğitim şurasında 11 komisyonun onanmış 417 önerisi hayata geçirilmelidir.
Komisyon 1: Eğitim-Öğretim Yaklaşımları, Yönlendirme ve Genel Eğitim Sistemi Komisyonu
Komisyon 2: Okul Öncesi Eğitim Komisyonu
Komisyon 3: İlköğretim Komisyonu
Komisyon 4: Genel Ortaöğretim Komisyonu
Komisyon 5: Mesleki Teknik Öğretim ve Yaşam Boyu Öğrenme Komisyonu
Komisyon 6: Öğretmen Yetiştirme, Denetleme, Yönlendirme ve Hizmet İçi Eğitim Komisyonu
Komisyon 7: Özel Eğitim Komisyonu
Komisyon 8: Dil Eğitim Komisyonu
Komisyon 9: Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Komisyonu
Komisyon 10: Eğitim Alt Yapı-Donanım Standartları ve Finansmanı Komisyonu
Komisyon 11: Yüksek Öğretim ve Burs Uygulamaları Komisyonu

Kaynak: http://egitimsurasi.mebnet.net/

2.2 ÖĞRETMENLER YASASININ GÜNCELLENMESİ
• Öğrenci sayıları ( dört yaş 16, ana sınıf 20, ilkokul 26 olmalı)
• İlkokul öğretmeni atanacaklarda aranan özel nitelikler içerisinden “geçici çalışma” ifadesinin kaldırılmalıdır
• Terfilere başvuruda kıdem yükseltilmelidir (muavin 12, müdür 15, denetmen 18 yıl)
• Öğretmenlerin konut gereksinimlerini karşılamak amacıyla gerekli katkıyı yapacak özel bir fon oluşturulmalıdır
• 40 km ve üzeri görev yeri olan her öğretmene tahsisat verilmelidir
• Kadın öğretmenlerin doğum izinleri 112 gün olarak düzenlenmelidir
• Erkek öğretmenlere en az 21 gün ödenekli babalık izni verilmelidir
• Karpaz bölgesi öğretmenleri ve özel eğitim öğretmenlerinin eğitim tahsisatları artırılmalıdır
• İhtiyaç olan bölgelere toplu lojmanlar inşa edilmelidir
• Doktorasını tamamlayan öğretmenlerin ihtiyaç dâhilinde Atatürk Öğretmen Akademisinde görevlendirilmesi için yasal düzenleme yapılmalıdır
• Yabancı dil veya yüksek lisan için öğretmenlere yurtdışı için ödenekli izin verilmelidir
• Kıbrıs Türk Eğitim Sisteminin başka bir eğitim sistemini paralellik göstermesi yerine, bağımsız ve evrensel yapılandırılması sağlanmalıdır

2.3 EĞİTİM POLİTİKASININ, EĞİTİM ORTAMLARININ, OKULLARIN, DERS KİTABI VE EĞİTİM PROGRAMLARININ EVRENSEL İLKELERE GÖRE YENİDEN DÜZENLENMESİ
• Barışçıl ve hümanist
• İnsan hakları
• Bilimsel ve demokratik
• Ayrımcılık karşıtı
• Ekolojik temelli

2.4 TEMEL EĞİTİM PROGRAM GELİŞTİRME PROJESİNİN TAMAMLANMASI VE SÜREKLİ GELİŞİM GÖSTEREN BİR YAPIYA KAVUŞTURULMASI
“Temel Eğitim Program Geliştirme Projesi” (TEPGP) adıyla yürütülmekte olan projede amaçlanan okul öncesinden ortaokul son sınıfa kadar olan tüm öğretim programlarının güncellenmesi ve ders materyallerinin geliştirilmesi olumlu bir girişimdir. Öğretim programlarını ve ders materyallerinin Kıbrıs’ta geliştirilmesi ve üretilmesi ve hatta basılması geç kalmış olsa da önemli bir karardır. Özgün materyaller üretmek için gerekli akademik ve entelektüel yeterlik, Kıbrıs’ta yaşayan eğitim emekçilerinde mevcuttur. Ancak 17/1986 sayılı KKTC Milli Eğitim Yasasının emrettiği “Türkiye’deki özdeş eğitim kurumlarında uygulanmakta olan öğretim programları ile uyum”, ortaya çıkan ve çıkacak olan çalışmaların özgünlüğü ile ilgili soru işaretleri yaratmaktadır. Bir diğer soru işareti ise yazılan kitapların hangi yasa veya tüzüğe göre yazıldığıdır. Adanın kuzeyinde ders kitapları tüzüğü yoktur ve buna ihtiyaç olduğu açıktır.
KTÖS projeye katkı yapmak amacı ile 20 kitabı inceleyip, kitaplardaki 105 tane ifadenin yeniden düzenlenmesi veya geliştirilmesi önerisi yapmıştır.
Taleplerimiz:

‘Ders kitapları incelemesi’ raporu

2.5 OKULÖNCESİ EĞİTİM
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), okul öncesi eğitimin genel sorunları ve çözüm önerileri ile ilgili Okul Öncesi Öğretmenlerinin İhtiyaçlarının Belirlenmesi isimli anket yapmış, okul öncesi eğitimde tespitlerde bulunularak alternatif çözüm önerilerini paylaşmıştır.
Bu bağlamda taleplerimiz:
• Okul öncesi eğitimi birimi veya dairesi kurulmalıdır
• Okul öncesi öğretmenlerinin yasada belirtilen “özel ders öğretmeni” grubundan çıkarılarak “okul öncesi öğretmeni” olarak tanımlanıp, görev, yetki ve sorumluluklarının, özlük haklarının, çalışma koşullarının açıkça belirtilerek gerekli yasal düzenlemelerin yapılmalıdır
• Okul öncesi ve ilkokul öğretmenlerinin kendi alanlarının ve kademelerinin dışında görevlendirilmesi uygulamasına son verilmeli ve bu konuda gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Eğitim ortamları, eğitim materyalleri ve kitapları “dil, din, etnik köken, toplumsal cinsiyet ve engellilik durumu” gözetilmeden hazırlanmalıdır
• Yenilenen okul öncesi eğitim programı zenginleştirilmeye devam edilmelidir
• Sınıf sayıları şura kararlarına göre belirlenmelidir
• Öğretmen yardımcıları KHK tarafından atanmalıdır
• Eğitimin her kademesi ücretsiz olmalı, devlet okullara bütçe ayrılmalıdır
• Hizmet içi eğitimler ihtiyaca göre programlanmalıdır
• Okul öncesi eğitim yaklaşımı belirlenip, her okul için eşit, ücretsiz ve nitelikli bir anlayışla projelendirilmelidir. Eğitim programları demokratik ilkeler eşliğinde şekillenmelidir
• Dört yaşın okullaşma oranı ve anaokulların öğrenciye erişim oranı % 100 olarak hedeflenmeli ve planlanmalıdır. Devlet eli ile yaratılan fırsat eşitsizliği ortadan kaldırılmalıdır
• Yeni okul binaları ve sınıflar doğa dostu olarak inşa edilmelidir
• Dört yaşın yaygınlaşması ile birlikte 2020 yılına kadar 114 öğretmen ihtiyacının karşılanması için AÖA’ya yeterli öğretmen adayı alınmalıdır
• Okul öncesi kurumlarda rehberlik servisi ve özel eğitim hizmeti verilmelidir.
• Kamusal eğitim, demokratik yönetim, doğa dostu ve eşitlikçi alternatif eğitim modelinden ve ücretsiz, eşit, bilimsel ve demokratik eğitim ilkelerinden vazgeçilmemelidir
• Okulöncesi öğretmen yardımcısı kadrolarının açılmalıdır
• Okulöncesi eğitimin yaygınlaştırılması, okul öncesi birimin kurulması ve okul öncesi eğitim yasasının çıkarılmalıdır
Ombudsmanın raporuna göre dört yaş okullaşma oranı % 56’dır. ( 2017-2018 yılında bu rakam % 35’e gerilemiştir.) Yine, Ombudsmanın raporuna göre dört yaş okullarına giden öğrenci oranı %52,57’dir. (2017-2018 yılında bu rakam % 39’e gerilemiştir. Okula aile birliklerinin 38 okulda istihdam ettiği öğretmen yardımcılarının toplamı 65’tir. 65 öğretmen yardımcısının sadece 27 tanesinin sosyal güvenlik yatırımları yapılmaktadır.
Rapor: https://ktos.org/ombudsmanin-ogretmen-yardimcilari-ile-ilgili-hazirladigi-rapor/

2.6 ÖZEL EĞİTİM
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası olarak ‘Özel Gereksinimli Bireyler Eğitim Yasasının’ hayat bulması, özel gereksinimli bireylerin eşit haklara kavuşmaları için tüm paydaşları birlikte çalışmaya, engelsiz bir toplumsal yaşam mücadelesine ortak olmaya davet ederiz.
Özel gereksinimli bireylerin sorunlarına sahip çıkmak, doğru politikalar ve kalıcı çözümler üretmek, onların yaşama sevincini yitirmeden mutlu bir yaşam sürmeleri için çaba göstermenin devlet ve toplumun en önemli sorumluluklarından biri olduğunu hatırlatırız.
“Özel Gereksinimli Bireyler Eğitim Yasasının” çıkarılmasının sorumluluğunu yasa yapıcılar üstlenmelidir. Yasa eksikliği nedeniyle özel gereksinimli bireyler ve aileleri birçok sorunla baş etmek zorunda kalmakta, bununla birlikte eğitim, iş ve üretim alanlarından mahrum bırakılmaktadırlar. Çıkarılacak Eğitim Yasası ile daha iyi imkânlara kavuşacak, erken tanı ile hayat içinde etkin yer alma artacak ve aynı zamanda eğitim, sağlık ve istihdam gibi alanlarda da hakları olan hizmetleri almaları kolaylaşacaktır.
Bilindik sloganlar yerine özel gereksinimli bireylerin sorunlarının bilimsel ve gerçekçi ele alınmasını, her türlü ayrımcılığın önündeki engellerin kaldırılması için gerekli politikaların üretilmesi ve engelsiz yaşam için sürdürülebilir projeler üretilmesini istiyoruz
KTÖS olarak, özel gereksinimli bireyler için taleplerimiz anlaşılır ve nettir:
• Özel gereksinimli bireyler için parasız, bilimsel, demokratik, nitelikli, eşit ve erişilebilir bir eğitim
• Özel eğitim merkezlerimize öğrenci sayısı atölye sayısı ve sundukları hizmetler dikkate alınarak okul bütçesi oluşturulması
• Özel kurumlara değil, kamusal özel eğitim okullarına kaynak aktarılması
• Çağdaş bir eğitim programı, öğrenci sayısına göre öğretmen istihdamı, okulların altyapı ve teknolojik donanımlarının yeterliliği
• Erken tanının devlet tarafından gerçekleştirilmesi
• Özel gereksinimli bireylerin yaşam boyu eğitime ücretsiz erişimi
• Özel gereksinimli bireylere ve ailelerine ücretsiz olarak, çocukları ile ilgili konularda (psikolojik destek, tedavi vb.) gerekli desteğin sağlanması
• Özel gereksinimli bireylerin istihdamı
• Türkiye’den gelen özel eğitim öğretmenlerinin emeğine teşekkür edilerek, bu uygulamanın durdurulması
• Özel eğitim öğretmeni ihtiyacının işsiz 185 özel eğitim öğretmeni içerisinden, Öğretmenler Yasası’nın 17.maddesi koşullarına uygun olarak Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından kadroya atanması
• Özel eğitim okullarımızda özel ders öğretmenleri (Resim, Müzik, Beden Eğitimi) ve Rehberlik ve Psikolojik Danışmanların istihdam edilmesi
• ’Özel Gereksinimli Bireyler Eğitim Yasa Taslağı’nın hayata geçirilmesi
• Eğitim Bakanlığı altında Özel Eğitim Dairesi’nin hayata geçirilmesi
• Öğretmenler Yasası içerisinde yer alan özel eğitim öğretmenlerinin hak ve sorumluluklarının geliştirilmesi
• Özel gereksinimli bireyler için ‘Engelsiz Okul Modeli’ ve buna bağlı olarak engelsiz okul standartları ve performans göstergeleri için bir an önce çalışmalar başlatılması
• Herkes için engelsiz ve eşit yaşam alanlarının oluşturulması
Bu anlamda taleplerimizi dile getirmek, engelsiz bir ülke için duyarlılık yaratmak ve özel gereksinimli bireylerin eşit haklara erişimi konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla politikalar üretmeye devam edeceğiz.
Taleplerimiz:

Herkes için eşit ve engelsiz politikalar üretilmesini istiyoruz!

2.7 ÖĞRETMEN YÜKSELME TÜZÜĞÜNÜN GELİŞTİRİLMESİ
• Kıdemin yükseltilmesi
• Kriter puanlarının yeniden düzenlenmesi
• Atatürk Öğretmen Akademisinin düzenleyeceği eğitim yönetimi ve denetimi ile ilgili eğitim programı hazırlanması ve başvuruda aranan niteliklerden olması
• Bekleme Listesi oluşturulması
• Aşamalı terfi sisteminin getirilmesi

2.8 MEDDYK YASASI’NIN GÜNCELLENMESİ
• Denetim, Değerlendirme ve Yönlendirme eğitimin en önemli bacaklarından bir tanesidir. Eğitimin değerlendirilmesi, denetlenmesi ve yönlendirilmesi eğitim alanında örgütlü sendikalarla işbirliği içerisinde yapılmalıdır.
• 2006 yılında yapılan “Denetleme Değerlendirme ve Yönlendirme Kurulu Yasası” özünde siyasetten arınmış tamamen eğitimin niteliğini artırmaya yönelik, katılımcı objektif ve hesap verebilir ilkeler üzerine kurulmuş, geliştirilmeye açık bilimsel bir yasal düzenlemedir. Yasa hazırlanırken Türkiye’den Gazi Üniversitesi ve İskoçya Strathclyde Üniversitesi’nden eğitim uzmanlarıyla birlikte yazılmıştır.
• Bu yasanın hazırlanmasında sendika olarak gerek onlarca hazırlık toplantısında gerekse teknik kurullarda yoğun çalışma ortaya koymuşlardır. Yasa ile ilgili tüzükler 2008 yılında hazırlanmış, 2015 yılında tekrardan gözden geçirilmiş fakat hiçbir zaman bakanlar kuruluna götürülerek yasallaştırılmamışlardır. Yasanın çalışabilmesi için 2008 yılında hazırlanan 8 tane tüzüğün işleme konması gerekmektedir.

2.9 LONDRA TÜRK DİLİ VE KÜLTÜRÜ OKULLARI
KTÖS, Londra’daki Türk Dil Okulları’nın eğitim-öğretim faaliyetlerinin gelişimi ile ilgili bilgi almak ve görüş alışverişinde bulunabilmek için bazı temaslarda bulunarak KKTC Londra Temsilcisi, Eğitim ve Kültür Ataşesi ve Türk Dil Okullarında görevli öğretmenler ile görüştü.
Londra ve Kıbrıs arasındaki kültürel ilişkileri eğitim aracılığı ile desteklemek; tüm paydaşların işbirliği ile Türk Dil Okullarının eğitim-öğretim faaliyetlerinin niteliğinin artırılması ve görevli öğretmenlerin hakları, çalışma koşulları ve sorumlulukları ile ilgili görüş alış verişinde bulunmak toplantılarının temel noktasını oluşturmuştur. Toplantılarda durum tespiti yapılmaya çalışılmış ve alternatif görüşler tartışılmıştır. Bu bağlamda Londra Türk Dili Okullarının geliştirilmesi için önerilerimiz:
• Öğretmenlerin seçimi Şubat ayında, öğretmenlerin görevlendirilmesi ise Temmuz başında yapılmalıdır
• Öğretmenlerin maaşları % 30 artırılmalıdır
• Londra Türk Okulları için gerekli eğitim programı revize edilmeli; eğitim ortamlarının iyileştirilmesi için derneklere katkı sağlanmalı; eğitim materyali ve mefruşatlar gönderilmelidir
• Yabancılara Türkçe öğretimi kitapları seviyelerine göre bir komisyon kurularak hazırlanmalı, Komisyon üyeleri seçiminde Londra’dan birilerinin olması da gözetilmeli, Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi için hazırlanan kitaplar Londra Türk İlkokullarına da gönderilmelidir
• İngiltere’ye gönderilecek öğretmenlerin seçimi okuma-yazma kavramı dışında sosyal ve kültürel öğeler gözetilerek yapılmalıdır
• Öğretmen seçiminde Türkçe GCE A Level sınavlarına hazırlayacak donanımlara dikkat edilmelidir
• Çocuk koruma yasaları (Child Protection), İngiliz Eğitim Sistemi, GCE A Level, İngiltere’de toplumsal yaşam ve sistemin işleyişi, Türk Dil Okulları’nın yapısı/eğitim programı ve ailelerin eğitim ve kültürel beklentiler ile ilgili öğretmenlere hizmet içi kurslar düzenlenmelidir
• Konsorsiyuma bağlı dernekler her ne kadar İngiliz yasaları altında kurulmuş bağımız dernekler olsa da, eğitim-öğretim faaliyetleri Eğitim ve Kültür Ataşeliği denetiminde olmalı, bu yönde çalışmalar yürütülmelidir
• Öğretmenin statüsü, çalışma koşulları, özlük hakları ve sorumlulukları ile ilgili yasal bir mevzuata ihtiyacı giderilmelidir
• Eğitim ve Kültür hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için Eğitim ve Kültür Ataşeliğinin özel bir bütçesi olmalıdır
• Temsilcilik ile dernekler, öğretmenlerle dernekler ve öğretmenler ile Temsilcilik arasındaki yönetsel ilişkinin sınırları belirlenmelidir
• İngiliz okullarındaki seçmeli Türkçe derslerine daha çok önem verilmeli, öğretmenler ile öğrenciler, öğretmenler ile aileler arasında sağlıklı ilişkiler kurulabilecek mekanizmalar yaratılarak öğrenciler Türk Dili Okullarına teşvik edilmelidir
• İçerisinde Toplum Merkezi, Konsorsiyum, Temsilcilik, Eğitim Bakanlığı ve Sendikalarında olacağı bir konferans düzenlenmelidir
Önerilerimiz:

Londra Türk Dili Okullarının geliştirilmesi için önerilerimizi paylaştık.

2.10 ÖĞRETMEN YER DEĞİŞTİRME (NAKİL) TÜZÜĞÜNÜN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ
Öğretmenin gönüllülük ilkesi ile beraber, özel ders öğretmenliği sertifikasyon programı ve tüzüğün eş zamanda başlatılması hedeflenmektedir.

2.11 ÖĞRETMEN YETİŞTİRME SİSTEMİ VE AÖA’NIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI
• Atatürk Öğretmen Akademisinin ilkokul ve okul öncesi öğretmeni yetiştirme misyonuna, yüksek lisans ve doktora programları ile öğretim görevlisi yetiştirme misyonunun eklenmelidir
• Özel ders öğretmenliği sertifikasyon programı başlatılmalıdır
• Akademi hizmet içi kurs merkezine dönüştürülmelidir
• Akademide bir araştırma- geliştirme merkezi kurulmalıdır
• Akademide bir uygulama anaokulu ve ilkokulu hayata geçirilmelidir

2. 12 KOLEJ GİRİŞ SINAV YÖNTEMİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ
• Yabancı dil öğretimine ağırlık veren kolej müfredatı devam etmelidir ve kamusal eğitim içerisinde yaygınlaştırılarak daha fazla çocuğumuzun bu fırsata ulaşması için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır
• Gelişim dosyaları, yazılı ve sözlü değerlendirme sınavları ve özellikle süreç temelli çalışmalarla öğrencilerin eğilimleri tespit edilerek yönlendirme yapılabilir
• Kolejlerin sadece A-Level, GCE, IGCSE’e yönelik olarak öğrenci yetiştirmesi sağlanmalıdır
• Yatay geçişlerle sistemin sağlıklı bir şekilde çalışması her öğrencinin ve öğrenci velilerinin sistemin nasıl çalıştığını anlaması gerekmektedir. Buna bağlı olarak da hedeflenen eğitim için yardımcı olacak okul ve program tercih edilecektir
Önerilerimiz:

KTÖS: Çocuklarımızın böyle bir stresi yaşadıklarından dolayı üzgünüz.

2.13 ZORUNLU DİN EĞİTİMİ SORUNSALI
Mevcut din dersi disiplini çerçeveli bir müfredat programına göre değil, ilahiyat disiplini esas alınarak ve bu çerçevede Sünni İslam inanışın belletilmesine dayanarak hazırlanmış olduğu görülmektedir.
‘Din kültürü’ dersiyle Sünni İslam inancının öğretiminden vazgeçilmeli, dersin içeriği, dersin başlığının çağrıştırdığı şekilde dinler tarihi ve kültürünü kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. Çeşitli türden dinsel ya da dinsel olmayan inançların bilgi gibi aktarılmasından kaçınılmalıdır. Verilecek din eğitimi inançlar ve kültürler arası anlayışın geliştirilmesine ön ayak olmalıdır. Farklı dini topluluklara birbirlerini tanımaları ve uyum içinde yaşamaları, korku ve önyargılardan kurtulmaları konusunda destek vermelidir. Tüm bunlar yapılamıyorsa, Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersinin eğitimin tüm kademelerinde zorunlu değil seçmeli ders olması için gerekli adımlar atılmalıdır.
Ombudsman Raporu:

Ombudsman Raporu: ‘Zorunlu din eğitimi temel hak ihlalidir’

2.14 EĞİTİMDE SÜRE
Örgün eğitim içerisinde çocuklarımızın öğretim gördüğü süre dünya standartlarının üzerindedir. Eğitime ayrılan süre tartışılmalı, çalışma hayatının değişmesi ile birlikte çocukların güvenli, nitelikli ve ücretsiz eğitim alacağı ortamlar için devlet ve yerel yönetimler tüm vatandaşların erişeceği projeler üretmelidir.
Kamusal okul binalarının alt yapıları güçlendirilmeli ve en verimli şekilde okullar örgün ve yaygın eğitim için değerlendirilmelidir. Eğitimde süre ve içerik değerlendirildikten sonra herkesin eşit, ücretsiz ve nitelikli bir şekilde erişebileceği bir anlayışla planlanan kapsamlı bir proje tüm paydaşların katılımıyla tartışılmalıdır.

2.15 İLAHİYAT KOLEJİ SORUNSALI
Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Yasası adı altında açılmış olan İlahiyat Koleji ise mahkeme tarafından yasalara uygun bulunmamıştır. Mahkeme kararına göre, 69/1989 sayılı Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Yasası altında bir eğitim kurumu açılmasına karar verilecekse, bu kuruluşun, iş hayatına uyum, belli bir mesleğe veya beceriye yönelik eğitim-öğretim verecek bir kuruluş-okul olması gerektiği açıktır. İlahiyat Koleji’nin, diğer kolejlerle paralellik gösteren öğrenci alma yöntemi ve ders programı incelendiğinde, adı geçen kolejin, iş hayatına uyum veya belli bir mesleğe veya beceriye yönelik olarak eğitim-öğretim verme amacı ile kurulduğundan söz etmek mümkün değildir. Sonuç itibarıyla İlahiyat Koleji açılmasına dair verilen kararın yasaya aykırı olduğuna karar verilmiştir.
Okul müfredatının laik ve bilimsel bir yapıya dönüştürülerek meslek lisesi ve yüksek okul şeklinde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

2.16 EĞİTİM BAKANLIĞI TEŞKİLAT YAPISININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI
• Özel Eğitim Dairesi
• Okulöncesi Birimi
• Araştırma Geliştirme Birimi
• Ölçme Değerlendirme Birimi
• Çocuk Hakları ve Çocuk Koruma Birimi
* Uzaktan Eğitim Birimi

3. OKUL İÇİ DÜZENLEMELER

3.1 OKULLARA BÜTÇE OLUŞTURULMASI
Kuzey Kıbrıs eğitim sistemi içerisinde 2017-2018 akademik yılında ilkokul, ortaokul ve lise seviyesinde 50.813 öğrenci yer almıştır. Bu öğrencilerin 40.433’ü devlet okullarında, 10.380’i ise özel okullarda eğitim görmüştür. Bu sayılar içinde bulunduğumuz eğitim yılında daha da artmıştır. 40 binden fazla öğrencinin eğitim aldığı devlet okullarına hükümet tarafından tek bir kuruş bütçe verilmemektedir. Genel bütçede eğitime ayrılan pay yüzde 12.62 olmasına rağmen, bu bütçe içerisinde eğitimin niteliğinin artırılması ve okulların geliştirilmesi adına ayrılan oran yüzde 2 civarındadır. Bütçe içerisinde en fazla paya sahip olan kalem ‘personel giderleri’ olarak görülmekte ancak bu miktarın önemli bir miktarı siyasi bir mevki olan ‘müşavir maaşlarına’ ve bürokratlara gitmektedir.
Okullarımızın eğitim öğretim faaliyetlerini programlayabilmek, gezi-gözlem ve sportif faaliyetlere katılabilmek, her çocuğun eşit yararlanacağı materyali sağlayabilmek, teknolojik imkânları kullanabilmek, sanat etkinliklerine malzeme sağlamak, internet, temizlik ve okulöncesi sınıflarının öğretmen yardımcısı gibi temel giderlerini karşılayabilmek için okul bütçesine ihtiyaçları vardır.
Geçtiğimiz yıllarda yaptığımız araştırmalar bize okulların yüz elli bin TL ve sekiz bin TL arasında yıllık giderleri (öğrenci nüfusu, öğretmen sayısı ve okulun alanına göre) olduğunu göstermektedir. Yıllardır okullara bütçe ayırmayan hükümetler ve Eğitim Bakanlığı, okulların ekonomik giderlerinin karşılanabilmesi konusunda sorumluluktan kaçmış, okul yöneticileri ve okul aile birliklerini “bağış” toplamaya itmiştir. Eğitimi yönetenler okulların ihtiyaçlarını karşılamadığı gibi, okulların bu eksiklikler için malzeme veya ücret talebine karşı okul yöneticileri ve öğretmenleri ailelere karşı hedef göstermektedir.
Okullara bütçe ayrılarak, tüm paydaşların (yönetici, öğretmen, veli, uzman, öğrenci, yerel idare) bütçe yapma sürecine katılımını sağlayarak, okul merkezli bütçe anlayışının hayata geçirilmesi gerekmektedir. Sendikamız okullara bütçe ayrılması konusunda sorumluluk alıp yasa taslağı çalışması yapmasına rağmen bugüne kadar gelmiş geçmiş hiçbir Eğitim Bakanı bu yasayı hayata geçirmemiştir.
Önerilerimiz:

KTÖS: “Okullara Bütçe İstiyoruz”

Samimiyseniz okullara bütçe oluşturun!

3.2 OKULLARIN ÖĞRENCİ NÜFUSLARININ SINIRLANDIRILMASI
• Her okulun öğrenci nüfusu sınıfın metre kare alanı ve okulun metre kare alanına göre yeniden yapılandırılmalıdır.
• Derslikler (2 – 2,5 m²)
• Sınıf içi sabit (1.4 m²)
• Hareketli (2 m²)
• Oyun alanı ( 2 m²)
• WC ( Her 30 öğrenci 1 WC kız-erkek ayrı, engelli)
• Öğretmenler odası (8 öğretmene kadar en az 16 m² olmalıdır. 8’den fazla her öğretmen için 1,5 m² yer ilave edilir.
Kriterler:
http://egitimsurasi.mebnet.net/EK-3.pdf

3.3 OKULLARDA ORYANTASYON (UYUM/ALIŞTIRMA) SINIFLARININ OLUŞTURULMASI
• 2750 yabancı dil konuşan çocuk okullarımıza devam etmektedir ve bu sayının gelecek yıllarda artması muhtemeldir
• Yabancılara yönelik Türkçe eğitim programı ihtiyacı (örgün ve yaygın eğitim) vardır
• Yoğunluğa göre belirli okullarda oryantasyon (uyum/alıştırma) sınıflarının açılmalıdır
• Alan ile ilgili öğretmen yetiştirilmelidir

3.4 OKULLARDA REHBERLİK HİZMETLERİNİN KURULMASI
• Her 250 öğrenciye bir okul psikoloğu (Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen) düşecek şekilde bir düzenleme yapılmalıdır
• Toplamda 78 ihtiyaç vardır
• Hâlihazırda görev bekleyen 578 tane rehber öğretmen vardır
3.5 HİZMET İÇİ KURSLAR
Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlere yönelik gerçekleştireceği hizmet içi kursların eğitime olumlu bir katkı getireceği düşüncesindeyiz.
Gerçekleştirilecek olan hizmet içi kursların kapsamının sadece öğretmenlerle sınırlı kalmaması, öğretmen adaylarına, öğrencilere ve ailelere yönelik hizmet içi kurs, seminer ve atölye çalışmalarının da planlanmasının eğitim açısından daha anlamlı olacağına inanıyoruz.
Hizmet içi kursların geliştirilmesi açısından aşağıdaki önerilerimizin dikkate alınması, eğitim-öğretim faaliyetleri açısından yararlı olacaktır.
Taleplerimiz:

Hizmet içi kurs taleplerimiz:

3.6 OKULLARIN PROJELERE AKTİF KATILIMI
• ‘Imagine’ Eğitim Programı
• Toplumlararası Müzik Korosu (ICC)
• Koro ve Orkestra Şöleni
• Kıbrıs Kültürünü ve Kimliğini Öğreniyorum
• Satranç Şöleni
• Açık hava etkinlikleri ( Kamp, izcilik, perma kültür, gezi/gözlem vb.)
• Çocuk hakları etkinlikleri
• Sportif Etkinlikler
• Sanat Etkinliği
• Euroscola Programı
• Öğretmen Değişim Programı
• AB Eğitim ve Kültür Programları

3.7 OKUL İÇİ YETKİLERİN ARTIRILMASI
Okul güvenliği, taşımacılık, inşaatlar, kantinler ve gıda denetimi ile ilgili okul yönetim kurullarının da aktif görev alacağı yasal mevzuat oluşturulmalıdır.

3.8 ÇOCUK HAKLARI
Çocuğun korunması konusunu devlet politikası haline getirerek, tüm toplumun dahil edileceği, yeterli kaynak sağlanan çağdaş bir çocuk koruma sistemi oluşturmak gereksinimi ortada durmaktadır. Bununla birlikte kamuoyuna sıkça yansıyan çocuk istismarı ve hak ihlallerine kalıcı ve yasal çözümler üretmemiz elzemdir.
‘Dünya Çocuk Hakları Günü’ eğitimciler olarak bizlere yoksulluk, çocuk refahı, çocuk hakları ve çocuk koruma gibi önemli konuları öğrencilerimizle paylaşmak adına önemli bir platform sağlar. Çocuk olarak haklarının olduğunu, kendisi gibi diğer çocukların da haklarının olduğunu, dünyamızda bazı çocukların daha savunmasız olduğuna ek olarak diğer çocuklara yardımcı olma ve kendi sahip oldukları hakları takdir etmelerine yönelik eğitsel uygulamalar bu günü fırsat bilerek çocuklarla gerçekleştirilmelidir. Bu bağlamda Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikasının hazırlamış olduğu çocuk hakları ile ilgili ek ders planı ve çocuk hakları sözleşmesi posteri, böyle bir uygulama için temel alınabilir.
Çocuklarımızın adil, eşit ve güvenli bir çevrede yaşamaları için; laik, bilimsel ve nitelikli eğitim hakkına kavuşabilmeleri için; daha güzel günler görebilmeleri için çalışmaya, bu yönde politikalar üretmeye devam edeceğiz.
Talep ve önerilerimiz:
https://ktos.org/cocuklarin-cocuk-olma-haklari-var/

3.9 AKADEMİK GELİŞİMİN GÜNCELLENMESİ
• Satranç eğitimi
• Müze ve sanat eğitimi
• Sportif faaliyetlerin artırılması
• Yabancılara Türkçe eğitimi
• Zorunlu aile eğitimi
• Trafik ve çevre eğitimi
• Sosyal beceri eğitimi
• Ev idaresi
• Kodlama eğitimi
• Perma kültür eğitimi

4. İSTİHDAM

4.1 ÖĞRETMEN İHTİYACI
İlgili eğitim – öğretim yılına dönük olarak öğretmen ihtiyacı emekli öğretmen sayısı, öğrenci nüfus artışı, öğretmen ders saatleri, terfiler ve yeni okul inşasına göre belirlenir.
İlgili eğitim – öğretim yılına dönük olarak okul yöneticisi ihtiyacı emekli yönetici sayısı, öğrenci nüfus artışı, öğretmen ihtiyacı ve yeni okul inşasına göre belirlenir.
2018-19 2019-20 2020-21
Sınıf öğretmeni 38 (atandı) 40 40
Okul öncesi öğretmeni 18 (atandı) 20 20
Okul öncesi öğretmeni
(4 yaş) Okullaşma oranı %43’tür. %100’e ulaştığı zaman 100 ek öğretmen ihtiyacı vardır
Özel eğitim öğretmeni 65 ihtiyaç vardır ve son iki yılda sadece 5 öğretmen atanmıştır 60 özel eğitim öğretmeni, 10 tane teknoloji tasarım öğretmeni ve özel eğitimde çalışmak üzere 10 özel ders öğretmeni ihtiyacı vardır
PD ve Rehberlik Öğretmeni 78 ihtiyaç vardır
Oryantasyon Bölgesel ihtiyaca göre değişiklik gösterebilir
Müdür 10 5 5
Müdür Muavini 5 3 3

4.2 EĞİTİM HİZMETLİSİ İHTİYACI
Her 100 çocuğa iki eğitim hizmetlisi, ondan sonra gelecek her 100 çocuğa 1 eğitim hizmetlisi oranına dikkat edilmelidir.
İlköğretimde 70, orta eğitimde 87 hizmet alımı eğitim hizmetlisi çalışmaktadır. Hizmet alımı anlayışından vazgeçilip, kadrolu eğitim hizmetlisi tercih edilmelidir.
• Hademe: 70 (ilkokul)
• Sekreter: 4

4.3 EĞİTİM BAKANLIĞI KADRO İHTİYAÇLARI
• Eğitim denetmeni: 30
• Eğitim uzmanı: 2

4.4 ÖĞRETMEN YARDIMCISI
Ombudsmanın Öğretmen Yardımcıları ile ilgili hazırladığı rapora göre:
• Öğretmen Yardımcılarının okullara dağılımı Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından yapılır.
• Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı yasal olarak zorunlu olmasına rağmen Öğretmen Yardımcılarının istihdamı konusunda bir girişimde bulunmamış ve okulların istihdam etmesine göz yummuştur.
• Okul Aile Birlikleri istihdam yapamaz.
• Öğretmen yardımcıları olmadan eğitimin yapılması imkansız olduğu ve/veya imkansız hale geleceği aşikardır.
• Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı yasadışı uygulamaları genelgeleri ile onaylamaktadır.
• Okul Aile Birlikleri’nin işveren olarak yasalara aykırı olarak yürüttükleri faaliyetler görev ve yetkileri dışındadır.
• 4 yaş grubu devlet okulları ile özel okullar arasında önemli farklar vardır:
a. Özel 4 yaş grubu okullara giden öğrenci oranı %47,43 devletin 4 yaş grubu okullarına giden öğrenci oranı %52,57’dir.
b. Özel 4 yaş grubu okullardaki sınıflarda ortalama 13 öğrenci varken, devlete ait okullarda ortalama 17 öğrenci vardır.
c. Özel okullarda 9 öğrenciye 1 öğretmen düşerken devlet okullarında 18 öğrenciye 1 öğretmen düşmektedir.
• 4 yaş çağ nüfusu çocuklarının ancak %43’ü okula gitmektedir.
• Devlet okullarına yeterince yatırım yapılmadığından dolayı özel okullar Eğitim Bakanlığı tarafından teşvik edilmektedir.
• Bağış adı altında okul aile birliklerinin para toplaması Anayasanın “eşitlik” ilkesine aykırıdır.
• Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı denetim mekanizmasını çalıştırmamaktadır.
• Okula aile birliklerinin 38 okulda istihdam ettiği öğretmen yardımcılarının toplamı 65’tir.
a. 65 öğretmen yardımcısının sadece 27 tanesinin sosyal güvenlik yatırımları yapılmaktadır.
b. Öğretmen yardımcılarına farklı okullarda farklı ücret verilmektedir.
c. Asgari ücretin bile ödenmediği öğretmen yardımcıları vardır. Bu Asgari Ücret Yasası’na aykırıdır.
d. Ödeme farkı Anayasa’nın ücrette adalet sağlanması ilkesinin açıkça ihlalidir.
e. Sosyal Güvenlikten yoksun çalıştırılan öğretmen yardımcılarına Anayasanın 55.Maddesi’nin ihlalidir.
• Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı çağ nüfusunun tamamına hizmet verecek okullar açmalıdır.
• Yasada öngörülen şekilde Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ve Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından ivedilikle öğretmen yardımcıları istihdam edilmelidir.
• Öğretmen Yardımcısı ihtiyacı:
162 ana sınıf
58 dört yaş
40 özel eğitim
Ombudsman Raporu:

Ombudsman’ın Öğretmen Yardımcıları ile İlgili Hazırladığı Rapor

5. ALTYAPI

5.1 OKULLARIN GELİŞTİRİLMESİ
• Tüm okullar eşit ve erişilebilir bir alt yapıya kavuşturulmalıdır
• Okulların teknolojik ihtiyaçları karşılanmalıdır
• Her okula ücretsiz internet ve telefon hattı sağlanmalıdır
• Tüm okulların depreme dayanıklılık fizibilitesi yapılmalıdır
• Doğal afetlere karşı önleyici tedbirler alınmalıdır

5.2 YENİ OKUL BİNASI İHTİYACI
11 tane yeni okul binası talep ediyoruz:
1. Mağusa (1) İLKOKUL
2. Mağusa (1) ANAOKUL
3. Mağusa (1) DÖRT YAŞ
4. Gönyeli (Yenikent) (1) İLKOKUL
5. Girne (2) İLKOKUL
6. Girne (1) ANAOKUL
7. Girne (1) DÖRT YAŞ
8. Karpaz (1) ÖZEL EĞİTİM MERKEZİ
9. Güzelyurt (1) ÖZEL EĞİTİM MERKEZİ
10. Dikmen (1) ANAOKUL

5.3 EK DERSLİK, TAMİRAT ve YENİLENME
• 52 tane okulun ek derslik, genel tadilat, mefruşat ve teknolojik gereç ihtiyacı vardır

6. İKİ TOPLUMLU İLİŞKİLER / YAKINLAŞMA
• İki toplumlu projeler desteklenmeli ve yaygınlaştırılmalıdır
• İki toplumun dillerinin öğretimi eğitim programlarında yer almalıdır
• Karşılıklı okul ziyaretleri teşvik edilmelidir
• Eğitim amaçlı iki toplumlu projelerde görev alan tüm öğretmen ve öğrencilere sınır kapılarında geçiş için kolaylık sağlanmalıdır

7. EKONOMİK VE SOSYAL HAKLAR
7.1 GÖÇ YASASI
• Mayıs 2017’de görüşülmesi için ivediliği alınan ‘Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik)’ yasa tasarısının yeniden meclisin gündemine taşınmalıdır
• 2011 sonrası kamuda göreve başlayan çalışanların maaş baremleri eski maaş baremlerine göre tekrardan düzenlenmelidir

7.2 DOĞUM İZİNLERİNİN UYUMLAŞTIRILMASI
• Kadın öğretmenlerin doğum izinlerinin 112 güne çıkarılması
• Emzirme izinlerinin artırılması
• Talep edilmesi halinde sağlık kurulunun onayı ile 6 ay ödenekli doğum izin hakkının tanınması
• Erkek öğretmenlere en az 21 iş günü babalık izni verilmesi
7.3 MESLEKİ YIPRANMA
• Beşe bir yıpranma hakkı her öğretmene uygulanmalıdır
• Zihinsel/ruhsal hastalıklarda ve sağlık kurulunun belirlediği mesleki hastalıklarda erken emeklilik hakkı yasallaşmalıdır
7.4 SOSYAL GÜVENLİK
• 1 Ocak 2008’de uygulamaya giren Sosyal Güvenlik Yasası geri çekilmelidir, bunun yerine Sosyal Devlet anlayışına bağlı olarak Tek Sosyal Güvenlik Yasası yapılmalıdır.

EK: Uzaktan Eğitim Çözümleri için Önerilerimiz
1- SUNUCU/ALT YAPI (Server)
Uzaktan eğitim sisteminin çalışabilmesi için güçlü bir sunucu veya bulut sistemleri üzerinde bir depolama sistemi olması lazımdır. Bu sistem üzerine kurulacak web sitesinin veri tabanı, servis sağlayıcısı, depolama ayarları, host ve dns ayarları da düşünülmelidir.
2- UZAKTAN EĞİTİM SİSTEMİ
Çevrimiçi ve çevrimdışı olarak açık eğitim platformları kullanılmalıdır.

3- PLANLAMA VE UYGULAMA
Dijital eğitim programı yeniden kurgulanmalı, dersler seyreltilerek e-öğrenme ortamları oluşturulmalıdır. E-kitap, kaynak, e-kütüphane, soru bankası, kullanıcı sayısı, yetkilendirme, ölçme-değerlendirme, rehberlik ve yönetim gibi mekanizmalara işlerlik kazandırılmalıdır. Her okula e-okul ve e-sınıflar oluşturulmalıdır. Merkez sistem ile sanal sınıfların sınırlılıkları ve özgürlükleri belirlenmelidir. Tüm bunlar için mevzuat oluşturulmalı, çeşitlilik ve özgürlükler ön planda tutulmalıdır.
4- GÜNCELLEME VE YEDEKLEME
Çocuk güvenliği, bilgilerin yeniden kullanımı için yedekleme ve sistemin gelişimi için güncelleme alanlarına da yatırım yapılmalıdır.

5- EKLENTİLER (Plugins)
Derslerin çevrimiçi yapılabilmesi için web konferans çözümleri üretilmesi gereklidir. Etkileşimsel içerik, veri tabanı oluşturma, forum, sözlük, ödev ve sınav gibi çok amaçlı entegre programlar için mali kaynak sürdürülebilir olmalıdır.

6- İNTERNET ERİŞİMİ
40 dakikalık bir video ders ortalama 300-500 MB, 4 Saatlik bir çevrimiçi derse ortalama 2-3 GB kota harcamaktadır. Youtube’dan video ders izlemekse 720p’de saatte 1,86GB internet kotası demektir.

Çevrimiçi ve çevrimdışı takip için internet erişimi en az 2 Mbit olmalıdır. kota doldurmaktadır. Kesintisiz online eğitim için internet hızı ve kapasitesi artırılmalı, kısa vadede tüm okullara, uzun vadede tüm evlere fiber optik kablolar döşenmelidir.

7- SİMÜLASYON TABANLI İÇERİK VE PROGRAMLARI
İnteraktif Video, LMS, XML, SCORM ve benzeri kodlamalar ile dijital içerik üretilmelidir. Bu içerikleri üreten Adobe Capative, Articulate 360, H5P vb. simülasyon tabanlı programların kullanımı öğrenim hayatına konulmalıdır. Bu içerikleri üreten bir merkez kurulmalı veya hizmet satın alınmalıdır.

8- TEKNOLOJİK ARAÇ GEREÇ VE ERİŞİM
Donanım, yazılım ve internet bağlantısı yatırımları yapılmalıdır.

9- EŞİTSİZLİKLER
Kamu okulları ile özel okullar veya öğrencilerin sosyo-ekonomik durumuna göre oluşabilecek eşitsizlikler giderilmelidir. İhtiyaçlı öğrencilere internet ve tablet katkısı yapılmalıdır.

10- HİZMET İÇİ EĞİTİM/PSİKOLOJİK DESTEK
Öğretmen, öğrenci ve aileler sürdürülebilir hizmet içi kurslar ile geliştirilmeli, yeni öğrenme ortamlarının benimsenmesi için psikolojik destek sağlanmalıdır.

11- UZAKTAN EĞİTİM ENSTİTÜSÜ
Eğitim Bakanlığı bünyesinde enstitü kurulmalı, kadro yetiştirilmeli ve teknolojik donanımı teknik destek şekilde kurgulanmalıdır.
12- ÇALIŞMA VE ÖĞRENİM KOŞULLARI
Öğretmenlerin ve öğrencilerin ödev, hak ve sorumlulukları dijitalleşmeye uygun olarak geliştirilmelidir.

13- SİBER GÜVENLİK
Hem sistemin güvenirliği, hem de öğretmen ve öğrencilerin güvenliği için bilişim kapsamları çocuk koruma politikalarına göre düzenlenmelidir. Sistem siber saldırılara da cevap verecek bir yazılımla korunmalıdır.

14- DESTEK EĞİTİMİ
Dezavantajlı gruplara pozitif ayrımcılık uygulanarak öğrenme süreçleri hibrit model üstünden desteklenecek bir dijitalleşme inşa edilmelidir.

15- VİZYON/MİSYON
Dijitalleşme ve e-öğrenme devlet politikası olmalı ve bu yönde adımlar atılmalıdır. Kesintisiz internet ve her çocuğa cihaz temini bir hedef haline dönüştürülmelidir. Yazılım, internet ve teknolojik gereç üreten şirketler ile toplum yararına pazarlık edilmelidir.

16- UZAKTAN EĞİTİM İÇİN BÜTÇE
a) Server – 85,000 dolar (Eğitim Bakanlığı tarafından temin edildi)
b) Bulut Sistemi – En az 1 yıl için 20,000 dolar
c) Lisanslı Program – Microsoft Office 365 ( Kişi başı yıllık 3 dolar)
d) Moodle İşletim Sistemi ( Kullanıcı başına yıllık 1 dolar)
Veya Blackboard ( Kullanıcı başına yıllık 5,6 dolar)
e) Lisanslı Simülasyon tabanlı program ( kişi başı aylık 30 dolar)
f) Lisanslı İnteraktif video programı (Kişi başı aylık 30 dolar)
g) Web konferans yazılımı ( Zoom – kullanıcı kişi başı yıllık 3.5 dolar/host kişi başı 90 dolar yıllık)
h) Hizmet içi eğitim
i) Siber güvenlik sistemi
j) İhtiyaçlı öğrencilere ücretsiz internet erişimi
k) İhtiyaçlı öğrencilere tablet
l) Bazı çözümler bulut sistemi, web konferans yazılımı ve lisanslı program yazılımlarını tek bir başlıkta birleştirebilir. ( Örneğin Microsoft Office 365)
m) Yukarıda yazılanların sürdürülebilir olması için çok yüksek hızlı geniş bant fiber internet erişimi

KTÖS

Başa dön