EN

MAVİŞ: KAMUSAL EĞİTİM, KAMU YATIRIMLARIYLA GÜÇLENDİRİLMELİDİR

KAMUSAL EĞİTİM, KAMU YATIRIMLARIYLA GÜÇLENDİRİLMELİDİR

Education International (EI) ve Avrupa Eğitim Sendikaları Komitesi (ETUCE) tarafından yürütülen “Go Public! Fund Education – Kamusal Eğitimi Güçlendir! Eğitime Kaynak Ayır” kampanyasının Güney Avrupa Strateji Toplantısı, 21–22 Eylül tarihlerinde İtalya’nın başkenti Roma’da gerçekleştirildi.

 

FLC CGIL’in ev sahipliğindeki toplantıya İtalya, Kıbrıs, Fransa, Yunanistan, Portekiz ve İspanya’dan eğitim sendikaları katıldı. Kıbrıs’ı, Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) ile Kıbrıs Rum İlkokul Öğretmenler Sendikası (POED) temsil etti.

Toplantıda kamusal eğitime ayrılan kaynaklar, öğretmen eksikliği, güvencesiz istihdam, çalışma koşulları, Avrupa Birliği’nin eğitim politikaları, yapay zekânın eğitim ve çalışma yaşamına etkileri ile toplu pazarlık süreçleri ele alındı. Farklı ülkelerdeki deneyimlerin ortak sendikal mücadeleye dönüştürülmesi ve Güney Avrupa için somut bir eylem planı hazırlanması üzerinde duruldu.

 

Toplantının açılışını yapan FLC CGIL Genel Sekreteri Gianna Fracassi, Güney Avrupa’daki eğitim sistemlerinin öğretmen eksikliği, ağır iş yükü, güvencesiz çalışma ve kamusal eğitimin kronik biçimde yetersiz finanse edilmesi gibi ortak sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Fracassi, hiçbir sendikanın bu sorunlarla tek başına mücadele edemeyeceğini vurguladı.

Maviş, Kıbrıs’ın kuzeyindeki kamusal eğitimi anlattı

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, toplantıda yaptığı konuşmada Kıbrıs’ın kuzeyindeki kamusal eğitimin ve öğretmenlerin karşı karşıya bulunduğu sorunları aktardı.

Son 12 ayda kamusal eğitimin uzun süredir devam eden temel sorunlarının çözülemediğini belirten Maviş, hayat pahalılığı karşısında alım gücünün korunması ve öğretmen yetiştirme politikaları konularında yaşanan anlaşmazlıkların eğitim emekçileri üzerindeki baskıyı daha da artırdığını söyledi.

Maviş, öğretmenlerden beklenen sorumluluklar ile bu sorumlulukları yerine getirebilmeleri için kendilerine sunulan koşullar arasında giderek büyüyen bir uçurum bulunduğunu ifade etti.

KTÖS’ün son araştırmasına göre ilkokul sınıflarının yaklaşık yüzde 70’inde öğrenci sayısının 20’nin üzerinde olduğunu, bazı sınıflarda ise bu sayının 36’ya ulaştığını belirten Maviş, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerindeki yetersizliğe de dikkat çekti.

Maviş, İlköğretim Dairesine bağlı 110 okulda yaklaşık 22 bin çocuğa hizmet veren yalnızca 26 kadrolu rehberlik ve psikolojik danışmanlık öğretmeni bulunduğunu, bu açık ihtiyaca rağmen sadece bir yeni kadro ilan edildiğini kaydetti.

Öğretmenlerin farklı öğrenme ihtiyaçlarına, dil engellerine ve çocukların duygusal ve sosyal güçlüklerine yeterli uzman desteği olmadan yanıt vermeye çalıştığını belirten Maviş, kalabalık sınıfların ve yetersiz fiziki koşulların öğretmenlerin gözetim ve güvenlik sorumluluklarını da artırdığını söyledi.

“Kötü planlamanın sonuçları öğretmenlere yükleniyor”

Eğitimin finansmanının öğretmen politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini vurgulayan Maviş, okulların günlük ihtiyaçları, uzman personel ve güvenli binalar için yeterli, güvenilir ve sürdürülebilir kamu kaynağına ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Geciken yatırımların, devam eden okul inşaatlarının ve geçici sınıfların kötü planlamanın sonuçlarını öğretmenlere ve okul yöneticilerine yüklediğini belirten Maviş, hayat pahalılığı ödeneğinin sağladığı korumayı azaltmaya yönelik girişimlerin de öğretmenlerin alım gücünü tehdit ettiğini söyledi.

Genç öğretmenlerin emeklilik haklarında karşılaştığı eşitsizliklerin devam ettiğini kaydeden Maviş; geçici istihdam, öğretmen atamaları ve öğretmenlik yeterlilikleri üzerinden yürütülen tartışmaların iş güvencesi, adalet ve mesleki standartlar açısından ciddi sorunlar yarattığını belirtti.

Atatürk Öğretmen Akademisinde yapılmak istenen değişikliklere de değinen Maviş, bu düzenlemelerin kamusal öğretmen yetiştirme sistemini zayıflattığını ve geçici öğretmenler için adil bir çözüm üretmediğini ifade etti.

“Öğretmenlerin hakları, çocukların eğitim hakkından ayrı düşünülemez”

KTÖS’ün öğretmenlerin hakları ile çocukların nitelikli kamusal eğitim hakkını birlikte savunduğunu belirten Maviş; yeterli öğretmen ve destek personeli istihdam edilmesini, güvenli okul binaları oluşturulmasını ve yatırımların somut verilere dayalı olarak planlanmasını talep ettiklerini söyledi.

Okul ziyaretleri ile öğretmenler ve okul yöneticileriyle yapılan görüşmelerden elde edilen verilerin KTÖS’ün taleplerinin temelini oluşturduğunu aktaran Maviş, araştırmalar, basın toplantıları ve politika önerileri aracılığıyla sınıflardaki gerçek koşulları kamuoyunun gündemine taşıdıklarını ifade etti.

Siyasi partiler ve meslek örgütleriyle yürütülen görüşmelerin yanı sıra diğer sendikalarla iş birliği yaptıklarını belirten Maviş, mart ve nisan aylarında hayat pahalılığı ödeneğine yönelik müdahalelere karşı gerçekleştirilen grev ve protestoların somut sonuç verdiğini kaydetti.

Maviş, ortak sendikal mücadele sayesinde hayat pahalılığı ödeneğinin korunduğunu ve maaş artışının güvence altına alındığını belirterek, bu sonucun kolektif mücadelenin emekçilerin haklarını koruyabileceğini bir kez daha gösterdiğini söyledi.

Buna karşılık öğretmen istihdamı ve okul yatırımları konusunda ilerlemenin sınırlı kaldığını vurgulayan Maviş, siyasi görüşmelerin her zaman yeterli personel istihdamına, yatırımların zamanında tamamlanmasına veya sendikaların eğitim politikalarının belirlenmesinde etkili olmasına yol açmadığını ifade etti.

KTÖS’e yeni başlayan öğretmenlerin yaklaşık yüzde 99’unun üye olduğunu belirten Maviş, bu güveni korumanın üyelerin yanında olmayı, onları etkili biçimde temsil etmeyi ve sendikal çalışmaların şekillenmesine katılabilecekleri olanaklar yaratmayı gerektirdiğini söyledi.

Maviş konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Hükümetler, öğretmenlerin görevlerini yerine getirebilmeleri için gerekli koşulları finanse etmelidir. Güvenceli ve adil istihdam sağlamalı, eğitim sendikalarına karar alma süreçlerinde anlamlı bir rol vermelidir. KTÖS, ETUCE’nin bir parçası olarak öğretmenlerin haklarını ve nitelikli kamusal eğitimi ortak mücadeleyle savunmaya devam edecektir.”

Roma toplantısının ikinci gününde katılımcı sendikalar; stratejik öncelikleri, somut eylemleri ve uygulama takvimini belirleyerek Güney Avrupa’daki dayanışmayı güçlendirecek ortak bir mücadele zemini oluşturmak üzere çalışmalarını sürdürecek.

 

MAVİŞ: KAMUSAL EĞİTİM, KAMU YATIRIMLARIYLA GÜÇLENDİRİLMELİDİR
Başa dön