EN

KTÖS: 32 Maddede Teslimiyet Protokolü Raporu

Mali ve Ekonomik Protokol Raporu/KTÖS

Sonuç:

Temel hak ve özgürlüklerimizden, düşünce ve ifade özgürlüğümüzden, laik sosyal yaşamımızdan, kimliğimizden, kültürümüzden, toplumsal varlığımızdan vazgeçmemiz mümkün değildir.

Bizim gidecek başka bir ülkemiz yoktur. Başka bir Kıbrıs yoktur. Bu coğrafyadan vazgeçmeyeceğiz, burada var olmaya devam edeceğiz.

Bu protokol ile birlikte tüm ekonomik dayatmalara da karşı çıkacağız ve boyun eğmeyeceğiz.

Türk Lirasının değer kaybı, muazzam zamlar ve enflasyonun yıkıcı etkisi alım gücünün yerlerde sürünmesine neden olmaktadır. Fakirleşiyor, yoksullaşıyoruz. Stabil muhasebe birimine geçilmemesi veya Hayat Pahalılığının iki ayda bir maaş ve ücretlere yansıtılmaması halinde toplumsal ekonomik yıkımın farklı sonuçları ile karşılaşacağız.

Bu direniş, somut bir eylem planı ve asgari müşterekte buluşan Sendika/Siyasi Parti/Örgütlerin eylem birlikteliği ile güçlenecektir.   Uluslararası dayanışma ağı oluşturulacaktır.

 

Özet:

Bu protokol Ankara’nın adanın kuzeyinde uyguladığı entegrasyon ve asimilasyon politikalarının gün yüzüne çıkmış gizli ajandasıdır.

Protokolün geneli kültürel dönüşüm hedefiyle, yaşam biçimine ve sosyal hayata müdahale şeklinde hazırlanmıştır. İmzalanan belge ile toplumsal yaşam içerisinde yer alan her alan için toplumsal dönüşüm senaryoları yazılmıştır.

Kültürleme ve sosyalleşme sürecinde okulda öğrenciyi etkileyen en önemli unsur öğretmendir. Atatürk Öğretmen Akademisi, Kıbrıs Türk toplumunun kimliği, kültürü ve varlığının teminatıdır. Bu kurumdan yetişen öğretmenler laik ve bilimsel eğitim modelinin temsilcisi, barışçıl eğitim-öğretim programlarının uygulayıcısıdırlar.

Ankara’ya göre öğretmenler dayattıkları kültürel dönüşümün karşısındadır. Bu nedenle Türkiye’de ve adanın kuzeyinde kendine yakın üniversitelerden yetişen öğretmen adaylarının sisteme girişi, hedeflerinin gerçekleşmesi açısından önemlidir. Bu açıdan öğretmenliğe giriş sisteminde değişiklik ve Atatürk Öğretmen Akademisi’nin tasfiyesi öngörülmektedir.

Bununla birlikte ceza yasasında değişikliklerle toplumun ifade özgürlüğü kısıtlanmak istenmekte ve ekonomi tabanlı patlamalar neticesinde oluşacak protestolara karşı cezai yaptırımlarla toplum susturulmak, sendikaların ise alanı daraltılmaya çalışılmaktadır.

Diğer önemli bir nokta Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon yatakları ve enerji transferinde Türkiye’nin hakkı olduğunu iddiasıdır. Kıbrıslı Türk Toplumu’nun kurumlarına, laik kimliğine dönük saldırı, yeraltı kaynakları içinde mevcuttur.

Bu belge ile milli iradenin yeterince üst kademede temsil edilmediğinden yakınılmıştır. AKP jargonundaki milli iradenin açılımı yargı dahil tüm bağımsız makamların siyasi çoğunluğun otoritesini tanıması, eleştirmemesi ve mutlak bağlılık sunması gerektiği üzerinde durur. Buradaki milli irade hükümet değil, doğrudan AKP’nin otoriter rejimi ile ilişkilidir.

AKP’nin vazgeçilmezi olan dini siyasete alet ederek oy devşirme ve örgütlenme stratejisi bu belgede de karşımıza çıkıyor. AKP tarafından adanın kuzeyindeki din algısı yeterli görülmemekte, daha fazla Sünni İslam propagandası önerilmektedir. Sahih ifadesi ile siyasete yeni bir lügat kazandırmış olan belge, gerçek dini bilgilerin öğretilmesi gerekliliğini salık vermektedir. Ayrıca Din İşleri Dairesi’ne Türkiye’deki gibi başkanlık statüsü kazandırılmak istenmektedir. TC Diyanet doğrudan rol almıştır.

Bu belge ile daha fazla vatandaş yapılması talep edilmiş, AKP menşei yatırımlarının doğrudan imtiyazlara sahip olması üzerinde durulmuştur.

Milli para ifadesi ile toplumun stabil para birimi talebinin önüne geçilme çabası da vardır.

 

 

 

İçerik:

  • Anlaşmanın ana metni ( I-II-III kısım) teslimiyet belgesidir. Bu belgeye göre imzacı iki taraf olmasına rağmen denetleme, yürütme ve para kullandırma yetkisi TC Teknik heyetindedir.
  • KKTC makamları tasfiye edilmiştir.
  • TC geçmişten günümüze ‘milli dava’ iddiası ile Kıbrıslı Türklere sahip çıktığını ve kaynaklarını paylaştığını belirtmekte, Kıbrıs’taki yeraltı/yer üstü kaynaklarının paylaşımında her iki ülke vatandaşlarının ve yönetimlerinin bir bütün olarak hareket etmesi gerektiğini ifade eder.
  • Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon yatakları ve enerji transferinde hakkı olduğunu iddia eder.
  • Yapılan antlaşmada 3.2 milyar TL hibe, 64 milyon dolar ise kredi öngörülür.
  • Hibe Türk Lirası, kredi ise dolar cinsindendir. Bu durum milli para olarak ifade edilen Türk Lirası olmasına rağmen, alacaklarını dövize endekslemiştir.
  • Hibelerin 970 milyonu savunma, 1.881 milyarı ise Ankara’da açılacak ihalelerdir.
  • Verilen hibenin % 90’ı TC Askeri harcamaları ve TC menşei şirketler aracılığı ile Ankara’ya geri dönecektir.
  • Lefkoşa kaynaklı hibelerde alt yapı dışındaki yatırımlar doğrudan Ankara’ya bağlı proje ve örgütlerin desteklenmesi için ayrılmıştır.

TC Girne Öğretmen Evi bakımı (4,5 milyon TL), EBA ( 15 milyon TL) Vakıflar ve Din hizmetlerinin geliştirilmesi ( 3 milyon TL), TC Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğü’nün uygun gördüğü sendika, dernek, STÖ vb. kuruluşlara destek (13,7 milyon TL)

  • Ankara’ya bağlı yandaş örgüt ve sendikalar maddi olarak güçlendirilecek
  • Millet iradesinin yönetiminin en üst seviyede yansımasının önündeki engellerin kaldırılması konusunda tedbirler alınır.
  • Muğlak bir ifadedir. AKP yandaşlarının yönetim kademesine yeterince yansımadığı olarak betimlenebilir. Ayrımcılık ve ayrıcalıkla ilişkilidir.
  • Vatandaşlığa kabule ilişkin şartlar kolaylaştırılacak.
  • Daha kısa sürede daha çok vatandaş yapılmak isteniyor.
  • Kamu personel rejimi etkinleştirilecek.
  • Personel azaltılacak, yeni atamalar sınırlı sayıda olacak.
  • Maraş günlük kullanıma hazır hale getirilecek.
  • Maraş’ın tamamının yerleşime açılmasını ifade eder.
  • KKTC vatandaşlarının TC bireysel emeklilik sisteminden yararlandırılması sağlanacak.
  • Türkiye hastaneleri ve emeklilik sisteminin kullanımına özendirme var.

 

  • Milli paranın kullanımı yaygınlaştırılacak.
  • Bu hamle ile stabil muhasebe birimine geçişin önünü kesmek amaçlanmıştır. Yıllık Enflasyonu %88 olan Türk Lirası’nın muhasebe birimi olarak dayatılması kabul edilemez.
  • Yabancıların doğrudan yatırım yapması, şirket kurması, mal satın almasının önündeki engeller kaldırılacak.
  • Ankara veya yabancı menşei şirketlere imtiyazlar sağlanarak, yerli şirketleri rekabet edemez bir sürece sürükleyecekler.
  • Turizm ve kültür alanında Osmanlı ve Türk-İslam dönemi öne çıkarılacak.
  • Osmanlı’dan kaynaklı haklar iddiası turizm kisvesi altında gündemde tutulmaktadır.
  • Sivil toplum kuruluşlarınca oldukça yaygın olarak kullanılan, KKTC-TC vatandaşları arasındaki tarihi kültürel ve coğrafi bağları hedef alan dezenformasyon çalışmalarının bertaraf edilmesi.
  • Resmi devlet tezi dışındaki tezler ve bu tezleri savunan örgütler ve yöneticileri yaptırıma uğrayacak
  • KKTC’de hizmet veren din görevlilerinin bilgi ve becerilerinin artırılarak din hizmetlerinin daha nitelikli olarak verilmesi ve toplumun sahih dini bilgisine sahip olması sağlanacaktır.
  • Sahih: Gerçeğe uygun
  • Adanın kuzeyindeki din algısı yeterli görülmemekte, daha fazla Sünni İslam propagandası önerilmektedir.
  • Din hizmetlerinin kurumsal bir çerçevede, tek çatı altında, devlet tüzel kişiliği içerisinde daha etkin bir biçimde verilmesi sağlanacaktır.
  • Din İşleri Dairesi’ne Türkiye’deki gibi başkanlık statüsü kazandırılmak istenmektedir. TC Diyanet doğrudan rol almıştır.
  • Sosyal medya başta olmak üzere tüm iletişim platformlarında dezenformasyona karşı etkin bir işbirliği sağlanacaktır.
  • Ceza Yasası’ndaki değişiklik talebi ile ifade özgürlüğü kısıtlanmak istenmektedir.
  • İletişim alanında yerel, bölgesel ve uluslararası faaliyetlerde iki ülkenin bağlılığına ve KKTC’ni meşru haklarına dair süreklilik ve odaklılık gözetilerek iletişim faaliyetleri düzenlenecektir.
  • Resmi tezler dışında tezleri savunanlara iletişim kanallarına sınırlama getirilecektir.
  • Öğretmenlik mesleğine giriş sisteminin daha geniş tabanlı ve fırsat eşitliğini teminat altına alan bir modele dönüştürülerek eğitim kalitesinin arttırılmasını hizmet edecek şekilde ilgili mevzuatta gerekli düzenlenmeler yapılarak mesleğe girişte rekabetçi bir yapı kurulacaktır.
  • Burada kastedilen AÖA’nın uzun vadede etkisizleştirilmesi ve Ankara’ya yakın üniversitelerden mezun olamların öğretmen olarak okullara yerleştirilmesidir.
  • Öğretim programları ve ders içerikleri, ortak değerlerimizi güçlendirmeye yönelik gözden geçirilerek güncellenecektir.
  • Eğitim/öğretim programlarına gerici bir anlayışla müdahale edilmek istenmektedir.
  • Sendikal faaliyetler dışında sendikaların kuruluş amaçlarını aşan siyasi, ideolojik çalışma ve sosyal faaliyette bulunmamalarına ve sendikal ayrımcılığı önlemeye yönelik mevzuat düzenlemeleri de dahil gerekli tedbirler alınacaktır.
  • Sendikaları kapatma, işlevsizleştirme ve iç işlerine müdahale hedeflenmektedir.
  • TİS, süre bitiminden sonra otomatik olarak uzamayacak şekilde düzenlenecektir.
  • Toplu iş sözleşmeleri kaldırılacaktır.
  • Elektrik üretim/iletim, dağıtım/tedarik fonksiyonları ayrıştırılacaktır.
  • Hizmetler özelleştirilecektir.
  • Emeklilik sistemi gözden geçirecektir.
  • Emeklilik ikramiyesi, maaşı ve yaşında kayıplar söz konusu olacaktır.
  • Kamu maliyesinde bütçe dengesinin sağlanmasına yönelik politikalar yürütülecek
  • Hayat pahalılığı artışlarının ötelenmesi, yapısının değiştirilmesi ve son raddede kaldırılması planlanmaktadır.
  • Belediyeler birleştirilecek
  • Belediyelerin keyfi birleştirilmesi protokole yerleştirildi
  • Türkiye’de uygulanan Aile Eğitim Programı KKTC’de de uygulanacak
  • Aile yapımıza doğrudan müdahale

28- Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi hizmet binaları yapımına yönelik işbirliğine devam edilecektir.

  • 586 milyon TL’lik saray yapımı ısrarı devam etmektedir. KKTC bütçesinde okulların toplam tadilatına 3 milyon TL ayrılmıştır.Toplum tarafından kabul görmeyen ‘’külliye’’ yapımı için ayrılacak bütçe ve sosyo-kültürel yapımızı dönüştürmeye dönük bir müdahale.

 

29 – Milli Piyango özelleştirilecek

  • Devlete gelir getiren kurumları elden çıkarma/peşkeş çekme misyonu devam ediyor.

  30- Taraflar KKTC’nin iç güvenliği alanında somut ve etkin ikili işbirliği yapacaklardır.

  • Geçici 10. maddenin sürdürülmek istendiğini gözler önüne sermektedir.

  31- Taraflar iki ülke gençlerinin ve sporcularının dostluk, kardeşlik, ve akrabalık duygularının güçlendirilmesi hususunda çalışmalar yapılmasını sağlayacaklardır.

  • Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımadıklarını iddia etmelerinin yanında her türlü organizasyonda gerek Kıbrıs Cumhuriyeti’nde gerek Türkiye Cumhuriyeti’nde gerekse uluslararası birçok arenada; ferdi ve takım organizasyonlarında birçok branşta müsabaka yapıp, performans sergiliyorken; tanıdıklarını iddia ettikleri KKTC’nin herhangi bir sporcusu veya takımı ile dostluk maçı dahi yapmamaları asıl olandır. Bunun yanında aynı alanda yine ‘’tanıdıklarını’’ iddia ettikleri KKTC’nin bünyesinde yer alan federasyonlara bağlı birçok sporcuyu; kulüplerimize ve federasyonlarımıza ‘’ambargo’’ uygulayarak TC’ne bağlı federasyonlar çatısı altındaki kulüplere bedelsiz ve hiçbir hak tanımaksızın transfer edebilmektedir.

32- KKTC ile yürütülen e-devlet ve dijital dönüşüm projelerine ilişkin süreç hızlandırılacak, işbirliği arttırılarak devam ettirilecektir.

  • Kişisel bilgilerin ve Kıbrıs’ın kuzeyindeki tüm datanın e-devlet yapısı altında, TC kontrolü altında tutulması ve kontrol edilmek istenmesi hedeflenmektedir.

KTÖS YÖNETİM KURULU

 

KTÖS: 32 Maddede Teslimiyet Protokolü Raporu
Başa dön