KTÖS, siyasi partilerin eğitim politikalarını değerlendirdi.

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) seçime katılan siyasi partilerin manifestolarını inceleyerek, eğitim-öğretim faaliyetlerinin ve toplumsal hakların geliştirilmesi konusunda sendikayla aynı duyarlılığa sahip olup olmadıkları açısından değerlendirdi.

Sendika Genel Sekreteri Şener Elcil, Eğitim Sekreteri Burak Maviş ve Eğitim Sekreteri Yardımcısı Süleyman Gelener düzenledikleri basın toplantısıyla inceleme sonuçlarını paylaştı.

Gelener, belirledikleri 25 başlığın tamamıyla ilgili tavır ortaya koyan hiçbir siyasi parti olmadığını söyleyerek, CTP, TDP ve HP’nin başlıkların en az yarısı ile ilgili tavrı bulunduğunu belirtti.

Sendika yetkilileri, halka, seçimlerde, akla bilime, demokrasi ve laikliğe dayalı projeler ortaya koyan partilere oy verme çağrısında bulundu.

ELCİL: “EĞİTİMLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİ DEĞERLENDİRDİK”

KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil, sendika olarak yaptıkları çalışmayla, siyasi partilerin manifestolarında öngördükleri eğitimle ilgili görüşleri değerlendirdiklerini belirtti.

Pazar günü yapılacak milletvekilliği seçimlerini “yerel yönetim seçimi” olarak değerlendiren Elcil, Kıbrıs Türk halkının siyasi iradesine uzak olduğunu söyledi.

Seçmenlere oy kullanırken, mühür kullanmalarını tavsiye eden Elcil, siyasi partileri ideolojilere göre değerlendirmek gerektiğini belirtti.

Elcil, aklanma yerinin seçim sandığı olduğuna yönelik bazı görüşler bulunduğunu belirterek, kişilerin aklanacağı yerlerin sandık değil mahkeme olduğunu söyledi.

Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün banka hesaplarıyla ilgili iddialara değinen Elcil, bu konuda açıklama yapmamasını eleştirdi.

Elcil, “Biz doğrunun arkasındayız” dedi.

MAVİŞ: “25 BAŞLIKTA DEĞERLENDİRME YAPTIK”

KTÖS Eğitim Sekreteri Burak Maviş, UBP, DP, CTP, TDP, HP, TKP Yeni Güçler’in manifestolarını 25 başlıkta değerlendirdiklerini, YDP ve MDP’nin manifestolarında eğitime ilişkin maddeler bulamadıklarından değerlendiremediklerini belirtti.

Maviş, 17/1986 sayılı KKTC Milli Eğitim Yasasının emrettiği “Türkiye’deki özdeş eğitim kurumlarında uygulanmakta olan öğretim programları ile uyum” maddesinin ülkedeki eğitimde sorun yarattığını söyleyerek, Türkiye’den gelen kitapların toplumsal yaşama uymayan ifadeler içerdiğini belirtti.

Ülkedeki eğitim sisteminin Türkiye ile paralel gitmemesi gerektiğini söyleyen Maviş, bu konuda önlem alınması gerektiği görüşünü dile getirdi.

“ÜCRETSİZ EĞİTİM…KOLEJE GİRİŞ”

Maviş, ücretsiz eğitim konusunda TDP ve HP’nin görüşleri bulunduğunu kaydederek, koleje giriş sınav sisteminin değişmesi yönünde ise CTP’nin görüş belirttiğini ifade etti.

Din Kültür ve Ahlak dersi ile İlahiyat Koleji konularına değinen Maviş, CTP, TDP ve HP’nin zorunlu din eğitiminin kaldırılması, TDP’nin ise İlahiyat Koleji’nin kapatılması yönünde görüşleri bulunduğunu kaydetti.

Maviş, “Göç Yasası” olarak anılan yasayla ilgili ise, HP ve TDP’nin kaldırılacağı görüşünü belirttiğini söyledi.

Bunların seçimlere yönelik siyasi partilerin görüş ve vaatleri olduğunu belirten Maviş, bu konuların takipçisi olacaklarını kaydetti.

GELENER: “BAŞLIKLARIN EN AZ YARISI İLE İLGİLİ BİR TAVRI OLAN SADECE 3 SİYASİ PARTİDİR”

KTÖS Eğitim Sekreteri Yardımcısı Süleyman Gelener, basın açıklamasını okudu.

Gelener, “KTÖS, eğitim-öğretim süreçlerinin asıl öznesi olan çocukların sözünün dinlendiği ve sesinin duyulduğu, karar alma mekanizmalarına dahil edildikleri, öğretmenin rehberliğini ve yol göstericiliğini esas kılan, demokratik bir yönetimin hakim olduğu okulları yaratmak için mücadele etmekte, projeler üretmektedir” dedi.

Eğitim alanında yaşanan sorunları dile getiren Gelener, “17/1986 sayılı KKTC Milli Eğitim Yasası”nın emrettiği “Türkiye’deki özdeş eğitim kurumlarında uygulanmakta olan öğretim programları ile uyum” maddesinin siyasi, toplumsal hem de eğitim boyutunda sorunlar ve olumsuzluklar yarattığını belirtti.

Göç Yasası’nın yarattığı sorunlara değinen Gelener, kamusal okullara yeterli bütçe ayrılmaması, özel eğitime gereksinim duyan bireylerin eğitimi ile ilgili yasal düzenleme bulunmamasından kaynaklanan sorunlar, Eğitim Şurası’nda alınan kararların uygulanmaması, okullarda oryantasyon sınıfları oluşturacak bir mekanizma bulunmaması, rehberlik ve psikolojik hizmetlerin okulöncesi ve ilkokullarda yer almaması gibi çok sayıda sorun bulunduğunu söyledi.

Gelener, mevcut kolej giriş sınavlarının öğrencileri ve öğrenim süreçlerini olumsuz etkilemenin yanı sıra önemli sosyal ve ekonomik sorunları da beraberinde getirdiğini kaydederek, yükseköğrenim kurumlarının nitelik sorunu bulunduğunu, Atatürk Öğretmen Akademisi’nin varlığının tehdit altında olduğunu belirtti.

Önümüzdeki seçim sürecinde hükümet olmaya aday siyasi partilerin manifestolarını 25 başlık altında karşılaştırıp, eğitim-öğretim faaliyetlerinin geliştirilmesi ve toplumsal hakların geliştirilmesi konusunda sendikayla aynı duyarlılığa sahip olup olmadıklarını incelediklerini söyleyen Gelener, 15 sayfalık incelemede 6 partinin eğitim-öğretim ve toplumsal haklar ile ilgili görüşlerini “Genel Eğitim, Eğitim Yönetimi, Eğitimin Finansmanı, Eğitim Yasası, Ücretsiz Eğitim Hakkı, Eğitimde Süre, Kolej Giriş Sınavları, Ders Kitapları ve Müfredatlar, Barış Kültürü Eğitimi, Yabancı Dil Eğitimi, Mesleki Eğitim, Din Kültürü ve Ahlak Eğitimi, İlahiyat Koleji, Okulöncesi Eğitim, Özel Eğitim, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Yükseköğrenim, Atatürk Öğretmen Akademisi -Öğretmen Yetiştirme, Denetleme ve Değerlendirme, Hizmet içi Eğitim, Yetişkin Eğitimi, Okul Yönetimi, Okul Altyapıları, Taşımacılık, Göç Yasası” başlıkları altında değerlendirdiklerini kaydetti.

Belirledikleri başlıkların tamamıyla ilgili tavır ortaya koyan hiçbir siyasi parti bulunmadığını dile getiren Gelener, “Başlıkların en az yarısı ile ilgili bir tavrı olan ise CTP, TDP ve HP olmak üzere sadece 3 siyasi partidir” dedi.

Partilerin vaatlerini yerine getirip getirmeyeceğine karar vermenin seçmenin görevi olacağını kaydeden Gelener, “Eşitlik ve adaleti savunan; çözüm ve barış için mücadele eden; laik, demokratik, ücretsiz ve bilimsel eğitim temelinde projeler üreten; sendikalar ve toplumla diyalog kurabilen; hukuksuzluğu ve yolsuzluğu görev edinmeyen kurum veya kişilerin toplumsal varlığımızın devamı için çalışabileceği inancındayız. Yalana, rüşvete, partizanlığa değil, akla ve bilime dayalı projelere tavır koyunuz” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın tam metni;

KTÖS, Seçime Katılan Siyasi Partilerin Manifestolarını İnceledi.

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası eğitimde ve toplumsal mücadelede; toplumsal adalet ve eşitlik, özgürlük, her türlü şiddet ve ayrımcılık karşıtlığı, öz denetim, eleştirellik gibi kavramları demokrasi, barış kültürü ve insan hakları temelinde ilke olarak benimsemiştir.

KTÖS, eğitimin finansmanının kamusal kaynaklar ile karşılanması gerektiğini esas alır. Bu bağlamda sendikamız her çocuğun nitelikli, eşit, ulaşılabilir ve ücretsiz eğitim hakkına kavuşmasının, herkesin kesintisiz eğitimini sürdürebilmesini savunmaktadır.

Okullar, öğrencilerin demokratik bir topluma katılmak için gerekli donanımı elde ettiği yerler olmalıdır. Farklı kültürlere saygılı, birlikte yaşama becerilerine sahip, eleştirel düşünebilen, sorgulayabilen ve analiz edebilen vatandaşları ancak demokratik, insancıl ve barışçıl bir şekilde eğitim veren okullar yetiştirebilir.

KTÖS, eğitim-öğretim süreçlerinin asıl öznesi olan çocukların sözünün dinlendiği ve sesinin duyulduğu, karar alma mekanizmalarına dahil edildikleri, öğretmenin rehberliğini ve yol göstericiliğini esas kılan, demokratik bir yönetimin hakim olduğu okulları yaratmak için mücadele etmekte, projeler üretmektedir.

Bugün eğitim alanında birçok temel sorunla karşı karşıyayız:

17/1986 sayılı KKTC Milli Eğitim Yasasının emrettiği “Türkiye’deki özdeş eğitim kurumlarında uygulanmakta olan öğretim programları ile uyum” maddesi hem siyasi, hem toplumsal hem de eğitim boyutunda sorunlar ve olumsuzluklar yaratmaktadır;
Göç Yasası’nın yarattığı sosyal, ekonomik ve demokratik eşitsizlik okullarımızdaki çalışma barışını olumsuz etkilemeye devam etmektedir;
Kamusal okullara yeterli bütçe ayrılmaması okulları gettolaştırmış ve özel okullara bilinçli bir yönlendirme sağlamaktadır;
Din ve vicdan özgürlüğü ile laik ve bilimsel eğitim çerçevesinde zorunlu din dersleri, İlahiyat Kolejinin varlığı ve Kur’an Kurslarının kurumsallaşması konuları tartışılmalıdır;
Özel eğitime gereksinim duyan bireylerin eğitimi ile ilgili yasal düzenleme yapılmamış olması eğitimin gelişiminin önünde engel ve toplumsal bir ayıp olarak durmaktadır;
Rehberlik ve Psikolojik hizmetleri okulöncesi ve ilkokullarda yer almamaktadır;
Okullarımızda çok kültürlü eğitim programına cevap verecek, oryantasyon sınıfları oluşturacak bir mekanizma var olmamaktadır;
Okul öncesi eğitimin ayrı bir disiplin olmasına rağmen geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için ortaya siyasi bir irade konmamaktadır;
Eğitimin yeniden yapılanması ile ilgili Eğitim Şurası’nda alınan kararların Eğitim Bakanlığı tarafından uygulamaya konmamaktadır;
Mevcut kolej giriş sınavları öğrencileri ve öğrenim süreçlerini olumsuz etkilemenin yanı sıra önemli sosyal ve ekonomik sorunları da beraberinde getirmektedir;
Eğitim Bakanlığı tarafından okullara bütçe ayrılmamaktadır;
Eğitimi ileriye taşıyacak yasa ve tüzükler çıkarılmamakta, teknik komiteler çalıştırılmamaktadır;
Yükseköğrenim kurumlarının nitelik sorunu ortadadır;
Atatürk Öğretmen Akademisi’nin varlığı tehdit altındadır.
Sendikamız eğitimde tüm işin Eğitim Bakanlığı’na bırakılması halinde eğitim adına sorunlarımızın çözülemeyeceğini birçok defa deneyimlemiştir. Bu anlamda sendikamız temel sorunların çözümünde sorumluluk almayı ve eğitimde niteliğin artırılabilmesi için projeler üretmeyi görev bilmiştir.

Önümüzdeki seçim sürecinde hükümet olmaya aday siyasi partilerin manifestolarını 25 başlık altında karşılaştırıp, eğitim-öğretim faaliyetlerinin geliştirilmesi ve toplumsal hakların geliştirilmesi konusunda sendikamızla aynı duyarlılığa sahip olup olmadıklarını inceledik.

Ekte sunduğumuz 15 sayfalık incelemede 6 partinin eğitim-öğretim ve toplumsal haklar ile ilgili görüşlerini “Genel Eğitim, Eğitim Yönetimi, Eğitimin Finansmanı, Eğitim Yasası, Ücretsiz Eğitim Hakkı, Eğitimde Süre, Kolej Giriş Sınavları, Ders Kitapları ve Müfredatlar, Barış Kültürü Eğitimi, Yabancı Dil Eğitimi, Mesleki Eğitim, Din Kültürü ve Ahlak Eğitimi, İlahiyat Koleji, Okulöncesi Eğitim, Özel Eğitim, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Yükseköğrenim, Atatürk Öğretmen Akademisi -Öğretmen Yetiştirme, Denetleme ve Değerlendirme, Hizmet içi Eğitim, Yetişkin Eğitimi, Okul Yönetimi, Okul Altyapıları, Taşımacılık, Göç Yasası” başlıkları altında değerlendirdik.

Belirlediğimiz başlıkların tamamıyla ilgili tavır ortaya koyan hiçbir siyasi parti yoktur. Başlıkların en az yarısı ile ilgili bir tavrı olan ise CTP, TDP ve HP olmak üzere sadece 3 siyasi partidir. Ekte sunduğumuzun incelemede, partilerin vaatlerini yerine getirip getirmeyeceğine karar vermek ise seçmenin görevi olacaktır.

Toplumsal varlığımızın devamı KTÖS için önemlidir. Eşitlik ve adaleti savunan; çözüm ve barış için mücadele eden; laik, demokratik, ücretsiz ve bilimsel eğitim temelinde projeler üreten; sendikalar ve toplumla diyalog kurabilen; hukuksuzluğu ve yolsuzluğu görev edinmeyen kurum veya kişiler toplumsal varlığımızın devamı için çalışabileceği inancındayız. Yalana, rüşvete, partizanlığa değil, akla ve bilime dayalı projelere tavır koyunuz.

Saygılarımızla.

 

2018 siyasi partilerin egitim politikaları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir