“Devletin bu istismara alet edilmesini kabul etmiyoruz”

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası, son dönemde ısrarla gündeme taşınan “Din İşleri Yasası Değişiklik önerileri” konusunda sert açıklamalar yaptı, yasayı hazırlayanları eğitim sistemini dine alet etme gafletine düşmekle suçladı, eğitim bakanlığını ağır sözlerle eleştirdi ve “Dinin siyasete, eğitimin dine alet edilmesini kabul etmedik, etmeyeceğiz” dedi.

İşte KTÖS Eğitim Sekreteri Burak Maviş’in yaptığı açıklamanın tam metni;

“Kıbrıs Türk Toplumu laik yaşam modelini seçtiğinden beri gerici faaliyetlere göz açtırmamış, çeşitli dönemlerde toplumu dini baskı altına almaya çalışanlara karşı mücadele etmiştir. Dr. Fazıl Küçük bu mücadeleyi verenlerin başında gelmektedir. Ezanın Türkçe okunmasında da, müftünün Türkiye’den değil Kıbrıs’tan biri seçilmesinde de, tarikatların faaliyetlerinin sınırlanmasında da Kıbrıs Türk Toplumu’nun laik duruşu vardır.

Son 15 yıldır adamızın kuzeyinde kimliğimizi, kültürümüzü, din algımızı ve varlığımızı yok etmeye dönük gerici faaliyetlerin artığı gerçeği ile karşı karşıyayız. Dini cemaatlar, tarikatlar, dernekler muazzam ekonomik faaliyetler yürütmekte, aleni propaganda yapmaktadırlar. Sakallı, sarıklı kişiler cafelere, barlara girip vatandaşlarımıza vaaz verecek kadar ileri gitmişlerdir.

Camilerde, evlerde dini sohbetler düzenlenmekte, küçük yaşta çocuklar dini istismar pahasına Kur’an kurslarına sürüklenmekte, köylerde okullar kapatılırken camiiler inşa edilmektedir. Üniversiteler kampüs alanlarına camiler inşa ederek, ilahiyat fakültesi kurarak dinsel dönüşüme alet olmaktadır. İlahiyat Kolejinin varlığı gelecek kuşakların toplum mühendisliğinin bir projesi haline dönmüştür. Hastane ve okul ihtiyacımız gün be gün ortadayken, Haspolat’daki camiinin yapımına 33 milyon Euro harcayan bir zihniyet ile karşı karşıyayız. Dinsel gericilik devlet eliyle vatandaşın sağlık ve eğitim hakkından daha önemli bir mesele haline getirilmiştir

Son günlerde gündemde olan, gericilerin talebi ile siyasilerin gündeme aldığı Din İşleri Yasası Değişiklik önerilerinin içeriği vehameti gözler önüne sermektedir. Siyasilerin “toplumun talebi var veya dini faaliyetleri denetim altına alacağız” masalı ile kılıf uydurmaya çalıştığı meselenin özü Kur’an kurslarına, evlerdeki ve camilerdeki dini faaliyetlere sınırsız özgürlük vermektir.

Anayasamız her türlü eğitim faaliyeti düzenleme görevini Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluğuna ve iznine vermiştir. Yapılan değişiklik ile Din İşleri Dairesi’ne de çocuklara zorunlu eğitim-öğretim zamanı dışında dini eğitim verme serbestliği kazandırılmak istenmektedir. Çocukların olgunluk çağına gelmeden siyasi ve ekonomik sömürüsünü kabul etmediğimiz gibi, somut işlemler dönemini tamamlamamış olan bir çocuğun dini eğitime yönlendirilmesini ve devletin bu istismara alet edilmesini de kabul etmiyoruz.

İlahiyat koleji ile ilgili mahkeme kararı, anayasadaki eşitlik ilkesi ve zorunlu din eğitimi ile ilgili Ombudsmanın görüşü ortada dururken, Din İşleri Dairesini eğitim hizmetlerine ortak etme amacının arkasında siyasi menfaat vardır. Bu yasa değişikliği önerisini hazırlayanlar bilerek veya bilmeyerek laik eğitim sistemini dine alet etme gafletine düşmüştür.

Eğitim camide veya benzeri yerlerde hayal edenlerin dini siyasete alet etmek dışında bir gailesi yoktur. Eğitimin okulda verilebileceği, çocukların okulda ve öğretmenlerin elinde güvende olacağı bilimsel bir gerçekliktir. Toplumumuzun vicdanı da bunu işaret etmektedir.

Okullarımızda din, kültür ve ahlak dersi mevcuttur. Bu dersin seçmeli hale dönüştürülmesi ve her çocuğun kendi dini ve mezhebine göre eğitim alması din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinde dikkate alınmalıdır. Siyasilerin masalı olan “toplumsal talep” ise Eğitim Bakanlığı’nın düzenleyeceği bir eğitim şurasında tartışılabilir. Geçmiş beş eğitim şurasında bunun aksi yönünde karar alındığını da hatırlatırız.

Kıbrıs Türk Toplumu her dine ve kişiye eşit mesafede ilişkiler kurabilen, laik bir toplumdur. Kimsenin dinini, dilini, ırkını sormayan, herkese eşit ve hoşgörülü davranan toplumumuzun din algısını değiştirmeye çalışan yobazlara siyasilerin de alet olmamasını dilerdik. Siyasilerin seçmen kesimine dönük, siyasal ve dinsel kayırmacılık şiarı ile dini siyasete, eğitimi dine alet etmesini kabul etmedik, etmeyeceğiz.

Türkiye’deki dini örgütlenmelerin devlet içerisine sızıp Türkiye’yi karanlığa sürüklediği gerçeğinden ders almayıp, benzeri uygulamaları Kıbrıs Türk Toplumu’na reva görmek isteyenler protesto eder, bu konunun peşini bırakmayacağımızı ve yargıya taşıyacağımızı kamuoyu ile paylaşırız.”

Burak Maviş

KTÖS Eğitim Sekreteri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir