KTÖS, Belgrad Barış Forumunda temsil edildi.

21-22 Mart 2019 Belgrad Barış Forumu’nun Ardından;
Sovyetler Birliği’nin dünyada yarattığı denge, birliğin 1990 yılında dağılması ile birlikte, ABD ve batı orjinli tekellerin egemenlik alanında yeni bir dünya düzeni ortaya çıkarmıştır. En acımasız sömürü düzeni yaratma çabası, ülke sınırlarını aşarak dünyanın her tarafına yayıldı. Neo-liberal politikalar ile özelleştirme, esnek çalışma, düşük maaşla uzun süre çalışma, sendikasızlaştırma ve sosyal devlet modelinden uzaklaşma devletin temel sorumluluğu olan eğitim, sağlık hizmetlerinin paralı hale getirilmesi yenidünya düzeninin en tipik özelliklerindendir.

Kuzey Atlantik Paktı (NATO) yenidünya düzeninin jandarması rolünü oynarken, demokrasi, insan haklarına saygı gibi temel insanlık değerlerini istismar ederek egemenlik alanını tüm dünyaya yayma çabasını sürdürmektedir. Bir yandan NATO tarafından desteklenen terörizm diğer tarafından yine bir tehdit algısı olarak medya aracılığı ile toplumlara sunulmakta ve savaş nedeni sayılarak, demokrasi götürme adına savaşlar çıkarılmaktadır. Yüzyıllar boyu oluşan etnik ve dini oyunlar yine başta ABD olmak üzere NATO üyeleri tarafından canlandırılarak çatışmaya dönüştürülmekte ve dünya tekelleri etnik çatışmaların yaşandığı ülkelerdeki doğal kaynaklar sömürmektedir. Yaşanan çatışmalar açlık, yokluk ve güvenlik kaygıları taşıyan insanların yer değiştirmelerine sebep olmakta, yaşanan göçler nedeni ile göçe sebep olan ABD ve Batı siyaseti ırkçılığın, yabancı düşmanlığının ve İslam karşıtı akımların güçlenmesine çanak tutmaktadır.

II. Dünya Savaşı sonrası NATO ile Sovyetler Birliği arasında paylaşılan dünyadaki gelişmelere baktığımızda Filistin-İsrail, Keşmir, Kıbrıs, Gürcistan, Bosna-Hersek, Irak-İran, Suudi Arabistan-Yemen, Ukrayna, Libya, Arakan, Suriye gibi ülkelerde devam eden çatışmaların temelinde hep aynı NATO’cu politikaların olduğunu görmekteyiz.

1999 yılında NATO’nun bombalarına hedef olan Kosova ve Sırbistan buna verilecek en büyük örnektir. Hristiyan-Müslüman Katolik-Ortodoks kavgası ile başlayan Yugoslavya’nın dağıtılması savaşı onbinlerce insanın katledilmesine neden olduğu gibi yaşanan göçlerle dünyaya örnek gösterilen bir ekonomiyi de sıfırlanmıştır. Çatışmayı başlatan ABD ve Batılı ülkeler daha sonra bir barış meleği olarak ortaya çıkıp ülkeyi parçalara ayırmış ve Kosova’dan üç Amerikan askeri üssü ortaya çıkmıştır. Sivil insanların üzerine 78 gün boyunca savaş uçakları ile altmış ikibin sorti yapılarak kelle başına iki kilo bomba yağdırılmıştır. Zayıflatılmış uranyum içeren bombalar bugün hala daha insanların ve çevrenin zehirlenmesine neden olmaktadır. Silaha silahla karşılık verilen bir anlayış NATO’nun Rusya’ya karşı oluşturmak istediği güvenlik çemberine yönelik planlarının bir parçasıdır. Bu ikiyüzlü siyaset Avrupa Birliği’ni örnek bir birlik olarak sunarken, Yugoslavya gibi bir birlikteliği onbinlerce insanın kıyımına göz yumarak dağıtmaktan çekinmemiştir.

1999 yılında NATO’nun düzenlediği saldırının yıldönümünde Belgrad’da düzenlenen Savaş ve Sefalet Yerine Barış ve Gelişme Forum’una katılan 200 civarındaki delegenin ortaya koyduğu vizyon, barışın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurgulamıştır. Forum’a Kıbrıs’tan Kıbrıs Barış Konseyi adına Fanis Hristodulu Christodoulou ve KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil katılmıştır. Yugoslavya Dışişleri Eski Bakanı Zivadin Jovanoviç’in davetlisi olarak dünyanın tüm ülkelerindeki barış konseyleri temsilcilerinin ve savaşlara karşı çıkan yönetmen, düşünür, yazar ve sanatçıların katıldığı Forum, savaşın sebeplerinin ve önlenmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Dünya’da devam eden çatışmaların göründüğü gibi etnik veya dini sebeplerden olmadığı gerçeği, bunun sadece görünen bir sebep olduğu açıktır. Esas sebep ABD ve Batı ülkeleri orjinli şirketlerin sömürü iştahlarıdır.
Saygılarımızla,

Şener Elcil
KTÖS Genel Sekreteri