Yüzlerce işsiz öğretmen varken ülkemizde şu anda TC’den gelen 148 öğretmen görev yapmaktadır.

Dörtlü koalisyon hükümeti TC’nin uyguladığı ambargoya karşı bütçeyi denkleştirmeye çalışırken çalışanların ek-mesailerine, hayat pahalılığı ve ders yılı hazırlık ödeneklerine saldırırken, bir yandan da TC’nin memur ve öğretmenlerini de bizim bütçeden ödemeye devam etmektedir.

Savunma bütçesi ve harcamaları garantör ülke Türkiye’ye ait olmasına rağmen, askeri harcamalar, maaşlar ve askeri ihaleler çalışanların ek mesailerinden, hayat pahalılığı ödeneğinden ve ders yılı hazırlık ödeneklerinden kesilip ödeme yapılmaktadır. Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitler Birliği geçtiğimiz gün yaptığı eylemde alacaklarını talep etmiş fakat kimden olduğunu açıklamamıştır. Hükümet yetkilileri de müteahhitlerin haklı olduğunu söyleyip ayrıntı vermemişlerdir. Askeri ihalelerin bedeli olan alacaklarla ilgili dörtlü hükümet hayat pahalılığı ödeneğine göz dikerek, TC’nin ödemesi gereken harcamaları da bizim sırtımıza yıkmaya karar vermiştir.

Türkiye’nin uyguladığı ambargo çerçevesinde savunma bütçesi de sırtımıza yüklenmiştir. Yüzlerce işsiz öğretmen varken ülkemizde şu anda TC’den gelen 148 öğretmen görev yapmaktadır. Bu öğretmenleri Türkiye’den getirtip, çifte maaş ödeyen dörtlü hükümet TC’den gelen memurların maaşları yanında garantör olduğu iddiasıyla 1974’ten bu yana adamızda bulunan Türkiye Cumhuriyeti’nin savunma harcamalarını da ödemektedir. Türk Lirası’nın erimesinden dolayı Türkiye’ye ödediğimiz enflasyon vergisi ve artan faizler nedeni ile ödediğimiz faiz vergisi yanında, çalışanların maaş, ücret ve ödeneklerinden yapılan kesintilerle TC’nin çift maaşlı öğretmen ve memurları ile savunma bütçesi de sırtımıza yüklenmiştir. On aydan bu yana çalışanlardan kesilip, savunma bütçesine ödenen miktar üç yüz milyon TL’yi aşmıştır.

Bu aşamada dörtlü koalisyon hükümetine sormak isteriz: Savunma bütçesini de maaş ücret ve hayat pahalılığı ödeneğinden kesip biz ödeyeceksek garantöre ne gerek vardır?

Dörtlü hükümetin TC’nin sorumluluklarını çalışanların sırtına yıkan bu dayatmasını kabul etmediğimizi vurgular, her türlü demokratik ve hukuksal eylem hakkımızı kullanacağımızı tüm kamuoyuna duyururuz.

Saygılarımızla.

 

                                                                                                                                                                                                                     Şener Elcil

KTÖS Genel Sekreteri