Yağmanın Bedeli Kıbrıslı Türklere Ödetilecek!

Garantörlük sorumluluğu çerçevesinde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü ve anayasal nizamını korumak için askeri müdahale yapan Türkiye Cumhuriyeti devleti, izlediği siyaset ile adamızın kuzeyini koloni haline getirmiş, şimdi ise işgalin bedelini Kıbrıslı Türkler’e ödetmek için yasal düzenlemeler yaptırmaktadır.

Kıbrıslı Rumlar’ın kuzeyde bıraktıkları taşınır ve taşınmaz malları “ganimet” adı altında talan ettirip yağmalatan anlayış, uluslararası hukuku hiçe sayarak kolonicilik zihniyeti ile tapular dağıtmıştır. Çıkarılan puan sistemi ile malı olana da malı olmayana da arazileri veren yerli işbirlikçiler ve onlara destek veren Türkiye yetkilileri, uluslararası mahkemelerden kaçmak için çareler üretmeye başlamışlardır. Mal Tazmin Komisyonu, malları yağmalanan Rumlar’ı tazmin etmeye yönelik kararlar üretirken, bu konuda sorumlu olan Türkiye’nin uzun bir süreden beri tazminatları ödememesinden dolayı Komisyon çaresiz duruma düşmüştür. Emlak vergisi oranlarında yüzde iki yüz elliye varan bir artış öngörerek ve Mal Tazmin Komisyonu’na kaynak yaratarak, ganimetçileri ve Türkiye’yi kurtarmak için yasa yapılıp meclise gönderilmiştir.

Okul, hastane, yol ve halkın refahına yönelik bütçeden para ayırmayan UBP-HP hükümeti, Ankara’dan aldıkları talimatla Osmanlı’nın yaptığı gibi “işgalin bedelini” Kıbrıslı Türkler’e ödetmeye yönelik yasal düzenleme yapmak için harekete geçmiştir. Ankara’dan para alma yalanıyla hükümet olan UBP-HP, bırakın para almayı, askerin tüm harcaması yanında şimdi de ganimetçilerin rantını halka ödetmeye yönelmiştir.

Haksız yere binlerce dönüm Rum mülkünü ele geçirip, yağmalayan ganimetçiler ve onlara destek olan Türkiye yetkilileri servetlerine servet katarken, işgalin bedeli de bizden çıkarılmaya çalışılmaktadır. UBP-HP hükümeti bu girişimi ile TC’ye ve ganimetçilere hizmet ettiğini bir kez daha göstermiştir. Bu yağmanın bedelini ödeyecek birileri varsa o da garantörlük sorumluluğunun arkasına saklanarak adamızın kuzeyini koloni haline getiren Türkiye ile kandan, gözyaşından ve ganimetten beslenen yerli işbirlikçiler olmalıdır.

 

Saygılarımla,

 

Şener Elcil  

KTÖS Genel Sekreteri