Soruyoruz: Nereden buldunuz?

Kumarhane, fuhuş, kara para aklama, insan ticareti, rüşvet, adam kayırma, yolsuzluk ve usulsüzlüklerle Türkiye’nin çöplüğüne dönüştürülen adamızın kuzeyinde siyasetin temiz olmasından bahsedenlerin öncelikle kendilerinin servet beyanında bulunmaları şarttır.

Günlerden beridir, resmi banka hesapları açıklanan, Başbakan Hüseyin Özgürgün ile ilgili yazılıp söylenenlere rağmen hala daha bankalardaki hesapların kaynağı ile ilgili açıklama yapmaması ve “temiz siyaset” diyenlerin de sessiz kalması, adamızın kuzeyindeki siyasi rejimin nasıl sürdürüldüğünü ortaya koymaktadır. Kıbrıs Türk toplumunun siyasi tarihinde hesap sorma diye bir uygulama asla yerine getirilmeyip hep sözde kalmıştır. Yüzbinlerce dolarlık banka hesaplarının çarşaf çarşaf etrafa saçıldığı günde bile kaynağın açıklanmaması aynen Türkiye’de AKP Hükümeti’nin “ayakkabı kutuları” olayına benzemektedir. Kaldı ki, ortada resmi banka evrakları ve banka yetkililerinin mahkemedeki beyanları söz konusudur. Böylesi bir durumda bile konuşmayan ve susan bir siyasetçi asla şeffaflıktan, hesap verebilirlikten bahsedemez.

Seçim gündeminin en önemli konusu olan bu milyon dolarlık banka hesapları ile ilgili, Sn. Özgürgün derhal toplum önüne çıkıp açıklama yapmalıdır. Bununla beraber öncelikle bakanlar, tüm adaylar ve birinci derece yakınları servet beyanında bulunmalıdırlar. Temiz siyaset siyasetçinin kendisinden başlamalıdır. Aksi halde “ye sen da, yeyim ben da” düzeninde siyasi partiler birbirlerinin usulsüzlüklerini örterler.

Arif Hasan Tahsin’in dediği gibi “çirkef yatağında gülistanlık olmaz” saygılarımızla.