Sınavlar yerine, çocukların yüksek yararına odaklanmalıyız

Çocukların yüksek yararını düşünmeliyiz.
Hükümetin hayata geçirdiği ekonomik önlemlerde savunmasız gruplar ve çocukların yüksek yararını dikkate almadığı ortadadır. Aynı hatayı Eğitim Bakanlığı’nın tekrarlamamasını istiyoruz.

Pandemi ile hayatımızın değiştiği bu dönemde, Eğitim Bakanlığı’nın eğitim-öğretim faaliyetlerini tamamını merkezi sınavlara ve kolej sınavına endekslemesi kaygılarımızı daha da artırmıştır.

Eğitim Bakanlığı’nın sınavlara odaklanması yerine, çocuğun yüksek yararını düşünmesi, çocuk psikolojisi ve pedagojisine göre hareket etmesi yerinde bir karar olacaktır. Bakanın TV programlarında sürekli sınavlara atıfta bulunması çocuklarımızı strese sokarken, aileleri ise ekonomik olarak daha fazla yıpratmaktadır. Özel derslerin toplam yıllık maliyetinin 32 milyon Türk Lirası olduğu tahmin edilmektedir. Alım gücünün düştüğü bu dönemde, hala daha aileler özel derslere para harcamaktadır. Giriş sisteminin değişmesi hem aile ekonomisine hem de çocuğun gelişimine katkı koyacaktır. Kolej giriş sistemine alternatif olabilecek olan V. Eğitim Şurası’nda alınan kararlar hala daha güncelliğini korumaktadır.

‘Eğitim Bilim Danışma Kurulu’ oluşturulmalıdır.
Ekonomik yıkım yaşadığımız, sağlığımız için endişe ettiğimiz, çocuklarımızın dışarıda oyun ve sosyalleşme hakkının elinden alındığı bu dönemde, Eğitim Bakanlığı’nı aileleri kaygılandırma, çocukları strese sokma ve eşitsiz bir ortamda yarıştırma hakkı yoktur. Eğitim Bakanlığı’na farklı önerilerin ortaya konabileceği bir ‘eğitim bilim danışma kurulu’ oluşturması tavsiyemizi yineliyoruz.

Bu kurul hem okulların nasıl açılabileceği, hem kolejlere girişin nasıl olabileceği hem de yönlendirme sınavları ile ilgili yapıcı kararların üretilmesine katkı koyacaktır. Kurul oluşturulurken içerisinde sağlık örgütleri, öğretmen sendikaları, üniversitelerin eğitim fakülteleri, çocuk psikologları, sosyal hizmet uzmanları, siyasi partilerden temsilciler olmalıdır. Çeşitlilik, eğitimin geleceği ile ilgili sağlıklı kararlar üretilmesine vesile olacaktır.

Kolej Sınavları ile ilgili istatistiksel bilgiler
Hatırlanacağı üzere Kolej sınavlarının ilk oturumuna 1978 ( 1729 kolej/249 ilahiyat) öğrenci kayıt oldu. İlkokul 5. Sınıflarda çağ nüfusu 4000 (özel okullar dahil) civarındadır.

Yarışmacı sınav sonucunda, 620 öğrenci kolejlere giriş hakkı kazanacak. Çağ nüfusunun % 49,5’i sınava kayıt yaptırırken, sınava kayıt yaptıranların %31’i, çağ nüfusunun ise %15,5’i kolejlere giriş hakkını kazanabilecek. İlahiyat kolejini dışarı çıkarıp oranlara yeniden bakarsak, bu oran %12,5 olur.

Kolej giriş sistemi çocukların % 84,5’i kayıt hakkı kazanamayacağı bir sistemdir. Şu an ki sistem çoğunluğun ilgi, beceri ve yeteneklerini görmezden gelerek, %15,5’nın kayıt hakkı kazanabileceği çoktan seçmeli sınavlara endekslenmiştir. Pandeminin yarattığı kaygı ve stres altındaki çocuklarımızı, bu sisteme zorlamanın çocuğun eğitimine ve gelişimine bir katkısı olmayacaktır.

Saygılarımızla.

Burak Maviş
KTÖS Eğitim Sekreteri

EK1: http://ktos.org/yarismaci-sinavlarin-yikimlarini-elestirmek-yerine-degisim-oneriyoruz/
EK2: http://egitimsurasi.mebnet.net/

İngiltere’de okullar kapanmadan önce:

Japonya’da okullar açıldıktan sonra

Tayvan’da damlacık örneği