Quisling’i örnek alan politikacılarımız hakkında…

Basın Açıklaması

“Türkiye Cumhuriyeti için Kıbrıs adası askeri, ekonomik ve stratejik bir toprak parçasıdır. Hem Sn. Ecevit hem de Sn. Erdoğan ““Kıbrıs’ta tek bir Türk bile kalmasa” şeklinde bunu ifade etmiştir. Bu ifadelerine en çok alkışı Türkiye’deki siyasi dönüşümlere göre tavır belirleyen politikacılar yapmıştır.”

“Sn. Atun ve Sn. Dürüst Kıbrıslı Türklerin ‘quisling’i olma şerefine erişmiştir.”

İkinci Dünya savaşında Fransa’da Vichy rejimi, Danimarka’da Qisling rejimi, Çin Mançuryası’nda Manchuko rejimi halklarına ihanet ederek, işgal kuvvetlerine sadık rejimler kurmuştur. Quisling terimi tarihe vatan haini olarak not düşülmüştür.

Kıbrıslılar da tarih boyunca yönetime yakın duran asalak politikacılardan acı çekmiştir. Osmanlı döneminde mutasarrıflar, ağalar, imamlar ve papazlar yönetimle yakın ilişkiler geliştirerek halkın haklarını birlikte sömürmüş ve İngiliz döneminde ise Kıbrıslı Türklerin bazı temsilcileri Kavanin Meclisinde yönetimden yana tavır takınarak halkın yararına olan sosyal politikaların geliştirilmesine engel olmuşlardır. 1958 yılında Gönyelinin ismini Menderes diye değiştirenler, 1960’da Menderes’in asılmasından sonra alelacele köyün ismini yeniden Gönyeli olarak yapmışlardır.

Türkiye Cumhuriyeti için Kıbrıs adası askeri, ekonomik ve stratejik bir toprak parçasıdır. Hem Sn. Ecevit hem de Sn. Erdoğan ““Kıbrıs’ta tek bir Türk bile kalmasa” şeklinde bunu ifade etmiştir. Bu ifadelerine en çok alkışı Türkiye’deki siyasi dönüşümlere göre tavır belirleyen politikacılar yapmıştır.

Günümüzde, Türkiye’deki siyasi dönüşümlere göre tavır belirleyen politikacıların başında Sunat Atun ve Kemal Dürüst gelmektedir. Koltukta kalabilmek uğruna Mekke’den Ankara’ya, camiden umreye kadar her türlü değişkenliğe adapte olma becerisine sahiptirler. Kıbrıslı Türkler için değil, bankalardaki hesapları ve Türkiye’nin çıkarları için mecliste koltuk işgal etmekte, her devrin adamı olabilmektedirler. Türkiye’deki referandum sürecinde Sn. Binali Yıldırım ile kol kola podyuma çıkarak “evet” çağrısına ortak olması, bir başka ülkenin içişlerine müdahil olması hem bulunduğu makamı kötüye kullanmakla hem de yalakalıkla açıklanabilir.

Sn. Atun ve Sn. Dürüst Kıbrıslı Türklerin ‘quisling’i olma şerefine erişmiştir. Toplumun siyasi iradesinin dışında hareket edenlerden makamlarını kötüye kullandıkları için istifalarını talep ederiz.

 

Şener Elcil

KTÖS Genel Sekreteri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir