Online Eğitime Geçilmesi İçin Önerilerimiz


Eğitim Bakanlığı dijital eğitime katkı koyan sendikamızı ve öğretmenlerimizi polise şikayet etme; ‘sağlık hakkını’ kullanan öğretmenimizin maaşını kesmekle tehdit etme; öğretmene, öğretim görevlisine ‘tembel’ hakaretini yakıştırma gibi faaliyetlerinin yanında, dünyada eğitim alanında olan bitene bakmalı, eğitim sorunlarına çözümler üretmeli ve enerjisini eğitimde fırsat eşitliğine harcamalıdır.

Bir taraftan özel dershaneler, özel dersler ve özel okullar için çevrimiçi uzaktan eğitim sistemlerinin kurulduğunu görürken, Eğitim Bakanlığı’nın hala daha gönüllü öğretmenlerimizin özverisi ve emeği ile hazırlanan videoların yayınının devamını istemesi düşündürücüdür. Çevrim dışı ve merkeziyetçi bir anlayışla devam edilmesinin, hem öğretmenler hem okullar hem de öğrenciler açısından fırsat eşitsizliği yarattığının görülmesi gerekmektedir.

Çocuk pedagojisi öğrenim süreçlerini, yaşa uygunluk, yerellik, yakınlık ve yaparak yaşayarak öğrenme ilkesine göre inşa eder. Çevrimdışı sistemin sınırlılıkları ortadadır.

Bu süreçte çocukların öğrenimine, gelişimine katkı koymak için:

1- Online Eğitime geçilmelidir.
Her ne kadar sınıf ortamındaki sosyalleşme kadar olmasa da bu süreç içerisinde öğretmeni ve öğrencileri buluşturabilecek bir alt yapı kurulmalıdır. Sanal sınıflarda dersler ve sohbetler kayıt edilmelidir. Kapsamlı programların yanında Microsoft Team gibi daha basit programlarda seçilebilir. Online eğitim için Eğitim Bakanlığı’nın hemen bütçe ayırması gerekir. Bu bütçeyi sokakta aramaya gerek yoktur. Son iki ay taşımacılık ve elektrik gideri olmamıştır. Bu bütçeler dijital yatırım olarak kullanılmalıdır.

2- İhtiyaçlı öğrencilere tablet ve internet katkısı yapılmalıdır.

İngiltere, Hollanda ve Letonya’da dezavantajlı öğrenciler için tablet ve internet katkısı devlet tarafından yapıldı. Letonya’da en büyük mobil ağ operatörleri olan LMT ile BITE Letonya’daki yaklaşık 5000 öğrenciye (toplam öğrenci sayısının yaklaşık yüzde 3’ü) mobil telefon ve tabletler sağladı. GSM operatörlerinin hali hazırda internet katkısı devam etmektedir. Bakanlık, ihtiyaçlı öğrenci sayısını tespit edip, benzer bir antlaşma yapmakla yükümlüdür.

3- Çok dilliliğe, çok kültürlülüğe ve kapsayıcılığa dikkat edilmelidir.

Ülkede öğrenim gören farklı kültürlerden çocuklar ve özel gereksinimli bireyler unutmamalıdır. Bu dönemde çocukların anlayabileceği içerikler hazırlanmalı, öğretim görevlilerine haksız yere tembel demek yerine, üniversitelerden çok kültürlü ve kapsayıcı eğitim için katkı istenmelidir.


4- Bakanlık, öğretmenine güven duymalı, merkeziyetçi eğitim anlayışından vazgeçmelidir.

Merkezi eğitim anlayışı ile dijital öğrenim yapılması mümkün değildir. Bakanlık öğretmenine teknolojik katkı sağlamalı, dijital içerikler üretmesini teşvik etmeli ve bağımsız platformlardan öğrencileriyle buluşmasının önünü açmalıdır. İhtiyaç duyan öğretmenlere uzaktan eğitim ile ilgili hizmet içi kurslar ücretsiz sağlanmalıdır. Bu süreçte çalışma koşulları yasalar çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir.

5- Yeni bir eğitim programı hazırlanmalıdır.

Okulların kapalı olduğu dönemdeki kayıplar, çocukların hazır bulunuşluk süresi, çocukların psikolojileri ve korku, kaygı, istismar, ihmal, yoksulluk gibi eşitsizlikler dikkate alınarak seyrekleştirilmiş, sınav öngörmeyen dijital bir akademik eğitim programı hazırlanmalıdır. Dezavantajlı gruplar için destek eğitimi ihtiyaçları belirlenmeli, öğretmenin öğrencisinin ihtiyaçlarına göre bir öğrenim programı hazırlamasına fırsat tanınmalıdır. Tüm çocukların siber güvenliği ile ilgili gerekli koşullar sağlanmalıdır. 2020-2021 akademik programları ise tüm bunlar dikkate alınarak yeniden kurgulanmalıdır.

Bilim Kurulu’nun alacağı kararlar eğitimin planlanmasına yön verecektir. Eğitim Bakanlığı’nın önünde dijital eğitim için kaynak oluşturmak, analiz yapmak ve ‘eğitim bilimi danışma kurulu’ oluşturmak adına iki haftalık bir süresi vardır. Tek tek okul yöneticilerini arayarak okula gidip gitmediğini sorgulayan bir bakanlığın, aileleri de tek tek arayıp tablet, internet, psikolojik ve ekonomik destek ihtiyacı olup olmadığını öğrenecek bir potansiyeli olmalıdır.
Okulların kapanışının üzerinden 50 gün geçti. Bakanlık sadece yarışmacı sınavları öne çıkaran bir tartışma ortamı yarattı. Bunun yerine öğretmen ve öğrencileri çevrimiçi buluşturup sohbet etme imkanı tanıyan, eğitim kayıplarını gideren, sınav öngörmeyen bir sisteme odaklanmalıdır.
Karar üretme noktasında Başbakan, Eğitim Bakanı, Sağlık Bakanı’nın söylemleri toplumda sadece güvensizlik inşa etmekte ve kurumları rencide etmektedir.
Eğitim için yatırıma, işbirliğine, eşitliğe, güvene ve ortak akla ihtiyacımız vardır.
Saygılarımızla,

Burak Maviş
KTÖS Eğitim Sekreteri

EK1:Pandemi nedeni ile eğitime ara verilen ülkelerde öğrenim nasıl sağlandı?

1. İsveç ve İzlanda gibi ülkeler sosyal mesafe kurallarını muhafaza ederek okulları açık tuttu.
2. Romanya, devlet televizyonundan yayın yaptı. Seçilen öğretmenler iki haftalık bir eğitimden sonra dersleri TV’de çevrim dışı anlattı, aynı programlar Facebook üzerinden yayınlandı. Bununla beraber kullanımı kolay basit platformlar ile sanal sınıflar oluşturuldu.
3. Malta’da okulların hali hazırda online platformları üzerinden öğretmenler sanal sınıflarda buluştu. Malta 2018 yılında her öğretmene bilgisayar ve her öğrenciye learn-pad vermişti.
4. Avrupa’da dijital eğitimin öncüsü Estonya’da okullar hali hazırda webinar sistemiyle blended eğitim yapabiliyordu. Pandemi dönemi ücretli eğitim kurumları da ücretsiz yayın yaptı ve bilgiye kolay ulaşılabildi.
5. Portekiz’de ve Yunanistan’da çevrimiçi ağlar oluşturuldu.
6. İtalya’da özel çevrimiçi sayfalar, video oturumları ve sanal buluşma alanları oluşturuldu. Öğretmenlere ücretsiz uzaktan eğitim ve güncel araçları sağlandı. Ayrıca bölgesel çalışma gruplarıyla okullara teknik destek sağlanmış; izleme inisiyatiflerini başlatmış; sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı olan öğrenciler için ekonomik destek oluşumlarını başlatmıştır.
7. İngiltere’de okullar açık kaldı. Sadece işe gitmesi gereken vatandaşların çocukları okula gitti, diğerleri evden online sistemle takip etti. BBC müfredata uygun olarak 14 haftalık ders içeriği üretti. Bu dersleri ülkedeki tanınmış kişiler sundu. Evlerinde bilgisayar ve interneti olmayan çocuklar ise kendilerine sağlanan tablet ve 4G bağlantılı cihaz ile derslerini takip etti.
8. Polonya’da devlet televizyonu ile dersler devam etti.
9. Adanın güneyinde online sanal sınıflar ile dersler oluşturuldu.
10. Adanın kuzeyinde öğretmenlerin gönüllü video hazırlığı ile çevrimdışı ve merkezi bir yaklaşım Eğitim Bakanlığı tarafından uygulamaya kondu. Videolar BRT’den de yayınlanmaktadır.
11. Hollanda’da online sınıflar oluşturuldu ve herkesin ulaşabilmesi için yatırım yapıldı.
12. Türkiye’de EBA TV üzerinden dersler interaktif işlendi. Online ve çevrimdışı yayınlar kullanıldı. TRT ve internet üzerinden kanal oluşturuldu.
13. Finlandiya’da erken çocukluk eğitimi ve bakımı birimleri ile okul öncesi kurumları açık kaldı. Bu sayede, kamu görevi yapan ve kritik öneme sahip alanlarda çalışan ebeveynler çalışmalarını sürdürebildi. Bu süreçte, okullar öğrencilerin her birinin ihtiyaçlarını ayrı ayrı dikkate alarak planlama yaptı. Bu süre içinde öğretime uzaktan eğitim yoluyla devam edildi.
14. Belçika’da ilk, orta ve yükseköğretimde öğretmenler öğrencilere ödevlerini ilk aşamada elektronik posta yoluyla gönderdi. Bölgeler ve okullar arası değişiklik gösteren uygulamalarda genel bir sistem yerine okulların da kendi eğitim sistemlerini geliştirmesi teşvik edildi.

15. Almanya’da evde kalmak zorunda kalan öğrencilere uzaktan eğitimin nasıl sağlanacağı konusunda her eyalete ve okula göre farklı yöntemler kullanıldı. Berlin’de öğretmenlerin çoğu elektronik postayla öğrencilere haftalık veya birkaç gün için ödev gönderiyor. Öğrenciler de yaptıkları ödevleri elektronik posta yoluyla öğretmenlere iletiyor. Öğrenciler ayrıca gönüllü olarak bilgisayarlara yükledikleri uygulamalarla müfredatta bulunan konuları çalışabiliyor. Bremen eyaletinde ise COVID-19 döneminde öğretmenler, çocuklara nasıl eğitim vereceğine kendileri karar veriyor. Bremen Eğitim Bakanlığı, öğretmenlerin video konferans yoluyla öğrencilerine eğitim verebileceğini veya öğrenciler için internet üzerinden oluşturulan sayfalara ödevleri yükleyebileceğini açıkladı. Aşağı Saksonya eyaletinde ise okullar açılana kadar öğrencilere “evde öğrenme” zorunluluğu getirildi. Buna göre, öğretmenler ödevler ve içerikler hazırlıyor ve bunları öğrencilere internet üzerinden gönderiyor. Kuzey-Ren Vestfalya eyaleti Eğitim Bakanlığı, okullara öğrencilerin evlerinde çözebilecekleri ödevleri hazırlamaları ve bunları öğrencilere ulaştırılması talimatını verdi.

16. Fransa’da “Sınıfım evde” uygulaması geliştirildi. Öğretmenlerin sadece 4’te 1’inin bu uygulamayı kullandığını yapılan araştırmalarla belirlendi. Fransa’daki 800 bin öğretmen kendi imkanlarıyla ve şartlarıyla öğrencilerin eğitiminin devam etmesini sağlamaya çalıştı.
17. İsviçre’de öğrenciler internet üzerinden oluşturulan sınıflarda eğitime devam etti.
18. İspanya’da yayın kuruluşları iş birliğinde hazırlanan bir öğrenme platformunu (EduClan) hayata geçirildi. Buradaki içerikler aynı zamanda ulusal bir kanal (Apredemos En Casa) üzerinden de paylaşıldı. Öğrencilerin öğretmenlerin kanaatine de dayanarak bir üst sınıfa geçirilmeleri öngörülüyor.
19. Moğolistan, ülke genelinde tüm okullarını kapatan ilk ülke oldu. Çevrimiçi kurslar ile eğitimin devamlılığı sağlanmaya çalışıldı. Ayrıca, Moğolca, Kazakça, Tuvan ve işaret dili gibi çeşitli dillerdeki dersler her gün sabit bir şekilde 16 farklı televizyon kanalı üzerinden yayımlandı.
20. Şili, eylem planını Ocak ayında yaptı ve okullar kapatılır kapatılmaz da bu eylem planını hayata geçirdi. Şili ilkokuldan ortaokul son sınıfına kadar olan öğrencilerinin eğitimini ulusal bir çevrimiçi eğitim platformu (Aprendo en línea) üzerinden sürdürdü. Bu platformda öğretim programına uygun tasarlanmış çeşitli metinler ve çalışma rehberleri yer alıyor.
21. Amerika’nın farklı kentlerinde farklı uygulamalar hayata geçirildi. Boston’da ilkokul öğrencileri için günlük okuma önerileri verildi. Eğitim materyalleri, işleyiş bilgileri ve ödevler okulun ve öğretmenin tercihine göre çeşitli uzaktan eğitim araçları üzerinden öğrencilerle ve velilerle paylaşıldı. Resim, sanat ve beden eğitimi projeleri de veriliyor. Ödevler ve projeler notla değerlendirilmiyor. Ortaöğretimde ise öğrencilerin birbirleri ve öğretmenleri ile iletişiminin devam etmesine odaklanılıyor. Okul binaları, kahvaltı ve öğle yemeğini indirimli veya ücretsiz yiyen öğrencilerin velileri için sabahları birkaç saat açık tutuluyor. Boston’da okul hemşireleri de ayrıca bir araya gelerek özel bir ağ kurdular. Öğrenciler ve veliler her türlü sağlık soruları için bu ağa danışabiliyor.
22. Çin’de öncelikle 270 milyondan fazla öğrenci için evlerinde esnek çevrimiçi öğrenme fırsatı sunuldu. Ebeveynlere çocuklarının evdeki öğretmeni olma rolü verildi.
23. Arjantin’de çevrimiçi öğretim materyalleri ve kaynakları ile uzaktan eğitim yapıldı.
24. Avustralya her okul öğretmenler ve öğrencilerin erişebildiği kullanımı kolay online platformları kullandı.
25. Kosta Rika’da çevrimiçi okuma ve diğer çalışma kaynaklarını bir araya getirmeye getirildi.
26. Çekya’da çevrimiçi eğitim platformu kullanıldı.
27. Gürcistan’da devlet televizyonunda canlı ders yapılmakta, ayrıca öğretmenler ve öğrenciler için sanal sınıflar oluşturuldu.
28. Macaristan’da öğretmenler ve okullar sanal sınıflarını oluşturdu, devlet aşağıdan yukarıya doğru gelen bu talebe destek oldu.
29. İsrail, hem ulusal yayın hem de öğretmen-öğrenci ve aileye dijital platformlar oluşturarak online ders ve seminer imkanı sundu.
30. Japonya, dijital sınıflar aracılığı ile eğitime online devam etti.
31. Letonya’da çevrim içi sanal sınıflar üzerinden eğitim devam etmektedir. Ulusal TV, Ulusal Eğitim Merkezi ile iş birliği içinde farklı yaş gruplarına yönelik özel bir haftalık eğitim ve eğlence seçkisi hazırlamıştır. Ulusal Televizyon ayrıca okul çağındaki seyirciler için ünlü tiyatro oyunlarını yayınlamaktadır. Eğitim ve Bilim Bakanlığının koordinasyonuyla evinde internet bağlantısı olmayan öğrencilere teknolojik destek sunulmaktadır. En büyük mobil ağ operatörleri olan LMT ile BITE Letonya’daki yaklaşık 5000 öğrenciye (toplam öğrenci sayısının yaklaşık yüzde 3’ü) mobil telefon ve tabletler sağlamaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojileri kurumları ve belediyelerle iş birliği halinde Letonya’daki bazı okullardaki veri akış kapasitesini artırmak için adımlar attı. Öğrenme sürecinin devamlılığını sağlamak için basılı ders kitaplarının ve basılı öğrenme materyallerinin öğrencilerin kullanımına izin verilmektedir. Bazı okullar öğrencilere dağıtmak üzere özel günlük ders kitapları ve basılı materyaller hazırladı.


Kaynakça:
1- www.ktos.org
2- https://globaled.gse.harvard.edu/files/geii/files/framework_guide_v4_tr.pdf
3- www.bbc.com,
4- www.egitimpedia.com
5- https://www.egitimreformugirisimi.org/
6- www.ntv.com.tr
7- www.tedmem.org
8- https://www.csee-etuce.org/en/policy-issues/covid-19/3776-as-europe-plans-the-exit-from-covid-19-shutdown-leaders-must-listen-to-education-personnel-and-their-trade-unions
9- https://www.ei-ie.org/en/detail/16760/education-international-guidance-to-reopening-schools-and-education-institutions
10- www.unicef.org
11- www.who.int