KTÖS’ten İki Toplum Liderine Çağrı:

Kıbrıs görüşmelerinin 50. yılına girdiğimiz bu dönemde, yarım asırlık süreçte her iki toplumun liderliğinin farklı zamanlardaki isteksizlikleri nedeniyle bir çözüme ulaşılamamıştır.

Kıbrıs Rum Liderliğinin gücü paylaşmaktaki isteksizliği, Kıbrıs Türk Liderliğinin de ayrılıkçı çizgideki duruşu görüşme süreçlerinin uzun bir bölümünü işgal etmiştir.

2004 referandumu ile birlikte Kıbrıs Türk Toplumu çözüm ve birleşme niyetini “evet” diyerek tescil etmiş ve o tarihten günümüze iki toplumlu, iki bölgeli federal bir çatı kurulması için pozisyonunu belirlemiştir.

Bir yıldan uzun bir süre iki toplumun lideri bir araya gelmemiş ve çözüm süreci zaman kaybına uğramıştır.

BM Genel Sekreter’i Eylül’ün son haftasında New York’ta her iki toplum liderini de görüşmeye çağırmıştır. Her iki toplumun liderinin yıllarca yapılan müzakereler sonucu elde edilen kazanımlar çerçevesinde art niyet olmadan, gecikmeksizin yeniden diyaloga geçmeleri ve uzlaşılan noktalar üzerinden müzakere sürecinin yeniden başlaması Kıbrıs’ın ortak geleceği açısından önemlidir.

Türkiye’nin adanın kuzeyinde uyguladığı istirdat projeleri nedeniyle kültürümüzün, kimliğimizin ve varlığımızın tehlikeye girdiği gerçeği ile yüz yüzeyiz. Türk Lirası kullanmak nedeniyle son 1 yılda döviz karşısında alım gücümüz % 60 azalmıştır. Tüm bu olumsuzluklardan ortak çıkış yolumuz çözüm ve barış sürecidir.

 

Petrol ve doğal gaz kaynakları olan bölgelerde çatışma ve sorunların devam ettiği bir dönemde; her iki toplum çatışmalardan ders çıkararak Doğu Akdeniz’deki doğal zenginlikleri iki toplumun yararına kullanmanın yolunu aramalıdır. Bu yüzden çözüm ve barışın öneminin altını bir kez daha çizeriz.

Her iki toplumun lideri New York’a giderken, Türkiye ve Yunanistan’ın beklentilerini bir kenara koyarak, Kıbrıslıların ortak çıkarlarını dile getirmeli ve çözüme en erken ulaşacağımız yolları sürece dahil etmelidir.

Müzakere süreci başlamadan;

İ) Güven yaratıcı önlemlerin hayata geçirilmesini ve kurulan ortak komitelerin aktif şekilde çalışmaya başlaması müzakere sürecini olumlu etkileyecektir.

İİ) AB Muktesebatının kuzeyde de uygulanması için hazırlık yapılması Kıbrıs Türk Toplumunun Avrupa Birliği ile ekonomik ve siyasi entegrasyonun önünü açacaktır.

İİİ) Daha fazla geçiş kapısının açılması, ekonomik ve sosyal ilişkileri geliştirecek, piyasaya olumlu yansıyacaktır.

KTÖS olarak, çözüm çabalarımızı yoğunlaştırmaya ve iki toplum arasındaki ilişkileri geliştirmeye ve iki toplumun da yararına, iki toplumlu, iki bölgeli bir Federasyonda Kıbrıs’ın yeniden birleştirilmesine yönelik çabalara odaklanmaya devam edeceğiz.

Burak Maviş

KTÖS Eğitim Sekreteri