KTÖS, ETUCE davetlisi olarak Berlin’de gerçekleşen “REBALANCE” Proje Konferansına Katıldı

 

Avrupa Sendikalar Konfederasyonu  (ETUC), Alman Sendikalar Konfederasyonu (DGB) ve Friedrich-Ebert-Stiftung işbirliği ile düzenlenen “Rebalance Projesi” Avrupa Konferansı, Berlin’de  Friedrich-Ebert-Stiftung merkez ofisinde gerçekleşti. KTÖS’ü temsilen KTÖS Başkanı Emel Tel ve KTÖS Dış İlişkiler Koordinatörü Gizem Kavaz’ın da aralarında bulunduğu, Avrupa bölgesindeki 20 farklı ülkede örgütlenmiş yaklaşık 100 sendika temsilcisinin katıldığı konferansta, sendikaların ve sosyal partnerlerin  çalışan kadın ve erkeklerin iş yaşamı, özel yaşam ve aile yaşamları arasındaki dengeyi sağlamalarına destek olacak uygulamaları ortaya koymayı amaçlayan “Rebalance” araştırma projesinin ön verileri katılımcılarla paylaşıldı.

Konferansın açılış konuşmasını yapan ETUC Konfederal Sekreteri Montserrat Mir Roca, Rebalance projesinin Finlandiya, Fransa, Almanya, İtalya, Litvanya, Hollanda, Portekiz, Slovenya, İspanya ve İsveç olmak üzere 10 Avrupa ülkesi odak alınarak bu ülkelerde yer alan farklı sektörlerdeki sosyal partnerler ve sendikalar  tarafından iş yaşamı-özel yaşam dengesini sağlamak üzere ortaya konan toplu iş sözleşmeleri zemininde, en iyi uygulamaların ve de ortaya çıkan engellerin belirlenmesi amacıyla konusunda uzman araştırmacılar tarafından yürütüldüğünü belirtti. “İş-yaşam” dengesini destekleyen sağlam temelli bir yasanın, toplumsal cinsiyet eşitliğinin gelişti

rilmesinde ve daha etkili bir iş ve özel yaşam dengesi ve uzlaşısı sağlanmasında önemli bir rol oynadığını belirten Mir Roca, ayrıca toplu iş sözleşmesinin de uzlaşma konusundaki hükümleri sık sık iyileştiren düzenleyici bir araç olarak önemli bir role sahip olduğunun altını çizdi.

Mir Roca, toplumsal cinsiyet eşitliğine atıfta bulunarak konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“İş, aile hayatı, boş zaman aktiviteleri ve diğer sosyal taahhütler arasında adil ve uygun bir denge bulmak tüm çalışanlar için bir zorluktur; birçok erkek, bakım, parasal konular ve aile içindeki eşitsiz güç ilişkileri konusundaki kökleşmiş ve cinsiyete dayalı kalıplardan dolayı, aile kaynaklı izin almaktan ve esnek çalışma düzenlemeleri yapmaktan çekinebilmektedir.  Öte yandan, birçok kadın, aile sorumlulukları ve bakım hizmetlerinin eksikliği nedeniyle işgücü piyasasını terk etmeye veya çalışma saatlerini düşürmeye itiliyor. Bu, kadınların iş yaşamı geçmişlerini ve dolayısıyla sosyal güvenlik haklarını olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle iş-yaşam dengesi hükümlerinin iyileştirilmesi; Çalışanlar, özellikle de kadınlar için refahın ve daha fazla ekonomik güvenlik sağlanması ve cinsiyetlendirilmiş “bakım cezası”na somut bir şekilde karşı koyma konusunda yardım etmenin anahtarıdır.”

Ardından “Rebalance” projesini gerçekleştiren uzman araştırmacılar Barbara Helfferich and Paula Franklin projenin odağı, yöntemi, araştırmanın gerçekleştiği ülkelerde ve sektörlerde araştırmaya dahil ettikleri iyi uygulamaları ve toplu sözleşme içeriklerini katılımcılarla paylaştılar. Ele alınan sektörlerin geniş yelpazede olmasına dikkat ettiklerini belirten araştırmacılar, iyi uygulama örneklerini çoğaltarak araştırmanın tüm sendikalar ve sosyal partnerler için yol gösterici olmasını istediklerinin altını çizdiler.

Konferansta ayrıca, Rebalance proje araştırmasının gerçekleştiği ülkelerde, farklı sektörlerdeki sosyal partnerlerin ve sendikaların iyi uygulamalarını paylaştığı sunumlar yapılarak, katılımcılarla interaktif soru-cevap ve değerlendirme oturumları düzenlendi.

Konferansta, sunulan raporda, iş-yaşam dengesi ile ilgili konularda başarılı bir Toplu pazarlık ve Toplu sözleşme için güçlü bir yasal çerçevenin önemli bir önkoşul olduğu konusunda görüş birliğinin giderek arttığı belirtilmiştir. Birçok sendikanın, hem babalık iznini iyileştirme gerekliliğinin hem de ödenekli bakım izni hakkının altını çizen iddialı ve kapsamlı bir Avrupa-düzeyinde yasal çerçevenin önemini vurguladığı aktarılırken, sendikalar yeni bir Avrupa yönergesi için destek vermeye devam edeceklerini ifade etmişlerdir.

Proje kapsamında görüşülen 10 ülkedeki sendikaların geri bildirimleri naticesinde oluşturulan ve rapora konulan taslak öneriler, konferansa katılan tüm temsilcilerin katıldığı çalışma gruplarında irdelenmiş ve katılımcıların taslak öneriler üzerindeki fikir ve tavsiyeleri alınarak maddelerin geliştirilmesi sürecine dahil olmalarına fırsat tanınmıştır.

 

 

Rebalance Projesi Nedir?

Rebalance projesi, Finlandiya, Fransa, Almanya, İtalya, Litvanya, Hollanda, Portekiz, Slovenya, İspanya ve İsveç olmak üzere 10 Avrupa ülkesindeki farklı sektörlerdeki sosyal partnerler tarafından iş yaşamı-özel yaşam dengesini sağlamak üzere ortaya konan toplu iş sözleşmeleri zemininde, en iyi uygulamaların ve de ortaya çıkan engellerin belirlenmesi amacıyla konusunda uzman araştırmacılar tarafından yürütülmüştür. Çalışmanın odak noktası, hem kadın hem de erkek çalışanlar için iş, aile ve özel yaşam döngüsünü kolaylaştıracak aile ve ebeveyn izinleri şemaları, bakım düzenlemeleri ve çalışma alanlarının geliştirilmesi yoluyla, ebeveynlerin ve bakım sorumlulukları taşıyan çalışanların iş yaşamı, aile yaşamı ve özel yaşamı arasında denge sağlayabilmelerine olanak yaratacak iş-yaşam dengesi önlemlerine odaklanmıştır.

Proje kapsamında araştırılan iş-yaşam dengesi önlemleri; babalık izni, esnek çalışma düzenlemeleri (çalışma saatinin süresi, çalışma yeri ve saatlerinin düzenlenmesi konusunda özerklik), çocuk bakımı hizmetleri (işveren tarafından oluşturulan çocuk bakımı hizmetleri), hasta ya da bakım ihtiyacı olan aile üyesine bakma amaçlı uzun süreli izinler ve ebeveynler ve bakım veren çalışanlar için ekonomik teşvikleri (ödenekler) içermektedir.

Projenin amacı, (1) toplu iş sözleşmeleri için toplu pazarlık aracını kullanan ve (2) iş-yaşam dengesindeki temel noktalara değinen iyi uygulamaların haritasını çıkarmaktır. Bu tip sözleşmelerin varlığı ve oynadığı rol ülkeden ülkeye, sektörden sektöre ve kurumdan kuruma değişmektedir. Araştırmanın, ortaya koyacağı iyi uygulamalar ve süreçte edinilen tecrübeler/derslerle benzer amaçlar için mücadele eden ve toplu pazarlık yöntemini kullanacak olan sendikalar ve sosyal partnerler için yol gösterici ve yardımcı olması amaçlanmaktadır.

Saygılarımızla,

 

KTÖS Dış İlişkiler Koordinatörlüğü