Kolej Giriş Sınavları alternatifi ne olabilir?

Toplumlararası çatışmaların başlamasıyla İngiliz Okulunda öğrenim gören Kıbrıslı Türk öğrencilerin öğrenimlerini sürdürebilmeleri için 27 Ocak 1964 tarihinde “Köşklüçiftlik İngiliz Okulu” adıyla kurulan “kolej”, günümüzde Girne, Güzelyurt, Lefkoşa, İskele, Mağusa ve Hala Sultan’da varlığını devam ettirmektedir.

Okulun varlığından çok, uygulanan yarışmacı sınav sistemi 1964’den günümüze değin tartışma konusu olmuştur. Eğitim Bakanlığı’nın düzenlediği toplam beş Eğitim Şurası’nda da yarışmacı sınavların kaldırılması kararları üretilmiştir. 1994 – 1997 yılları arasında kolej giriş sınavı kaldırıldı. Öğrenciler Lise 1’e değişik ortaokullardan seçilerek alındı. 2004 – 2009 yıllarında kolej sınavı yeniden kaldırıldı. Öğrenciler değişik ortaokullardan Yönlendirme Sınavları ile seçilerek okula alındı.

UBP Hükümeti’nin 2009 yılında seçim vaatlerinden biri olan “kolej giriş sınavı” hayatımıza yeniden dönerek, beraberinde ekonomik ve sosyal problemleri de yeniden üretti. 2004 -2009 arasında uygulanan akademik sınıf programlarından mezun olan öğrenciler GCE, IGCSE ve A-Level programlarında başarılı olarak yurtdışındaki okullara yerleştiler.

Akademik sınıfların başarısı ile ilgili TMK Müdürü Yenidüzen Gazetesi’ne mülakat vermiştir. Okul Müdürü’nü “110 kadar öğrencinin İngiltere’deki üniversitelere kabul almıştır. Bunların 30’a yakını hazırlık okumadan direk birinci sınıfa, 80 civarında öğrencimizin de hazırlık sınıflarına kabul edilmişlerdir. Ayrıca yine 10 öğrencimizde Türkiye’deki üniversitelere A-Level sonuçlarına göre kabul edilmişlerdir” ifade etmiştir.

Yıllara göre çağ nüfusu 3500-4000 öğrenci arası değişmektedir. 550 civarı öğrenci özel okullara kayıt yaptırmaktadır. 2017 yılında KGS1 ve KGS2 sınavlarına 1913 öğrenci girmiştir, toplamda 595 öğrenci yarışmacı KGS3 sonucunda kayıt hakkı kazanacaktır. Hala Sultan İlahiyat Koleji’ne 334 öğrenci başvuru yapmış, KGS3 sonucunda 120 öğrenci kayıt hakkı kazanacaktır.

Çağ nüfusunun 1/7’si, sınava katılanların 1/3’ü kolejlere kayıt hakkı kazanabilir. Oysa 2004-2009 yılları arasında akademik sınıflar; koleje programı takip eden öğrenci sayısını çağ nüfusunun %1,4’den, % 16,1’e çıkmasını sağlamıştı.

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası yetkilileri çağ nüfusunun %15’inin başarılı, % 85’inin başarısız ifade edileceği kolej sınav sisteminin geri gelmemesi için beş bölgede öğretmen ve aileler ile toplantı yapmış, eylem organize etmiş ve alternatif üreterek yetkililere sunmuştur. Sendika yetkilileri kolej sınavları ile ilgili etkin mücadele yürütmektedir.

Sendika yetkilileri yarışmacı kolej giriş sınavlarının 60 milyon TL’lik özel ders piyasası oluştuğunu ifade etmekte, özel dershanelerin eğitim-öğretim faaliyetleri üzerinde olumusz etkisi olduğunu söylemektedir. Ezberlemeye dönük özel derslerin çocukların gelişimine katkı koymadığını belirten yetkililer, çocukların problem çözme yeteneğini ve sorgulamayı engelleyen kolej giriş sınavları aynı zamanda çocuklarımızın çocukluklarını yaşamalarının önündeki en büyük engel olduğunu ifade ettiler.

Eğitim Bakanı Özdemir Berova’nın, “başarı ölçüsü” kolej giriş sınavıdır yönündeki yorumunun tarihi bir gaf olduğunu belirten sendika yetkilileri, okulları, öğretmenleri ve öğrencileri başarılı veya başarısız lanse etmenin yanlış olduğunu belirttiler.

KGS2’deki sınavın içeriğinin yanlış, müfredatta yer almayan konular ve hatalı sorulardan oluştuğunu belirten yetkililer, sınavın içeriğinin değil, sınavın kendisinin ortadan kaldırılması gerektiğini belirtti.

Sendika yetkilisi Şener Elcil, Burak Maviş, Besim Baysal ve Süleyman Gelener’e yönlendirdiğimiz sorular ile Kolej Giriş Sınavlarını sizler için sorguladık;

Söz Kıbrıs: KGS, çocuklarımızın ruhsal ve psikolojik yapılarına uygun mudur?

Besim Baysal ( KTÖS Örgütlenme Sekreteri):

On yaşındaki çocuklarımızın okul durumlarını eğitim bilimleri açısından değerlendirmek gerekirse; ilk olarak bu yaştaki çocuklarımızın başarılı veya başarısız diye ayrılması doğru değildir. Daha da önemlisi Somuttan soyuta doğru bir öğrenme yöntemiyle eğitim-öğretim çalışmaları yürütülmelidir. Yani yaparak-yaşayarak öğrenme metotları uygulanmalıdır. Bizim okullarımızda ise KGS sisteminden dolayı sistem sınava yönelik soyut, gerçekle ilgisinin kurulmadığı eğitim durumları ortaya çıkmaktadır. Sınavlar değerlendirme için kullanılan araçlardan sadece biri olarak kurgulanmak yerine tam anlamıyla bir hedef haline getirilmiştir. Bu yöntem çocukların bilişsel durumlarına uygun değildir. Ayrıca yarışmacı bir sınava oyun çocukları dediğimiz yaşta hayattan ve oyundan kopartılarak hazırlanmak zorunda bırakılan çocuklarda hem de başarının soru çözme tekniklerine göre sınırlandırılması erken yaşlarda stres ve psikolojik travmalar yaratmakta uzun yıllar bunların etkisi devam etmektedir.

Söz Kıbrıs: KGS ile çocuklarımızın dayanışma ve paylaşım yerine rekabet ve bencilliği öğrenmesi toplumsal yaşamda ne gibi sonuçlar ortaya çıkarır?

Burak Maviş ( KTÖS Eğitim Sekreteri):

Okullarımızda özellikle 4. ve 5. Sınıflara yönelik KGS merkezli ve buna bağlı olarak soru çözme teknikleri üzerinde eğitim programsız bir eğitim-öğretim sürüp gitmekte olduğundan doğru işaretlenen soru sayısına ve rekabete dayalı bir sistem ortaya çıkmıştır. Artık çocuklarımız arasında dayanışma yerine rekabet ve bencillik hakim kılınmaktadır. Bu sistemin çok şikayet ettiğimiz toplum olma ve toplumsal varlık ve birlikteliğimizle ilgili sıkıntılara etkisini göz ardı etmemeliyiz. Biz çocuklarımıza birlikte yaşamanın gereklerini değil bencil bir şartlanmanın koşullarını öğretmekteyiz. Toplumda yaşayan bireylerin hangi koşullardan bencil ve hoşgörüsüz bir tavır içinde olduğunu bunun kökenlerini sorgulamadan çeşitli şekillerde eleştiriler yönlendiriyoruz.

Söz Kıbrıs: KGS’nin neden olduğu özel dersler ve dershane sektörünün ekonomik yaşamdaki boyutları nedir?

Süleyman Gelener ( KTÖS Yönetim Kurulu üyesi):

KGS için soru çözme teknikleri ile hazırlık sınavları bağlamında özel dersler ve dershane sistemi bir alternatif olarak devreye girmiştir. Bunun sonucu olarak para ile alınıp satılan bir sistem ortaya çıkmış ve ekonomik olarak farklı sınıfta olan öğrenciler arasında bir fırsat eşitsizliği yaratılmıştır. Bir ailenin özel ders veya dershane için öğrenci başına ortalama aylık gideri 500 ile 1000 TL arası bir miktarda değişmektedir. Dershane ve etüt merkezlerinin ana kaynağını oluşturan KGS sistemi Yıllık olarak 60 milyon TL’ye varan önemli bir piyasa oluşturmuş durumdadır.

Söz Kıbrıs: Milyonları bulan bu rakamlar kimlerin cebine girmektedir? Özel ders sisteminin öğretmen kitlesinin geneli üzerindeki payı nedir?

Şener Elcil ( KTÖS Genel Sekreteri):

Artı ve Dört İşlem gibi dershane ve etüt merkezi olarak görev alan bir iki dershanenin bu pastadan büyük bir miktarı kopardığı çok net olarak görülmektedir. Gazetelerde de reklam sütunlarına 10 yaşındaki çocuklarımızın resimleriyle yansıyan pedagojik, psikolojik ve çocuk hakları bakımından sakıncalı görüntüler karşısında suskun kalmamız doğru da değildir. Bu tür uygulamalar çocuk istismarı anlamına gelmekte ve toplumsal bir yara olarak kanamaya devam etmektedir.

Öğretmen kitlesinde de ekonomik olarak belirli bir gelir kapısı yaratılmıştır. Eğitim sistemindeki bu yozlaşmadan öğretmenlerimiz de payını almaktadır. Çeşitli şekillerde okullarda ortaya çıkan bu yozlaşmanın önüne geçmek gerekmektedir. 1430 tane öğretmenimizden bu çarkın içine giren öğretmenlerimiz %15’i geçmemektedir. Göç Yasası’ndaki ekonomik, sosyal ve demokratik eşitsizliklerin giderilmesi ile bu sayı daha da düşecektir. Özel derslere neden olan olgu yarışmacı sınavların varlığıdır. Sendikanın görevi kişilerle değil, sistemle mücadele etmektir.

Söz Kıbrıs: Çoktan seçmeli sınav yöntemi hangi yaş gruplarında uygulanabilirliği olan bir yöntemdir?

Besim Baysal ( KTÖS Örgütlenme Sekreteri):

Eğitimin hiçbir döneminde tek başına kullanılabilecek bir yöntem olmamakla birlikte öğrencilerin soyut kavramları algılayabileceği ve soyutlama yapabileceği durumlarda diğer değerlendirme yöntemlerinin yanında bu yöntem de kullanılabilecek bir yöntemdir.

Çoktan seçmeli sınav yöntemi için olabilecek en erken dönem Soyut İşlemler Dönemi olarak isimlendirilen ve 12 yaşından itibaren başladığı bilinen dönemdir. Bu yöntem diğer ölçme ve değerlendirme yöntemleri ile birlikte ancak ve ancak ortaokul 2. sınıftan sonra uygulanabilecek bir yöntemdir.

Söz Kıbrıs: Çoktan seçmeli sınavlarla geçiş yerine kolejlere giriş için nasıl formüller ve değerlendirme yöntemleri uygulanabilir?

Burak Maviş ( KTÖS Eğitim Sekreteri):

Gelişim dosyaları, yazılı ve sözlü değerlendirme sınavları ve özellikle süreç temelli çalışmalarla öğrencilerin eğilimleri tespit edilerek yönlendirme yapılabilir. Okul Aile Birlikleri, Öğretmen Sendikaları, Eğitim Bakanlığı birlikte ve alınan şura kararlarına uygun şekilde yeni geçiş sistemine karar vermelidir. Ayrıca bu çalışmaların öğrencilerin motivasyonunu artırması için yaparak-yaşayarak ve öğrenci merkezli uygulamalar gerçek anlamda hayata geçirilmelidir. Ülkemizdeki en büyük çelişki ise Eğitim Bakanlığının öğrenci merkezli eğitime geçildi iddiası ortaya atmasına rağmen yarışmacı ve çoktan seçmeli sınavların varlığının okullarımızı esir aldığının görmezden gelinerek açıklamalar yapmasıdır.

Söz Kıbrıs: KGS dışında belirlenecek geçiş yöntemlerinin kolejlerin kapatılmasını gündeme getirme ihtimali nedir?

Şener Elcil ( KTÖS Genel Sekreteri):

Geçmişte Kolej sınavlarının kaldırılması ile kolejlerin kapatıldığı yaygarası koparılmasına rağmen bu okullarımızın kapatılmadığını ve çalışmaya devam ettiğini biliyoruz. Bu dönemin de şimdi ile karşılaştıracak olursak ilkokullarımız için daha sağlıklı ve verimli eğitim-öğretim dönemi olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca kimi aksaklıkların daha iyi tespit edilerek yeni dönemde önleminin alınması daha da önem arz etmektedir.

Söz Kıbrıs: Kolejlerin gerçek yapısına dönmesi nasıl sağlanabilir?

Burak Maviş ( KTÖS Eğitim Sekreteri):

Eğitim Bakanlığının irade koyarak kolejlerin sadece A-Level, GCE, IGCSE’e yönelik olarak öğrenci yetiştirmesi sağlanmalıdır. ÖSS’ye yönelik olarak eğitim verilmesi yerine yatay geçişlerle sistemin sağlıklı bir şekilde çalışması her öğrencinin ve öğrenci velilerinin sistemin nasıl çalıştığını anlaması gerekmektedir. Buna bağlı olarak da hedeflenen eğitim için yardımcı olacak okul ve program tercih edilecektir.

Söz Kıbrıs: Yarışmacı sınavın varlığına karşı olduğunuzu söylediniz. Yine de KGS2 sınavı yapıldı ve öğretmenlerden ve ailelerden sınavın içeriği ile şikayetler basına yansımıştır. Sınav ile ilgili ne söylemek istersiniz?

Süleyman Gelener ( KTÖS Yönetim Kurulu üyesi):

Ben okuldaki görevim itibarı ile İngilizce soruları ile ilgili bir şeyler söyleyebilirim. Dil öğretiminde kullanılan çoktan seçmeli testler, öğrencilerin belli bir konu üzerinde düşünme, düşündüklerini yazılı ve sözlü olarak ifade etme, yaratıcılıklarını ortaya koyma, eleştirel düşünme, yorumlama, çözümleme ve konu üzerinde değerlendirmelerde bulunmasına olumsuz yönde etki etmektedir.

Çoktan seçmeli test soruları İngilizce öğretmenlerini sınava yönelik dilbilgisi kuralı anlatmaya ve kelime ezberletmeye sevk etmektedir. Bu da öğrencileri yabancı dili test çözerek öğrenmeye itmekte. Sonuç olarak bu sistem öğrencilerin dört temel beceriyi (okuma, yazma, konuşma, dinleme) eşit oranda kazanmalarına engel olmaktadır.

22 tane İngilizce sorusundan 16 tanesinin sorunlu olması, yapılan sınavda başarısız olanların Eğitim Bakanlığı, Talim Terbiye Dairesi ve sınavı hazırlamakla görevli olan Komisyon olduğunu açıkça göstermektedir.

Mevcut sınav sisteminin çalışmadığı ortadadır ve bir an önce bu sisteme alternatif yöntemlerin tartışılması için tüm paydaşların katılımıyla ve ivedilikle bir adım atılması gereklidir.

KGS2 İngilizce soruların analizi
ingilizce sorulari

Kolej sınavlarının ayrıcalıklı bir sınıf yaratacağını belirten yetkililer, nitelikli eğitim almasının önünü açacak düzenlemeler yapılmasını, altyapının geliştirilmesi ve okul içinde demokratik süreçler yaratılmasını talep ettiler.

kaynak:sözkibris.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir