Sn. Atakan suçluyu buldu!

Ulaştırma Bakanı Sn. Tolga Atakan trafikte önlem alınmaması nedeniyle yaşanan çarpışmalar ve ölümlerle ilgili suçluyu buldu. Sn. Atakan dün mecliste yaptığı konuşmada sabit radarlardan kesilen cezalarla ilgili 14 milyon tahsil ederek GELİR ELDE ettiklerini, projeleri hazır olmasına rağmen, memur, öğretmen, tüm devlet çalışanları ve emeklilere ödenen maaşlar yüzünden trafik alt yapısına kaynak aktaramadıklarını bu yüzden memur, öğretmen, tüm devlet çalışanları ve emeklilere verilen hayat pahalılığı ile maaşlardan kesinti yapılarak trafik projelerine aktarmaları gerektiğine vurgu yapmıştır.…

"Sn. Atakan suçluyu buldu!"

Sendikal Platform, 90 madde ile çözüm önerisi sundu.

Sendikal Platform, geçtiğimiz yıl düzenledikleri çalıştayda hazırlanan, siyasi ve ekonomik hayata ilişkin 90 maddeden oluşan önerilerin yer aldığı sonuç bildirgesini milletvekillerine dağıtılmak üzere Cumhuriyet Meclisi’ne sundu.  Sendikal Platform üyeleri bugün Cumhuriyet Meclisi’ne giderek bir süre izleyici koltuklarından oturumu izledi. Daha sonra basına açıklama yapıldı.   İlgili Mektup: Sn. Milletvekili, Bilindiği üzere Türkiye hükümetleri tarafından bugüne kadar dayatılarak yürürlüğe konan hiçbir paket, toplumsal fayda sağlamadığı gibi, Kıbrıslı Türkleri üretimden koparmış ve bağımlılığı artmıştır. İşbirlikçi UBP-HP Hükümeti…

"Sendikal Platform, 90 madde ile çözüm önerisi sundu."

YÖDAK neden devre dışı bırakılmak isteniyor?

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Sn. Nazım Çavuşoğlu’nun Yüksek Öğretim Planlama, Denetleme,Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) ile ilgili açıklamalarını ilgi ile takip ekmekteyiz.   Sn. Çavuşoğlu açıklamalarında YÖDAK’ın yasal yetkilerini aştığını belirterek, gerekirse YÖDAK’ın ortadan kaldırılıp, yetkilerinin Eğitim Bakanlığı’na devredilmesi gerektiğinden bahsetmektedir. Bu saptamayı yapan Sn. Çavuşoğlu’na bazı tarihi gerçekleri hatırlatmakta yarar görüyoruz. Kuzey Kıbrıs’ta üniversite açma ve eğitimi ticari bir şekilde sektör haline getirme anlayışı UBP’nin tek başına hükümet olduğu 2009 yılından itibaren hız…

"YÖDAK neden devre dışı bırakılmak isteniyor?"

İlahiyat Koleji’nin Kuruluş Amacı Ortaya Çıkıyor

Ülkemizde siyasi amaçla kurulduğu net olan ilahiyat kolejinin okul aile birliği başkanlığına elçilik tarafından atanmış olan zat ülkemize inşaat işçisi olarak gelmiş, ne hikmetse!  Kısa sürede zenginleşmiş ve inşaat şirketi sahibi olmuştur. Elçilik tarafından açılan ihaleleri de alan bu zat sendikalı öğretmenleri ve öğretmen sendikalarını hedef göstererek ilahiyat koleji diploma töreninde hayasızca konuşmalar yapmış, okulun kapatılacağı iddiasıyla eylemler düzenlemiş şimdi de ailesine kamu hizmeti komisyonunu basarak escort haksız, hukuksuz, zorbalıkla avantajlar kazandırmaya çalışmaktadır. Kukla hükümetin…

"İlahiyat Koleji’nin Kuruluş Amacı Ortaya Çıkıyor"

Dünya Sendikalar Federasyonu 3 Ekim Emekçilerin Dünya Çapında Eylem Günü Ortak Deklarasyonu

Dünya Sendikalar Federasyonu DSF, kurulduğu gün olan 3 Ekim gününü Emekçilerin Dünya Çapında Eylem Günü olarak ilan etmiştir. Bu yıl DSF üyesi sendikaların küresel eylemi ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve faşizme karşı mücadeleye adanmıştır.    Bugün insanlık, emperyalizmin yükselen acımasız saldırganlığını yaşamaktadır. Dönemimizde ABD ve müttefikleri kendi jeostratejik çıkarlarını dayatmak maksadıyla birçok ülkeye müdahale etmektedirler. Emperyalist savaşlar, yoksulluk ve yoğun sosyal eşitsizlikler, iklim değişikliği ve çevresel felaketler milyonlarca insanı ülkelerinden kopmak ve daha iyi bir yaşam aramak zorunda bırakmaktadır. Bu insanların çoğu savaşlardan, yoksulluk…

"Dünya Sendikalar Federasyonu 3 Ekim Emekçilerin Dünya Çapında Eylem Günü Ortak Deklarasyonu"

  5 Ekim 2019 Dünya Öğretmenler Günü dolaysıyla 4 Ekim 2019, Cuma günü 11:00’de Lefkoşa Ara Bölgede yer alan Dayanışma Evinde, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk Öğretmen Sendikalarının (KTOEÖS, KTÖS, DAÜSEN, OELMEK, POED, OLTEK) ortak basın toplantısı gerçekleşti.

Basın toplantısında 11 Ekim 2019, Cuma günü 19:00 – 20:30 saatleri arasında Lefkoşa Ara Bölge Dayanışma Evinde gerçekleştirilecek Ortak İki Toplumlu 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü Resepsiyonuna tüm öğretmenlere katılım çağrısı yapıldı. 

Basın Bildirisinin Türkçe Metni: 

5 Ekim 2019 – Dünya Öğretmenler Günü

BASIN BİLDİRİSİ

Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk Öğretmen Sendikaları

OELMEK, KTOEÖS, POED, KTÖS, OLTEK, DAÜ-SEN

Kıbrıs’taki Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk Öğretmen Sendikaları, her yıl 5 Ekim’de Dünya Öğretmenler Günü’nü kutlamaktadır ve bu gün tüm eğitim camiası için önemli bir gündür.

Biz Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk öğretmenler olarak bölünmüş ülkemiz Kıbrıs’ı yeniden birleştirmek için çok önemli olan uzlaşma kültürünü geliştirebileceğimize inanıyoruz. Kıbrıs’taki tüm Öğretmen Sendikaları olarak karşılıklı saygı ve anlayışla işbirliği içerisinde hedefimizi gerçekleştirmek ve somutlaştırmak için çalışmaktayız. Karşılıklı anlayış ve uzlaşma için, demokrasinin ve adaletin değerlerini yükseltmek için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.

Bu yılki Dünya Öğretmenleri Günü teması; “Genç Öğretmenler, mesleğin geleceği” olarak belirlenmiştir.

Ülkemizin geleceği, gençlerimiz tarafından şekilleniyor ve geliştiriliyor. Algılarının temelleri, tutumları, değerleri okullarında ve sınıflarında atılıyor. Gelecekte aktif ve sorumlu vatandaşların ülkemiz olan Kıbrıs için hazırlanmasında öğretmenler önemli bir rol oynamaktadır.

Özellikle Kıbrıs’ta öğretmenler ülkemizin “geleceğinin mimarlarıdır”.

Genç öğretmenler, tartışmasız, mesleğin geleceğidir, ancak ne yazık ki, tüm eğitim sistemi ve özellikle öğretmenler, Avrupa ülkelerinde eğitimi pazar olarak gören devlet yetkilileri ve neoliberal ideolojik yaklaşımların eğitim-öğretim ortamına olumsuz etkileri neticesinde derinden etkilenmekte, artan zorluklar ile karşı karşıya kalmaktadır. Yeni öğretmenler, öngörüsüz “reformların” neticeleriyle karşı karşıyadır;  maaş kesintileri, emeklilik ve çalışma haklarındaki gasplar öğretmenler üzerinde sürekli baskı yaratmaktadır. Aynı zamanda, modern toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilmek için eğitim üzerinde talepler ve yükler artmaktadır.

Avrupa genelinde ve ülkemizde öğretmenlik mesleğine ilgi azalmıştır. Mesleği yeni öğretmenlere ve ihtiyaçlarına daha cazip hale getirmek için, uygun çalışma koşulları, iş-yaşam dengesi, nitelikli öğretmen eğitimi ve desteğinin sağlanması gerekmekte, genel olarak bu mesleğe hak ettiği değerin verilmesi gerekmektedir.

 

 

Son olarak, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk Öğretmen Sendikaları

(OELMEK, KTOEOS, POED, KTOS, OLTEK, DAU-SEN) olarak

tüm dünyadaki öğretmenleri ve özellikle de Kıbrıs’ta emek veren

tüm meslektaşlarımızı gönülden selamlar, saygılarımızı sunarız.


Basın Bildirisinin İngilizce Metni:

5th October 2019 – World Teachers’ Day

PRESS RELEASE

Greek Cypriot and Turkish Cypriot Teachers’ Trade Unions

OELMEK, KTOEÖS, POED, KTÖS, OLTEK, DAÜ-SEN

The Greek/Cypriot and the Turkish/Cypriot Teachers’ Trade Unions in Cyprus are celebrating the World Teachers’ Day, which is held annually on 5th of October and it is an important event for the entire educational community.

We, Greek Cypriot and Turkish Cypriot teachers, strongly believe that we can develop a culture of reconciliation which is very important in the effort to reunite our divided country, Cyprus. Trying to fulfill and materialize our aim, all the Teachers’ Trade Unions in Cyprus nurtured an honest collaboration, which is ruled by mutual respect and understanding and we assure that we will continue to work together in order to promote the values of democracy, justice, mutual acceptance and reconciliation.

The theme for this year’s World Teachers’ Day is: “Young Teachers, the future of the profession”

The future of our country is being shaped and developed by our young people, by the students who are in classrooms today. The foundations of their perceptions, their attitudes, their values are being laid in the schools and during discussions at schools. It is highlighted that teachers play an important role in preparing future active and responsible citizens for our country, Cyprus.

Especially in Cyprus, teachers, are our country’s “architects of the future”.

Young teachers, are, indisputably, the future of the profession, but unfortunately, the entire education sector and especially teachers face in many European countries growing challenges from public authorities who see the education sector as a market, where neo-liberal ideology approaches deeply affects negatively the teaching and learning environment. New teachers are facing the consequences of short-sighted “reforms”: cuts of salaries, pensions and recruitments are continuously putting pressure on teachers. At the same time, the demands on education are rising in order to respond to the developments of modern society.

The attractiveness of the profession across Europe and also in our country, is decreasing. To make the profession more attractive for new teachers and for their needs, it is necessary to establish and to ensure decent working conditions, work-life balance, quality teachers’ training and support and generally to undermine the value of the profession.

Finally, on behalf of the Greek Cypriot and Turkish Cypriot Teachers’ Trade Unions

(OELMEK, KTOEOS, POED, KTOS, OLTEK, DAU-SEN)

we express our respect and our heartfelt to all the teachers all over the world,

 especially to all our colleagues in Cyprus.

 

 

Sayın Hükümet Yetkilileri, Hak ve Adaletten Rahatsız Olmayınız!

Kıbrıs Türk toplumunun var olma mücadelesinde en önde sorumluluk taşıyan öğretmenlerimiz ve onların öncü örgütleri sendikalarımızın işbirlikçi ganimetçilere karşı ortaya koydukları duruş ve varoluş mücadelesi, hak yemeye alışmış UBP Maliye Bakanı’nı rahatsız etmiş olacak ki öğretmene ve haklarına saldırmaya devam etmektedir. Öğretmenlerin yasal haklarını toplum önünde tartışma ve itibarsızlaştırma hedefiyle açıklamalar yapan sayın bakanı şiddetle kınıyoruz. Maliye Bakanı Sn. Amcaoğlu okul yapacak parayı bulmak istiyorsa ona tavsiyemiz şunlardır; 1- Yandaşlarınızı zengin etmek için “teşvikler” adı…

"Sayın Hükümet Yetkilileri, Hak ve Adaletten Rahatsız Olmayınız!"

UBP-HP Hükümeti tam bir işbirlikçi anlayışla, Kıbrıs Türk toplumunu yok oluşa sürükleyerek, toplumsal varlıklarımızı AKP sermayesine peşkeş çekecek dayatma protokole onay vererek, koltuğunu koruma peşindedir.  

Bilindiği üzere Türkiye hükümetleri tarafından bugüne kadar dayatılarak yürürlüğe konan hiçbir paket, toplumsal fayda sağlamadığı gibi, Kıbrıslı Türkleri üretimden koparmış ve bağımlılığı artmıştır. İşbirlikçi UBP-HP Hükümeti de 750 milyon TL alma hevesi ile bu protokole imza atarak, toplumu ve ülkeyi satma anlayışını sürdürmektedir. Para uğruna ülkemizi, toplumumuzu satmak için işbirlikçilik yapanların bu paketle ülkeye ve insanımıza verecekleri zarar özetle şöyledir;

1- Toplu İş Sözleşmeleri Maliye Bakanlığı’nın onayına bağlandığı için toplu sözleşme hakkı gasp ediliyor.

2- Özel sektörde sendikalaşma için hiçbir çalışma yapılmazken, Toplu Sözleşme Grev ve Referandum Yasası’nda değişiklik yapılarak toplu sözleşme düzeni ortadan kaldırılıp çalışanların hakları gasp ediliyor.

3- İstihdam politikalarına kısıtlama getirilerek, kamunun ihtiyacı olan personel sayısı, emekli sayısı ile engellenip, gençlerimiz göçe zorlanıyor.

4- Maaşlar hariç %10 kesinti yapılarak, emekliler, çalışanlar ve tüm üretici kesimler fakirleştiriliyor.

5- Hayat Pahalılığı ödeneğinden %2 kesintinin yanında 2020 yılı için hayat pahalılığı ödeneğinin kaldırılmasına zemin yaratılıyor.

6- Belediyeler birleştirilip, halkımızın alacağı hizmetler ve belediye çalışanlarının geleceği belirsizliğe sürükleniyor.

7- Artan nüfusla birlikte öğretmen ihtiyacı ortada dururken ve yüzlerce işsiz öğretmen varken yanlış bilgilerle öğretmenler itibarsızlaştırılıp, çocuklarımıza verilen eğitimin niteliği düşürülüyor.

8- Toplumun malı olan kooperatifler ya kapatılıyor veya özel bankaya dönüştürülüyor.

9- Kooperatife ait işletmeler elden çıkarılıyor ve özelleştirme adı altında yandaşlara peşkeş çekiliyor.

10- Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu parçalara ayrılıp, özelleştirme adı altında yandaş sermayeye peşkeş çekiliyor.

11- Limanlar özelleştirme adı altında peşkeş çekiliyor. Liman İşçileri Şirketi kapatılıyor.

12- Telefon Dairesi yandaş sermayeye peşkeş çekiliyor.

13- Eğitimin temel ihtiyaçları ortada dururken İlahiyat okulunun geliştirilmesine öncelik verilerek, anayasa ve yasalara aykırı olarak, bilimsel, demokratik, laik eğitim kaldırılıp gerici eğitim dayatılıyor.

14- “Göç Yasası”nı ortadan kaldırmak yerine, uygulamaya devam edilerek çalışanlar daha da fakirleştiriliyor.

15- Dini faaliyetlere 3,5 milyon TL, TC’nin Kıbrıs’ta kurdurduğu derneklere, sendikalara 5,5 milyon TL verilirken, eğitim, sağlık ve kültür faaliyetlerine TC Elçiliği’nin onayı koşulu ile komik rakamlar veriliyor.

16- Demografik yapı değiştirilerek toplumsal mülklere, kurumlara el koyarak Kıbrıslı Türkler azınlık durumuna düşürülüp çaresizliğe mahkum edilerek, siyasi iradeleri Türkiye’den atanan memurlarla gasp ediliyor.

Biz ülkemizi ve insanlarımızı seviyoruz. Para uğruna toplumsal varlıklarımızın AKP’ye peşkeş çekilmesine, Kıbrıs Türk toplumunun yok edilmesine, ülkemizin koloni yapılmasına asla izin vermeyeceğiz.

Saygılarımızla.

                                                                                                                   

Sendikal Platform

“Nüfusun sürekli artmasıyla okulların sayısı yetersiz hale geldi”

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) okullardaki altyapı eksiklikleri nedeniyle Dikmen İlkokulu’nda basın açıklaması yaptı. Daha önce çadır eylemi olarak açıklanan etkinlikte konuşan KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil “Bakanlık bizden hızlı davrandı, Fazıl Plümer’deki barakayı sökerek buraya getirdi” diyerek bu nedenle çadır eylemi yapmaktan vazgeçtiklerini açıkladı. Okulların açılması üzerinden iki hafta geçmesine rağmen sınıf ve öğretmen eksikliğinin sürdüğünü dile getiren Elcil, nüfusun sürekli artmasıyla okulların yetersiz hale geldiğini kaydetti. Girne nüfusunun 74’te 7 bin olan Girne…

"“Nüfusun sürekli artmasıyla okulların sayısı yetersiz hale geldi”"

Kontrolsüz nüfus akışından dolayı okullarımız sorunlar yaşamaktadır.

Yıllarca biriken ve çözülmek istenmeyen eğitim sorunlarının yanında, kontrolsüz nüfus akışı nedeniyle okullarımız öğrenci nüfus yoğunluğunun yarattığı sorunlarla da boğuşur hale gelmiştir. Öğrenci nüfus yoğunluğunun aşırı olduğu okullarda derslikler, kantin hizmetleri, tuvalet ihtiyacı, aktivite odaları ve oyun alanı yetersiz kalmakta; kalabalık sınıflarda ise öğretmenin her bir çocuğa ders saati içerisinde ayırması gereken zaman oranı azalmaktadır. Ayrıca okullarımız bireysel ilgi isteyen özel gereksinimli bireyler, yabancı dil konuşan öğrenciler ve farklı davranış gösteren çocuklara eşit erişim konusunda…

"Kontrolsüz nüfus akışından dolayı okullarımız sorunlar yaşamaktadır."