İki Toplumun İşbirliği Sağlık ve Ekonomik Sıkıntıların Çözümünde Önemlidir

Kıbrısın kuzeyindeki ekonomik yapı, Türkiye’ye bağımlı bir şekilde eğitimi meta gören, kumarı turizm kabul eden, dolaylı vergileri, kara para aklamayı ve toplumsal değerleri yağmalamayı ekonomik faaliyet zanneden bir anlayışla kurgulanmıştır. Bu temelsiz anlayış bir haftada ekonomik yapıyı çökertmiştir.

Türkiye’nin bir dediğini iki etmeyen UBP-HP Hükümeti çareyi emekçilerin maaş ve ücretlerinde kesinti yapmakta bulsa da, bunun sürdürülemeyeceği açıktır. Adamızın kuzeyindeki Türkiyeli işadamlarından ve yerli süper zenginlerden vergi talep edemeyen hükümet, emekçileri ve yabancı işci ve öğrencileri geçim derdi ile yüzyüze bırakmış ve halen çalışanlardan daha çok kesinti nasıl yaparımın hesabını yapmaktadır.

T.C devleti uzun bir süreden beri buradaki alt yönetime hiçbir maddi katkıda bulunmazken, savunma bütçesinin de bizim bütçemizden ödenmesini sağlamıştır. ”Mavi Vatan” adı altında Akdeniz’de savaş çığırtkanlığı yapanlar, kuzey Kıbrıs’ı siyasi rehine olarak ellerinde tutmayı ve üzerinde yaşayan insanların değil, toprağın onlar için önemli olduğunu bu süreçte bize bir kez daha hatırlatmışlardır. Bu zor süreçte ”Türkiye maddi ve manevi olarak yanımızdadır” diye açıklama yapan UBP-HP yetkililerinin, bahse konu olan ”maddi manevi” olgusunun ne olduğunu halka açıklamamaları ise önemli bir noktadır. Hastahanelerin ihtiyacı olan ilaç ve malzemeler; bağışlar ve AB yardımları ile karşılanırken, yoksulluk ve parasızlıkla yüzyüze bırakılan insanlarımız ise toplumsal dayanışma ile ayakta tutulmaya çalışılmaktadır.

Türkiye Cumhurbaşkanı IBAN numarası vererek Türkiye Cumhuriyeti devletini halktan para dilenen duruma getirdiklerini ilan etmiştir. Bu gerçekler ortada iken ”Mavi Vatan” masalının kuramcısı emekli Tümamiral Cem Gürdeniz Kıbrıs’ta çözüm olmaması, adanın bölünmüş ve AB’nin dışında olmasının ne kadar önemli olduğu ile ilgili basına beyanat verebilmektedir.

Corona Virüs salgını Kıbrıs Türk toplumunun yerinin 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti hakları temelinde AB üyesi bağımsız Birleşik Kıbrıs’ta olduğu gerçeğini bize öğretirken, Türkiye yetkilileri için ise adanın kuzeyinde yaşayan insanların değil, toprağın önemli olduğunu bizlere bir kez daha göstermiştir.

Covid-19 salgını ile Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünün iki topluma ne kadar zarar verdiğini ve adamızın birleştirilmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş bulunmaktayız.

Bu süreç içerisinde iki toplumun sağlık, ekonomi ve diğer alanlarda işbirliği yapmasının, salgının önlenmesinin yanında, doğan ekonomik sıkıntıların aşılmasında da önemli bir açılım yaratacağı açıktır.

Saygılarımızla

Şener Elcil

KTÖS Genel Sekreteri