Gerçek Dayanışmaya EVET, Fırsatçılığa HAYIR!

Tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan Covid-19 salgının yarattığı olumsuz hayata koşullarının etkisi her geçen gün artmaktadır. En temel insan hakkı olan yaşama hakkının idame ettirilmesi en öncelikli gündemdir. Bu olumsuzluklar yaşanırken bir diğer önemli konu ise ekonomik olumsuzlukların yarattığı sıkıntıların aşılmasında ülkelerin ve ülke yönetimlerinin ortaya koyduğu uygulamalardır.

Kıbrıs’ın Kuzeyindeki en büyük yanılgı ise normal bir ülke ve yönetimin olduğu yanılgısıdır. Üretimden koparılmış, bağımlı bir alt yönetim olduğumuzda dolayı alınacak ekonomik tedbirlerin normal ülkelerle benzeşmesinin mümkünatı yoktur.

Covid 19 salgının önlenmesi için başta KTTB ve sendikalar olmak üzere, bir çok kesim toplumsal dayanışma göstermiştir. Salgının yayılmasının önlenmesi için gerekli teçhizatların alınması adına kaynaklarımızı paylaştık, daha fazlasını da paylaşmaya devam edeceğiz. Eşit ve adil olacak şekilde daha fazla fedakarlık yapmaya tüm toplum gibi bizlerde hazırız. Bu toplumsal dayanışma, hükümetin şark kurnazlığı yapacağı ve büyük sermaye sınıfını koruyacağı anlamına gelmemelidir.


Hükümetin salgını önleyici, dayanışmayı yükselten öneriler geliştirmek yerine, çalışanların haklarına dönük bir anlayışla, sadece sermaye sınıfını koruyan öneriler sunması ekonomik ve sosyal krizin daha da büyümesine neden olacaktır. Birçok devlet kriz döneminde çalışanları korumak adına önlem paketleri açıklarken, UBP-HP hükümetinin çalışanlarını ekonomik anlamada korumak yerine hedef alması anlaşılabilir değildir.

Hükümetin bu tutumunun dayanışma ile ilgisi olmadığı gibi, yağmacı bir tavırdır. Önceliğin halkın vücut bütünlüğünü korumak ve salgının önlenmesi olduğunu hatırlatır, kriz zamanı toplumsal dayanışmaya evet, hükümetin fırsatçılığına hayır dediğimizin altını çizeriz.

Hükümetin kurduğu kriz masası yetersizdir. Hükümet acil olarak aşağıdaki maddeleri dikkate almalı ve hayat geçirmelidir.

1. Yerel yönetimler ve ilgili paydaşlar ile krizin daha etkin yönetilmesi;
2. Ülkedeki tüm özel sağlık kurumlarının ve çalışanlarının kamusal sağlık hizmetine verilmesi;
3. Otellerin kamusal karantina merkezine dönüştürülmesi;
4. Eğitimde ilgili paydaşlarla derhal daha fazla zaman kaybetmeden iletişime geçilmeli ve ortak plan yapılmalı;
5. Bütçedeki gelir-gider dengesin net olarak halka açıklanarak yapılacak uygulamalar için fon kurulmalı;
6. Adadaki TC sermayesi ve bankaların da krize katkısı sağlaması;
7. Piyasada tekelleşen ve pastadan büyük pay sahibi olan şirketlerden vergi alınmalı;
8. Dünya zenginleri arasına girenlerin de bulunduğu ultra zenginlerden de vergi alınmalı;
9. Ülkedeki ekonomik döngünün insan hayatının temel ihtiyacını karşılayacak şekilde ülkede yaşayan herkesin eşit şekilde yararlanmasının sağlaması;
10. Tüm işletme ve bankaların personel ve finansal giderler dışındaki tüm kazançlarını kurulacak fona aktarması;
11. Kurulacak fonun şeffaf olması ve ilgili paydaşlarla yönetilmesi;
12. Seçimlerin maliyetinin düşünülerek bir yıl sonraya ertelenmesi vb…

Sendikamız adaletli, şeffaf, hesap verebilen ve demokratik olmayan herhangi bir sürece destek vermeyecektir. Yukarıdaki koşulların sağlanması şartıyla da her türlü katkıyı yapmaya hazırdır.

Saygılarımızla.

Mustafa Baybora

KTÖS Mali Sekreteri

Mevcut durumda daha önce Sendikal Platform ile birlikte yaptığımız önerilerimiz hala geçerlidir:

Sendikal Platform, 90 madde ile çözüm önerisi sundu.