Dünya Barış Günü Mesajı

Ülkemizin bulunduğu coğrafyada yaşanan savaşlar, tüm Kıbrıslıların ortak acılar yaşamasına ve barışın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

Emperyalizmin sömürü düzeninin devamı; din, dil, renk, etnik ayrım ve sınıfsal ayrılıklar üzerinden çatışma yaratarak çıkar elde etmeye bağlıdır. Savaşların yarattığı göç ve yıkımdan en çok etkilenen emekçi sınıflar olmuştur. Günümüzde teknolojiyi insanlık yararına değil, savaşlar için geliştiren çok uluslu şirketler, bölgemizde etnik ve dini ayrılıkları körükleyerek enerji kaynaklarını sömürmekte ve silah satarak korkunç karlar elde etmektedirler. Bu amaçla terörizmi ve dikta rejimlerini el altından desteklemekte, Birleşmiş Milletler örgütünü pasif hale getirmektedirler. Yaşanan çatışmalar ve doğal afetler yüzünden yüz binlerce insan katledilmekte veya açlıktan ölmektedir. Özellikle daha iyi bir yaşam için ülkesini terk etmek zorunda kalan siviller, çok kötü yaşam şartlarının devam ettiği kamplarda var olmaya çalışırken, on binlercesi de Akdeniz’de boğularak ölmektedir.

İnsanlık yüzyıllar boyu devam eden savaşlardan hala daha bir şeyler öğrenememiştir. Özellikle son iki büyük dünya savaşında yaşanan yıkım, göçler, acılar ve ölümler insanlığa ders olmamıştır. Zor olan barış yapmaktır. Barışa inanmak, paylaşmak, karşılıklı hoşgörülü olmak, insan haklarına ve evrensel değerlere saygılı olmak, halkların kardeşliğine inanarak ırk, renk, cinsiyet ve dini inançlar ayrımını reddetmek barış yapmanın temel taşlarıdır. Bireyler din, dil renk, cinsiyet konularını ayrıştıran değil, insanlık ailesinin bir zenginliği olarak görmelidirler. Etnik farklılıklar, insanlık ailesinin renkliliğidir. Bunları bayrak, vatan, millet gibi milliyetçi öğelere dönüştürüp çatışma yaratan emperyalizmdir.

Emperyalizm, eğitimi kullanarak çatışmaların zeminini yaratmaktadır. Türkçe ve Rumca konuşan Kıbrıslıları birbirine düşman eden eğitimdir. Bu zemini yaratmak için emperyalist güçler, önce Türkiye ve Yunanistan’dan öğretmenler, ardından da silah ve askerler göndermişlerdir.

Bölgemizdeki enerji kaynaklarının zenginliği bizleri yine gerginlik ve çatışma ile yüz yüze getirmiştir. Savaş ve silah ile sorunların çözülmediği gerçeğinden hareketle, bölgemizde yaşayan tüm halkların refahı için diyalog ve barış talebimizi öne çıkarmak zorundayız. Çatışmadan uzak durmak için eşit, adil paylaşımı ve karşılıklı saygıyı savunmalıyız. Kıbrıslılar olarak bölünmüş adamızın birleşmesi için çalışmalı ve Kıbrıs’ta yaratılacak barışla çatışan tüm ülkelere örnek olmalıyız. Covid-19 salgının yarattığı ortamı iki toplumu bölmek için fırsat bilen, adamızın bölünmüşlüğünden ve iki toplumun kanı ve göz yaşından beslenen hem güneydeki hem de kuzeydeki faşistlere karşı durmak zorundayız. Felaketleri ortak mücadele ile fırsata dönüştürmeliyiz. Bölünme ve ayrılık asla Kıbrıs’a ve Kıbrıslılara mutluluk getiremez. Birleşik bir Kıbrıs’a ortak mücadele ile ulaşabiliriz. Nasıl ki, Covid-19 salgınından tüm dünya ortak bir mücadele ile kurtulabilir, insanlığın ortak evi dünya da ortak bir barış mücadelesi ile var olabilir.

Saygılarımla.

Şener Elcil
KTÖS Genel Sekreteri