‘Bizde ne varsa sizde de olacak’ denmişti

 

Ülkemizde plansızlığın ve çarpık yapılaşmanın yarattığı nüfus akışının yükü okullarımızda bir fiil hissedilmektedir. Özellikle şehir merkezlerinde okullarımız çok kültürlü, çok dilli bir öğrenci yapısına sahip olmaya başlamış, bazı okullarda öğrenci nüfusu kapasitenin üstüne çıkmıştır.

Öğrenci nüfusu yoğunlaştıkça sağlık, güvenlik, rehberlik hizmetleri, altyapı, oryantasyon, özel eğitim ve fırsat eşitliği noktasında okullarımızda noksanlıklar görülmeye başlamıştır.

Çocuk koruma politikası ihtiyaçtır.

Bir çocuğumuzun bomba patlaması sonucu hayatını kaybetmesi ile ilgili devlet veya asker olayın sorumluluğunu halen üstlenmemiştir. Çocukların okula güvenli bir şekilde gideceği, okul dışında ve içinde kendini güvende hissedeceği, ailenin ve devletin sorumluluktan kaçamayacağı çocuk koruma politikası, tüm dünyada olduğu gibi bizde de temel ihtiyaçtır. Yasa yapıcılar koruma politikasını hayata geçirmedikçe, çocuklarımız ihmale, suistimale ve istismara maruz kalma tehlikesi ile karşılaşmaya devam edeceklerdir.

Sınıflar kalabalık…

Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre adanın kuzeyindeki ilköğretimde (okulöncesi, ilkokul, özel eğitim dahil) sınıf başına öğrenci sayısı ortalaması 20,3’dür. Bu ortalama Girne bölgesi için 24,26’dır. Köy okulları dışarıda bırakıldığında ortalama, merkezlerde 30’un üzerinde olurken bazı okullarda öğrenci ortalaması 34’ü bulmakta. Adanın en kalabalık okulu olan 23 Nisan İlkokulu’nda sınıftaki ortalama öğrenci sayısının 34 olduğu görülmektedir. Bu dengesiz dağılımın başını plansızlık, denetimsizlik ve göç çekmektedir.

Plansızlık, kalabalık sınıflar ve öğrenci nüfusunun yoğun olduğu okullar yaratırken öğrencinin sınıf içerisindeki ve oyun alanındaki metrekaresini daraltmakta, öğretmenin bir ders saati içerisinde öğrenci ile birebir ilgilenebilme oranını düşürmektedir. Uluslararası okul standartları sınıf içinde öğrenci başına düşen alanın 2,5 metrekare, açık alanda 17 metrekare olmasını öngörüyor. Nitelikli bir ders için öğretmenin ilköğretim küçük sınıflarda 2 dakika, büyük sınıflarda 1,5 dakika öğrenciye zaman ayırması gerekmektedir.

Son Milli Eğitim Şurası’nda ilkokulların 26, beş yaşın 20 ve dört yaşın 16 olması yönünde bir uzlaşı vardır. Talebimiz, sınıf sayılarının şura kararları doğrultusunda yeniden düzenlenmesidir.

İlköğretim ve ortaöğretimde anadili Türkçe olmayan 2750 yabancı öğrenci okullarımızda eğitim almaktadır. Yabancı bir öğrencilere yönelik Türkçe öğretmek ile ilgili çalışma yapılması ve oryantasyon sınıflarının oluşturulması gerekmektedir.  Bununla birlikte özel eğitim ve rehberlik hizmetlerinin yoksunluğu nedeniyle birçok özel gereksinimli öğrencimiz fırsat eşitsizliğine uğramaktadır.

Bulaşıcı hastalık göründü.

Mağusa bölgesinde bir okulumuzda 13 çocuğumuzda uyuz hastalığı görülmüştür. Salgın hastalıklar sınıfında olan uyuz ile ilgili, Temel Sağlık Dairesi’nin bölgedeki diğer okullarında kontrol edilmesi acil önlem alması ve salgının kökeninin tespit edilerek yayılmadan ortadan kaldırılması zaruridir. Bu çağda bu tür salgın hastalıkların ülkemizde görülmesi nüfus politikalarının yanlışlığı ile açıklanabilir.

Türkiye’nin siyasileri ‘Bizde ne varsa sizde de olacak’ demişti. Geldiğimiz koşullar itibarı ile Türkiye’deki gibi, yoğun öğrenci nüfusuna, kalabalık sınıflara, okullarda şiddete, bulaşıcı hastalıklara ve hizmetlerin yetersizliğine sahip olmaya başladık.

Bu anlamda Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi’nin Türkiye Eğitim Sistemi ile paralellik göstermesi anlayışından vazgeçilmesini şarttır. Parasız, bilimsel ve laik eğitim ilkeleri ışığında çalışma yapılmasını talep eder, Eğitim Bakanlığı yetkililerini laf değil icraat ortaya koymaya davet ederiz.

Saygılarımızla.

Şener Elcil

KTÖS Genel Sekreteri