Bilişim Suçları Yasası Önlem değil, Sansüre dönüştü

Adamızın kuzeyini kolonileştirme sürecinde rol alan UBP-HP hükümetine ek olarak mecliste bulunan CTP, DP ve YDP gibi ayrılıkçı rejimin güvenlik halkaları da devreye girerek ihtiyaç olan “Bilişim Suçları Yasası’nı” ifade düşünce ve yayın özgürlüğünü ortadan kaldıran bir sansür yasasına dönüştürmüşlerdir.

Dini kullanarak iktidar olan AKP’nin “Bizde ne varsa sizde de olacak” hedefi doğrultusunda faşist dayatmaları, kuzey Kıbrıs’ta tek tek uygulamaya konmaktadır. Kıbrıs Türk toplumunu baskı altına almaya yönelik, ekonomik özgürlüğü kısıtlayıp, toplumu fakirleştiren TL kullanımı, nüfus taşıyıp demografik yapıyı değiştirme, dini faaliyetlerle tarikatlara her türlü devlet olanağının sağlanması, güvenlik güçlerinin gözleri önünde linç girişimleri, ülkemizin en güzel yerlerinin AKP’lilere peşkeş çekilmesi, mobese kameralarla toplumun izlenmesi, kayyumlar ve kukla hükümetlerle adanın kuzeyini idare etmesinin yanında şimdi de düşünceyi, ifade ve yayın hakkını suç sayan uygulamalar “Bilişim Suçları Yasası’nın” içine gizlenerek topluma yutturulmaya çalışılmaktadır. Toplumun tepkisine rağmen bu yasa için meclisten ivedilik alınması bile yasanın Ankara’dan gelen talimatla yapıldığını açıkça göstermektedir.

Yasanın ilgili olarak hukukçuların, Basın-Sen’in itirazlarına kulak tıkayan meclis komitesinden oy birliği ile geçmesi ve ivediliği alınarak meclise gönderilmesi ayrılıkçı rejimin sağ ve sol güvenlik halkalarının Ankara’dan gelen talimatlar doğrultusunda ortak çalıştıklarını göstermektedir.

Meclisten geçen Bilişim Suçları Yasası, Sn. Mustafa Akıncı için de bir sınav olacaktır. Talebimiz AB Konseyi’nin bu konudaki düzenlemelerini dışlayan ve sansür yasasına dönüştürülen bu yasanın Cumhurbaşkanlığı tarafından anayasa mahkemesine gönderilmesidir.

Konuyu yakından takip etmeye devam edeceğimizi ve anayasa mahkemesi sürecini sonuna kadar kullanacağımızı tüm kamuoyuna duyururuz.

Saygılarımızla.

​Şener Elcil
KTÖS Genel Sekreteri