AÖA’yı kapatmaya götürecek protokolü reddediyoruz.

KTÖS , “Atatürk Öğretmen Akademisi’ni, Lefke Avrupa Üniversitesi bünyesine katarak süreç içerisinde kapatılmasını getirecek olan protokolü şiddetle reddediyoruz” açıklamasında bulundu.KTÖS bugün düzenlediği basın toplantısıyla UBP-DP azınlık hükümeti tarafından 14 Temmuz’da imzalanan ancak 24 Temmuz’da kamuoyu ile paylaşılan Atatürk Öğretmen Akademisi’ni LAÜ bünyesine katacak olan protokolü değerlendirdi.

 

KTÖS’ün basın açıklamasının tam metni şöyle:

Kıbrıs Türk toplumunun laik, demokratik toplumsal kimliğinin gelişmesine ve toplumsal varoluş mücadelesine çok önemli katkılar koyan öğretmenlerimizi yetiştiren seksen yıllık Öğretmen Akademisi, bir oldu bitti ile kapatılmak istenmektedir. Bilindiği üzere Kıbrıs Türk toplumunu asimile etme ve adamızın kuzeyinin Türkiye’ye entegrasyonu için uğraş veren Türkiye yetkilileri ve adamızdaki işbirlikçilere karşı en önde mücadele veren öğretmenlerimiz uzun bir süreden beri saldırı altındadırlar.

 

Verilen mücadeleyi kırmak ve T.C işgalini kalıcı kılmaya yönelik, öğretmenler ve öğretmen örgütlerine karşı artan saldırıların odağında Atatürk Öğretmen Akademisi de yer almaktadır. Bu gerçekler ışığında T.C’den aldığı talimatlarla adanın kuzeyini yönettiğini iddia eden UBP-DP Hükümeti Atatürk Öğretmen Akademisi’ni kapatmak için geçtiğimiz yıl okula öğrenci almayarak ilk saldırıyı başlatmış, gelen baskılar üzerine bu yöntemin işlemeyeceğini anladıkları için Atatürk Öğretmen Akademisi’ni bir üniversite bünyesine katarak yok etmeyi hedef olarak seçmişlerdir. Konu ile ilgili yaptıkları girişim Doğu Akdeniz Üniversitesi tarafından reddedildiği için Lefke Avrupa Üniversitesi’ne yönelmişlerdir. Atatürk Öğretmen Akademisi’nin kapatılmasını getirecek olan işbirliği protokolünü 14 Temmuz’da imzalayıp, herkesten gizlemişler, 17 Temmuz tarihinde bizimle yaptıkları toplantıda ‘’yalana başvurarak’’ yeni bir çalışma ile Öğretmen Akademisi’ni nasıl daha kalıcı kılarız diye bizlerden öneri istemişlerdir. 14 Temmuz tarihinde imzaladıkları ve herkesten gizledikleri Öğretmen Akademisi’ni, Lefke Avrupa Üniversitesi’nin bünyesine katacak olan protokolü büyük bir başarıymış gibi 24 Temmuz tarihinde kamuoyuna duyurmuşlardır.

 

Atatürk Öğretmen Akademisi’ni, Lefke Avrupa Üniversitesi bünyesine katarak süreç içerisinde kapatılmasını getirecek olan bu protokolü şiddetle reddediyoruz. Bu uygulama akademik ihtiyaçtan değil, Türkiye’nin asimilasyon, entegrasyon politikalarının bir dayatması sonucu imzalanmıştır. Kıbrıslı olan her şeye düşman bir anlayışın ürünüdür ve Kıbrıslı Türklerin kendi ayakları üzerinde durmasını engellemek, kurumlarımızı ortadan kaldırılmasına yönelik devam eden bir süreçtir. Bunun örnekleri, Sanayi Holding, Turizm İşletmeleri, Eti, Kıbrıs Türk Hava Yolları gibi toplumsal kurumların başına gelenlerle açıklanabilir. Atatürk Öğretmen Akademisi’nin ortadan kaldırılması uzun bir süreden beri Yakın Doğu Üniversitesi üzerinden sürekli yapılmakta olup, eğitimin piyasalaştırılmasına yönelik başlatılan bir dayatmaya Lefke Avrupa Üniversitesi’nin de destek vermesi ile daha da çarpıcı hale gelmiştir. Bir vakıf üniversitesi olduğunu iddia eden Lefke Avrupa Üniversitesi’nin aslında eğitimi değil para kazanmayı ön plana çıkardığını göstermektedir. Özellikle üniversite rektörünün açgözlülükle ünivesitenin yanındaki Gemikonağı Erdal Abit İlkokulu’na göz dikerek bu ilkokulu ve etrafındaki 20 dönüm araziyi almak için girişim yapmasını bu da yetmezmiş gibi ‘’bizim de Lefkoşa’da isim yapmamız gerekir, bu yüzden Öğretmen Akademisi bizim kampüsümüz olmalıdır’’ açıklamaları bunun en güzel örnekleridir. Bu üniversite yönetiminin T.C elçiliğinin talimatları ile hareket ettiği ve Öğretmen Akademisi’ni kapatacak süreçte yer almalarından bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu üniversite yönetiminin geçmişte ‘’akademik personele’’ yaptıkları saldırılar ve para kazanmayı akademik gelişmenin önünde tuttukları ile ilgili süreçleri uluslararası alana taşıyacağımızı vurgulamak isteriz.

 

İmzalanan protokol Atatürk Öğretmen Akademisi’ne kazanç sağlamamaktadır. Aksine Akademinin kapatılması sürecini başlatmaktadır. Bu protokole imza koyan Akademi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yaratan Akademiyi kapatmak için T.C’nin dayatmasına boyun eğen bir Kıbrıslı akademisyen olarak tarihe geçecektir. Bu onursuzluğu yaşamaması için onu derhal istifaya davet ederiz. Göreve geldiği ilk günden laik eğitim sistemi yerine tarikatların güdümüne girerek Hala Sultan İlahiyat Koleji ile şeriat eğitimine fırsat yaratan, Kuran kursları ile küçücük çocukların başını bağlayarak cami köşelerinde Suudi Arap kültürü ile beyin yıkanmasına fırsat veren Eğitim Bakanı Özdemir Berova Atatürk Öğretmen Akademisi’ni kapatacağını umut ediyorsa büyük bir yanılgı içerisindedir. Bilinmelidir ki T.C’nin işgal politikalarının bir devamı olan Atatürk Öğretmen Akademisi’nin kapatılması girişimi yeni değildir. Geçmişte de ayni girişimler yapılmıştır. Bu okulun varlığı Kıbrıslı Türklerin toplumsal onuru ile ilgilidir. Bu onuru akademik ve siyasi unvan arkasına saklanıp, toplumsal varlığımızı yok etmek için uğraş vererek T.C’ye yalakalık eden işbirlikçilere ezdirmeyeceğiz. Atatürk Öğretmen Akademisi Kıbrıslı Türklerin onurudur ve onu yok etmeye çalışan başta T.C makamları olmak üzere buradaki işbirlikçilere karşı mücadeleyi yükselteceğiz. Özellikle bu girişimi bu dönemde başlatmaları önümüzdeki akademik yılın eylemlerle açılacağının habercisidir.

Saygılarımızla

Emel Tel KTÖS Başkanı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir